Ergün Aydoğan
Siyasi omurgasızlık, siyasi transferler
Öncelikle, belediye başkanları ve milletvekili transferlerine umut bağlayan, seçmendeki güç kaybını siyasi transferlerle psikolojik üstünlüğe çevirmek isteyen AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın daha önce partisinden istifa edenler için ne söylediklerine bakalım.
Erdoğan ‘’Eğer bir insan bir partinin bayrağı altında seçime giriyorsa bundan sonra o partinin bayrağı altında hareket eder. Ayrılıyorsa da sadece partiden ayrılmaz milletvekilliğinden ayrılır. Parlamentodan ayrılır. SİYASİ AHLAK BUNU GEREKTİRİR! Ama tabi bu herkese nasip olan bir şey değildir.’’
Siyasi ahlak demişken! Ahmet Davutoğlu başbakanlık döneminde ‘’siyasi etik’’ yasasını çıkarmak istediğinde, partili cumhurbaşkanı Erdoğan ‘’bu yasa çıkarsa, görev alacak il ve ilçe başkanı bulamayız’’ demesi hafızalardadır.
Daha önce ihtiyaç halinde ‘’siyasi ahlakın gerek’’ lerinden bahseden, 23 yıl iktidarda olan bir siyaset anlayışının ‘’siyasi ahlak’’ı bir tarafa bırakarak ‘’siyasi etik’’ yasasına karşı olması, ‘’çalıyorlar ama çalışıyorlar!’’ özlü sözleriyle bütünleşmiş siyasi aklın kendisi dışındakileri ‘’yolsuzluk’’la suçlaması paradoksal bir durum değil midir?
Omurga ve omurgasızlık, ilke ve ilkesizlik sadece siyasetin ideolojisizlik sorunu olmanın ötesinde ideolojisizlikle birlikte liberalizmin ‘’kazanmayı’’ esas alan felsefi anlayışının gereği ‘’her durumda’’ nasıl olursa olsun kazanmanın vazgeçilmezliğiyle altta kalanı düşünmeden tek amacın, tek hedefin yukarı çıkmak, yukarıda kalmak, yukarı çıkmak ve çıktığı yerde kalabilmek için de her türlü ‘’talep’’ ve ‘’şartın’’ karşılandığı bir düzenin sonucu olsa gerek!
Ve tabi ki siyasi kutuplaşmanın bu kadar çok arttığı bir dönemde aday olurken ve seçilirken ortaya koyduğu siyasal duruş, tavır, söylemleri bir tarafa bırakıp karşı olduğu siyasete ‘’aklım ve vicdanım’’ buradaydı diye katılmak doğal olarak karşı ittifaktan aday olurken ‘’aklını ve vicdanını’’ kiraya mı verdin veya seçmeni ne diye kandırdın sorularını sormak seçmenin en doğal hakkıdır. Elbette bu ‘’ilkesiz’’ davranışlar siyasete olan güveni yok etmekte, umutsuzluk içinde boğulan kitlelerde ‘’hepsi aynı’’ duygusuna yol açmaktadır.
Bütün bunlar 2024 yerel seçimlerinde birinciliği CHP’ye kaptırmış AKP, devlet gücünü kullanarak belediye başkanları ve milletvekili transferleriyle gücünü kaybetmediği, hala iktidar seçeneği olduğu algısıyla psikolojik üstünlük kurma stratejisi yürütmektedir. AKP bir taraftan muhalif belediyeler üzerinde kurduğu ‘’soruşturma’’ baskısı ‘’ya bize katıl, ya hapse atıl’’ korkusu ve tekrar seçilme vaadiyle seçmende kaybettiği itibarı yaptığı transferlerle kapatmaya çalışmaktadır.
TRANSFERİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
Zaten ‘’aklım ve vicdanım’’ buradaydı hafifliği bir tarafa CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır’ın rozet takılma anındaki söz ve davranışı sadece CHP’yi değil, iktidar değişikliği isteyen muhalif seçmende umutsuzluk değil kızgınlığa yol açmış… Hasan Ufuk Çakır’ın bu aşırı ‘’yağcılığı’’ vıcık vıcık halinden AKP seçmeni mutlu olmaktan çok konjonktürel bir katılım olarak görmüştür.
Hasan Ufuk Çakır’ın ‘’Türkiye’de iki başkomutan var, biri Gazi Mustafa Kemal diğer Recep Tayyip Erdoğan var; selam duruyorum’’ sözleri transfer olmak için sordum dediği Mersin’deki seçmenleri bırakın mutlu etmeyi kızdırmış, yüzlerini kızartmıştır.
Öyle ki, AKP kurucularından Bülent Arınç bile ‘’Bir milletvekilinin grup toplantımızda partimize katılışı akabinde yaptığı konuşma ve tavırlarını son derece yadırgadım; kendi adıma mahcup oldum. Eskiler bu gibi durumlar için TABASBUS kelimesini kullanırlar. Günümüz için daha anlaşılabilir bir hale getirmek gerekirse, insan onuru ve şahsiyeti her türlü maddi ve manevi çıkarın üstündedir, diyebiliriz’’ sözleriyle bu geçişlerin ilkesizliğine dikkat çekmiştir.
Tabasbusun eski sözlük anlamı ‘’yalakalık, dalkavukluk, yaltaklanma’’ olarak açıklanmaktadır.
2023 seçimlerinden bugüne 50’si seçim ittifakı kapsamında teknik geçişler, 33’ü bireysel (ilkesiz) geçişler, 20’si meclis grubu kurmak için gerçekleştirilen geçişler olarak toplamda 103 defa parti rozeti değiştirdi. AKP 13 milletvekili transferi yaptı.
AKP, milletvekili transferleriyle birlikte muhalif belediye başkanları üzerinde transfer baskısı oluşturmaktadır. Adı geçen belediye başkanları sayısız kez iddiaların asılsızlığını dile getirse de aynı isimlerin iktidar cenahınca sürekli tekrar edilmesi belediye başkanları üzerinde psikolojik harp taktiği uyguladığı duygusuna yol açmakta, hala AKP’nin cazip-çekim merkezi olduğu algısını oluşturmak istediğini göstermektedir.
Milletvekili transferlerinin esas amacının AKP’nin (halktan destek alınamayacağı endişesiyle) referandumsuz anayasa değişikliği için 400 milletvekili sayısına ulaşma isteği ayrı bir yazı konusu…
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.