Ergün Aydoğan
Siyasi ''hain''lik!
Meydanlarda, sosyal medya platformlarında son günlerin en sık kullanılan kelimesi haline gelen ‘’hain’’ ile ilgili suçlamaya maruz kalan Kemal Kılıçdaroğlu’nun çevresinde bulunanlar ‘’evi, yaşam biçimi’’ üzerinden ya böyle bir kişi nasıl ‘’hain’’ olur, neden Kılıçdaroğlu’na ‘’hain’’ diyorsunuz yönünde savunmalar yapıyor.
Öncelikle ‘’hain’’ kelimesinin anlamına bakmakta yarar var.
TDK’na göre hain, hıyanet eden (kimse). Zarar vermekten, üzmekten veya kötülük yapmaktan hoşlanan (kimse). Kötü niyeti olan. Sistemli bir seslenme sözü.
Al Bakış’a göre ise hain, güvene ihanet eden, sadakatsizlik yapan; güveni boşa çıkaran, gizli anlaşmaları veya sadakat bağını koparan kimse.
Kötü niyetli ve zarar veren; Karşısındakini üzmekten veya ona zarar vermekten keyif alan kişi.
Bütün bu tanımlar çerçevesinden meydanlarda ve bazı toplantılarda kitlelerin kendiliğinde ‘’hain’’ diye bağırmalarının karşılığı bağırılan Kılıçdaroğlu’nun kişisel yaşam biçimiyle, kişisel davranış özellikleriyle alakalı olmayıp kişinin temsil ettiği siyasi iddianın sonuçsuz kalması... Umut bağlayan kitlelerin umutlarının yıkılması, hayallerinin yok olmasıdır.
Düşünün yıllarca emek vererek aldığı diplomanın ‘’torpil’’ yoksa bir işe yaramadığını düşünen milyonlarca genç. Diploması elinde gidecek ülke arayan genç doktor, mühendis, akademisyenler… işsiz ev gençleri, asgari ücrete mahkum çalışanlar, yılarca çalışıp emekli olduktan sonra geçim sıkıntısı yaşayan emekliler… sanayici, çiftçi üretici, hayvancılıkla uğraşanlar…
Bu sefer olacak, ceberrut iktidar gidecek yeni demokrat bir iktidar gelecek umutlarıyla hayal kuran milyonları, siyasetçilerin koltuk hırsıyla yıktığı hayalleridir ‘’hain’’ duygusuna yol açan duygu ve davranışlar…
Yetmedi,
47 yıl sonra birinci olan parti tam yeni bir iktidar umudu oluşturmaya başladığı sırada… İktidardan gitmek istemeyen iktidar, elindeki yargısal devlet gücüyle birlikte rakibine yönelik hamlelere destek vererek yıllarca karşısında sözde mücadele edilen bir yapıyla aynı düzlemde bir araya gelerek onun politikalarına ‘alet’ olacak bir şekilde onun oyun planının bir parçası olarak mahkeme kararıyla tekrar koltuğa oturarak iktidar seçeneği haline gelen siyaseti iktidarla birlikte durdurmaktır meydanlarda ‘’hain’’ seslerinin nedeni!
O sesler yaşanılan olumsuzlukların sona ereceği inancının kaybolması, yaşanan tüm olumsuzlukların artarak devam edeceği, demokratik uygulamaların son bulacağı, özgürlüklerin kısıtlanacağı, demokratik alanların daha da daralacağı, temel hak ve özgürlüklerin askıya alınacağı endişesinin sonucudur o ‘hain’ seslerinin nedeni!
Artan baskıların bir gün kendisini bulacağı, diplomasının geçersiz sayılacağı, şirket varlıklarına çöküleceği, tapulu mülküne rezerv alan veya başka bir gerekçeyle çöküleceği kaygılarının sonucudur bu ‘’hain’’ feryatlarının sebebi!
İsyanın nedeni cumhuriyet değerlerinin aşınması, rejimin otoriterleşmesi, hak arama kanallarının yok olması, baskı ve zulmün artması, bir gün sıranın kendisine gelme korkusu; kurtuluş umutlarının bir kez daha yok olmasıdır.
Verilen kavganın kendisi ve ülkesi için değil, umut olarak gördüğü siyasetçinin her şeyi bir makam, bir koltuk için yaptığı gerçeğiyle karşılaşmasının sonucudur bu feryat, bu isyanın nedeni!
VOLTAIRE:
‘’Klasik hırsız; paranızı, şemsiyenizi, cüzdanınızı, bisikletini çalar.
Politik hırsız; geleceğinizi, rüyalarınızı, yaşamınızı, emeğinizi, eğitiminizi, gülüşünüzü çalar.
Bu iki hırsız arasındaki en büyük fark; klasik hırsız, bir şeylerinizi çalmak için sizi seçer, ama politik hırsızınızı siz kendiniz seçersiniz
Bu iki hırsız arasındaki diğer büyük fark ise; birincisi genelde polis tarafından yakalanıp cezalandırılır, diğeri ise polis eskortu tarafından korunur.’’
‘’Aptal politikacılar problem değildir. Problem, onları seçmekten vazgeçmeyen aptalların varlığıdır.’’
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.