Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

Otokrat Viktor Orban'ın sonu; Halkın iradesi

                     

İnsanlık bunca gelişmişliğin sonunda hala ideal yönetim sistemini bulabilmiş değil. Bütün kusur-eksikliklerine rağmen en iyi yönetim modelinin demokrasi olduğu iddia edilirken. Demokrasiyi sandığa indirgeyen otoriter anlayışlar yönetimi ele geçirdikten sonra sandığı kontrol eder hale geliyor iktidarını sürdürmek için elinden gelen ne varsa yapıyor; denge denetleme, kontrol mekanizmalarını ortadan kaldırarak kontrolsüz hale geliyor.

Buna en çarpıcı örnek muhalefeti susturan uygulamaları, yandaşlara aktarılan kamu kaynakları, otakrat yönetim anlayışı ve Trump dostluğuyla dünyaya nam salmış Macaristan’da 16 yıldır iktidarını sürdüren Viktor Orban olabilir.

Macaristan’da halk rekor katılımla gittiği sandıkta seçimlerde Orban’ın rakibi, Tisza Partisi ve lideri Peter Magyar seçti. Magyar Partisi Tisza, parlamentoda anayasayı değiştirebilecek üçte ikilik çoğunluğa ulaştı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu Magyar’ı tebrik ederken AKP çevrelerinin sessizliği dikkat çekti.

Anımsanacak olursa, bir önceki Macaristan genel seçimleri 2022’de geniş bir muhalefet ittifakı kurulmuş, buna rağmen Cumhurbaşkanı Viktor Orban seçimi kazanmıştı. 2023 seçimleri sürecinde 6’lı masa ittifakının Macaristan’dan esinlendiği üzerinde uzun-geniş yorumlar yapıldı Macaristan’da olduğu gibi, Türkiye’de de beklenen değişim olmamıştı.

Muhtemeldir ki önümüzdeki seçimlerde de Viktor Orban’ın seçim kaybetmesi benzer şekilde ses getirecek, tartışılacaktır.

Macaristan, Avrupa Birliği içinde, Türkiye’ye siyasal yapı ve yönetim tarzı bakımından fazlaca benzetilmekte. Viktor Orban’ın uzun yıllar iktidarda olmasıyla da benzer dinamikler, paralellikler kurulmaktadır. Bu nedenledir ki seçim sonuçları dikkatle analiz edilecek, belli çıkarımlar yapılacaktır; değişmezliğine inanılan otoriter liderlerin seçimle değiştirilebiliyor olması umutları artmasına yol açacaktır!

ÖNEMLİ ÇIKARIMLAR…

Mesela Donald Trump ile açık-samimi şekilde aynı çizgide duran siyasi yaklaşımın seçmen nezdinde bir karşılığının olmayabileceği ve risk oluşturacağı…

Uzun iktidarların sonunda otoriterleşme eğilimi gösteren ve toplumun geniş kesimlerinin beklentilerini gözardı ederek destekçilerine sahip çıkan yönetimlerin halkta önemli destek kaybedebileceği…

Uzun iktidarların sonunda yeni nesille bağ kurma zorluğu, yeni neslin temel değişim taleplerini görmezden gelerek tutuculaşması, iktidar körleşmesi…

Ortak, kolektif aklın kullanımı yerine tek akla dayalı yönetim anlayışıyla her şeyi lidere bağlayan ‘’nasıl olsa lider bir çözüm bulur’’ yaklaşımının karşılık bulmadığı…

Ne sözde dünya liderleriyle kurulan dostluk ‘’şov’’ları, ne gerçekleşme ihtimali zayıf hayali ‘’uzay’’ projeleri, ne de yaratılan hayali bölgesel krizler üzerinde oluşturulmak istenen ‘’beka’’ söylemlerinin bir karşılığının olmaması!

Toplumun esas beklentileri yakıcı ekonomik sorunlara yönelik acil düzenlemeler, çözümler, daha öngörülebilir politikalar, kavgasız çatışmasız bir yönetim anlayışı. Hayalden uzak, gerçekçi, ülke çıkarlarını önceleyen dış politika.

GENÇLER UMUTSUZ…

Habitat Derneği tarafından altıncısı açıklanan Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Raporu’nda gençlerin siyasete ve siyasetçilere bakışına ilişkin dikkat çekici veriler ortaya çıktı. 2017’den beri hazırlanan araştırma kapsamında 9-24 Ekim 2025 tarihleri arasında, Türkiye’nin kentsel genç nüfusunu temsil eden 33 ilde, 18-29 yaş Aralığındaki 1403 gençle yüz yüze yapılan görüşmede.

Gençlerin yalnızca yüzde 10.3’ü kendisini ‘’siyasete çok ilgili’’ olarak tanımlarken ‘’biraz ilgili’’ olanların oranı yüzde 29.3, ‘’hiç ilgili değilim’’ diyenlerin oranı ise yüzde 21.7.

Gençlerin yüzde 57.9’u, siyasetçilerin kendileri için önemli olan konularla ilgilenmediğini, yüzde 56’sı siyasetçilere erişemediğini, seçimlerin adil olmadığına inananların oranı yüzde 54; Gençlerin umudu yok!

‘’Siyasetin sorunlarımızı çözeceğine inanmıyorum’’ diyenlerin oranı yüzde 44 olurken siyasi olarak temsil edilmediğini düşünenlerin oranı ise yüzde 41’e ulaştı.

Görüşülen gençlerin yalnızca yüzde 14.6’sı ‘’Demokrasinin işleyişinden memnunum’’ derken bu soruya doğrudan ‘’Memnun değilim’’ diyenlerin oranı yüzde 43.8.

Bir başka önemli veri ise, gençler arasında ‘’Ankara’daki hükümete başvurmanın bir anlamı yok, çünkü onlar sadece kendilerini düşünüyorlar’’ düşüncesine sahip olanların oranı yüzde 55.8 oldu. Çalışma hayatındaki her iki gençten birisi ise ‘’Devlet memurluğuna atanmak için torpilli olmak, çalışkan ve bilgili olmaktan önemlidir’’ görüşünün doğru olduğunu savunuyor.

GÜVEN DEĞİL TİKSİNME…

‘’ülkenin siyasal durumu hakkında hissedilen duygu’’ sorusuna gençlerin yüzde 19.9’u öfke, yüzde 13.8’i umut, yüzde 12.6’sı ise korku yanıtını veriyor. Dikkat çekici bir başka veri ise 2023’te gençlerin yüzde 6.2’si ‘’tiksinti’’ yanıtı verirken 2025’te bu soruya ‘’tiksinti’’ yanıtını verenlerin oranı 11.8’e yükseliyor.

UZUN VE OTOKRAT YÖNETİM ANLAYIŞI…

Siyasete, siyasetçiye olan güveni yok ettiği. Siyasetin ve siyasetçinin ülkenin ve halkın sorunlarından daha çok kendi çıkarlarını öncelediği bununda halkı siyasetten uzaklaştırdığı sonucu ortaya çıkmaktadır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.