Ergün Aydoğan
Nevruz şov, süreçte neler oluyor?
Terörsüz Türkiye sürecinin devam ettiği bir dönemde başta Diyarbakır olmak üzere birçok ilde Nevruz kutlamaları yapıldı. Nevruzun tarihsel kökleri değil konumuz. Nevruz bahanesiyle olanlara bakmak…
Diyarbakır’da düzenlenen Nevruz kutlaması adı altında TUSAŞ’a saldırı düzenleyen teröristlerin fotoğrafları sergilendi. Anıtkabir’in yanı başında ‘’Biji Apo’’ sloganları atıldı. PKK’lı teröristler bombalı Vodafone Arena saldırısında şehit olan polis Vefa Karakurdu’nun adını taşıyan geçitte, polis koruması altında terör örgütü lehine slogan attı. Yenikapı Marmaray durağı ve birçok yerde ‘’Kürdistan Bayrağı’’ açıldı.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ‘’Çağrımız iktidara ve devletedir. Kürt halkı kendi ülkelerinin başkentleriyle demokratik entegrasyona hazırdır. Ankara barışın sesine kulak vermelidir, yasal adımlar atmalıdır. Kalıcı bir barış için Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar ve özgür çalışır bir pozisyona gelmesi sağlanmalıdır. Nevruz’un ortaklaştığı bir slogan ‘Sayın Abdullah Öcalan’a özgürlük’ sloganıdır.’’
Herhalde kulak vermesi istenen Ankara’dakiler başta Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve diğerleri duyuyorlar, gereğini yapıyorlardır!
İmralı’da yaşamak isteye Öcalan’a için 3 artı 1 lüks villa yapıldı mı, yapılmadı mı?
Tülay Hatimoğulları yasal düzenlemeler ve statü taleplerini dile getirirken, Öcalan için özel konut yapıldı diyor. Adalet Bakanı ‘’yok yerleşkede bazı düzenlemeler yapıldı’’ hangisi?
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Nevruz konuşmasında ‘’Hala bize diyorlar ki Kürtler ne istiyor? Hadi Van Meydanı’ndan beraber haykıralım: Kürtler kimliklerinin tanınmasını istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Kürtler özgürce siyaset yapmak istiyor. Kürtler inkar değil tanınma istiyor. Kürtler Sayın Öcalan’ın statüsünün netleşmesini istiyor. Fiili değil resmi bir statü olmasını istiyor.’’
Talepler gayet açık ve net olduğuna göre anlaşılmayan, anlamayan yok; siyasilerin anlamamış gibi davranması var!
Bu talepleri güçlendiren bir başka gelişme ise Diyarbakır’da ‘’Kürt Milli Platformu’’ isimli oluşum, 2 gün süren çalıştayla ilan ettiği kuruluşunda ‘’Çalıştay, sözde Kürt ulusal marşının okumasıyla başladı; salonda sözde Kürdistan bayrakları açıldı. Platformun sözcüsü Keybanu Ertuş, resmi dil, resmi kimlik ve kendi kaderini tayin hakkı talep ettiklerini söyledi. Ertuş, platformu 1 yıl içinde siyasi partiye dönüştürmeyi hedeflediklerini belirtti.’’
Başka ülkelerin başkentleriyle entegrasyon; Türkiye-Irak-İran-Suriye büyük Kürdistan talebidir. Ana dilde eğitim Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi, kamuda ikinci resmi dil olarak kullanılması demektir. Yerel demokrasi talebi, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik şartının kabul edilmesi, yerinden yönetim; özerklik talebidir. Kürt kimliğinin tanınmasında, uygulamadan kaynaklı sıkıntılar dışında vatandaşlık tanımı etnik kimliklere göre olmadığına, tüm yurttaşla eşit olduğuna göre; Kürtlere ayrıcalık, ayrı bir statü talep edilmesidir.
Talepler farklı yönde olsa da iktidarla Kürt siyaseti yeni anayasa talebi üzerinde ortaklaştığı anlaşılmakta yeni anayasa yapımında anlaşılmış gibi bir hal gözükmektedir.
DİKKAT…
DEM’liler kendi siyasal bayramları, hedeflerinin aracı haline getirdikleri Nevruz’da ortak yaşam ideali değil. Ülkeye büyük acılar yaşatmış APO’yu kutsamış, simge haline gelmiş teröristleri anma; kendileri gibi düşünmeyen herkesi, demokrasi karşıtı görme hali vardır. Ülkenin sağcısı, solcusu, ezileni için topyekün demokrasi ihtiyacı yerine sadece kendi siyasal taleplerini önceleme vardır. Ülkedeki otoriterleşmeye, yargının siyasallaşmasına. Açlığa, yoksulluğa, geçim derdine, emekçiye yönelik tek bir talep yok. Ağalık düzenine, feodaliteye, kadınların ezilmesine; başlık parasına, berdele tek bir itiraz yok.
Hiçbir etnik ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlar için eşit hak talep etmek yerine Kürt kimliğini önceleyen talepler ırkçı bir talep değil demokratik bir talep olarak dile getirilirken bir kez olsun Türk denmemiş, Türkiye halkları ifadesi kullanılmıştır. DEM siyaseti Kürt inkarı giderilmeli derken, Türk inkarı yapmayı ihmal etmemiştir.
Ülkede ırklar ve inançlardan bağımsız çok temel insan hak ve özgürlük sorunu vardır. Demokrasiyi askıya almış, milli iradeyi yok sayan ceberrut bir iktidar sorunu vardır. Bir kez olsun ortak yaşama vurgu yapmayıp ‘’Türk, Kürt bütün halklar ayrımsız kardeştir’’ demeyecek, sevinçte, acıda, keder ve tasa vurgusu yapmadan sürekli onlar diyerek kendileri dışındakileri özellikle Türk demeyi ırkçılık olarak gören bir anlayışla barış olmaz.
Nevruz bayramı vesilesiyle meydanlarda verilen bayram mesajları birlik, beraberlik, barış mesajından çok ayrılık mesajları yükseldiği sözlere, davranışlara, duygulara yansımıştır.
Adı geçen soruna sadece Öcalan üzerinden çözüm aramak çözüm değil, çözümsüzlüktür!
YAZIYA YORUM KAT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.