Ergün Aydoğan

Ergün Aydoğan

Kılıçdaroğlu'nun çırpınışları!

                                  

Ülke kamuoyu uzun süredir CHP, son birkaç gündür de mutlak butlan kararıyla CHP’nin başına atanan Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’deki sözleri ve tavrını konuşuyor. Sözcü TV Kılıçdaroğlu’nu yayına çıkaracağı haberi üzerine aldığı yoğun eleştirilere rağmen siyasi tarihte yerini alacak başarılı bir yayına imza atmıştır.

Çok değil daha 3 yıl önce Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak kitlelerin ‘’umudu’’ olarak görülen siyasetçi umutları yıktıktan sonra sonuçları okuyamamış, duygusal kopuşu görmemiş, kurultay yarışındaki genel başkanlık kaybını kabullenememiş, aktif siyasetteki ısrarını sürdürerek iktidarın ‘’umudu’’ haline gelmiştir. AKP iktidarı değişimle birlikte iktidara yürüyen CHP’nin iktidar yürüyüşünü Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık hırsını fırsata çevirmek için araçsallaştırdığı yargı eliyle mutlak butlan kararıyla CHP’yi Kılıçdaroğlu’na teslim etmiştir.

Geçmişte çok eleştirdiği yargıyı arkasına alan Kılıçdaroğlu bütün tüzük kurallarını yok sayarak 833 kurultay delegesinin imzasına rağmen kurultay yapmama ısrarını sürdürerek Özgür Özel ve arkadaşlarını CHP’den ayrılmaya zorlamakta, CHP’nin bölünme zeminini iktidarın isteği doğrultusunda sürdürmektedir.

KILIÇDAROĞLU’NUN ADALET ANLAYIŞI

Kılıçdaroğlu Sözcü TV’de kurultay dava sürecinde kendisine gelenlere ‘’Kayyım kararını kabul etmeyeceğini, mutlak butlan’’ kararı olursa kabul edeceğini söyleyerek süreci iktidarla birlikte yürüttüğü ve ‘’pazarlık’’ yaptığını kabul ediyor. Ortada hiçbir belge, banka hesap hareketi, kanıt olmaksızın kurultayda ‘’şaibe’’ iddialarını, para alışverişi olduğunu kabul ederek ‘’arınma’’ diyerek CHP’ye yönelik iddialar doğruymuş algısına yol açarak CHP’nin yıpranmasını koltuk uğruna kabul ediyor.

CHP’ye kurultay davasıyla butlan kararı verenlere, seçilmiş onlarca belediye başkanlarına dava açan Silivri savcı ve hakimlerine Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanlarını sırayla içeri atmakta haklısınız diyor. Bu davaların siyasi olmadığı iddiasıyla ortada adaletsiz bir durum yok, sonuna kadar gidebilirsiniz mesajıyla iktidarın önünü açıyor.

Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının tutuklanmasını resmen iktidardan daha çok savunarak, operasyonların siyasi olmadığını ifade ediyor. Akın Gürlek bile savcısı olduğu davaları Kılıçdaroğlu kadar savunamaz! Ortada bağımsız yargı varmış gibi, operasyonlar bağımsız Yargı’nın operasyonlarıymış gibi algı yaratıyor. İddianameleri bile okumadan savcı rolünü üstlenerek itirafçı ifadelerini kabul ediyor. Kılıçdaroğlu’na göre birinin çıkıp ‘’ben buna para verdim’’ demesi belge kanıt olmasa bile yeterli. Hukukçu değilim diyor ama yüzlerce insanı peşinen mahkum etmesini biliyor. İddia sahibi iddiasını ispatlamakla mükellefken, açıkça suçlanan belediye başkanlarının rüşvet almadığını ispat etmesini bekliyor. Masumiyet karinesini hiçe sayarak peşinen suçlu ilan ediyor. Yüzlerce insan siyasallaşan yargı kararlarıyla cezaevlerinde çürütülürken Kılıçdaroğlu ‘’arınma’’ iddiasıyla CHP’lilere yaptığı kötülüğü gizliyor.

Kılıçdaroğlu seçimle ilgili var olan Tüzük maddelerini uygulamıyor ama haklarında iddia olanlarla ilgili ‘’masumiyet karinesine kimse bir şey demiyor’’ derken ‘’gidin aklanın gelin’’ diyerek aklanmalarını beklemeden ihraç ettiği birçok kişi için tüzüğü uyguluyoruz, tüzükte böyle bir madde mi var sorusuna olmadığını bildiği halde ‘’olur tabi niye olmasın’’ diyor.

UMUTLARI VE KENDİNİ TÜKETEN KILIÇDAROĞLU

Erdoğan CHP’yi hedef alarak; Şaibesiz bir kurultay yapmayı öğrenin diyor.

Peki Erdoğan bunu neye dayanarak söylüyor, Kılıçdaroğlu ve butlancı tayfanın koltuk hırsıyla aylardır kendi kurultaylarında şaibe var iddialarına dayandırıyor. Kılıçdaroğlu dahil butlancı tayfa AKP iktidarına yönelik bir tek yolsuzluk suçlaması yöneltmediler; iktidarla birlikte varsa yoksa CHP’li belediyeler.

Yargının FETÖ’nün eline geçmesi ve rejimin değişmesine yol açan referandumları seçimden saymayarak 13 seçim kaybettiğini kabul etmeyen Kemal Kılıçdaroğlu 2023 seçimlerini kaybederek milletin umutlarını yıkmıştır. Yetmemiş 47 yıl sonra birinci olan partinin iktidara gidişini durdurmak için iktidarla birlikte CHP’ye ve belediyelere operasyon yapılmasına destek vererek kitlelerin iktidar umudunun önünü kesmek istemektedir.

Kılıçadaroğlu ‘’yolsuzluk’’la özdeşleşen AKP iktidarını, CHP’li belediyelere yönelik ‘’yolsuzluk’’ iddialarını yargı süreci bitmeden kabul ederek AKP iktidarının yolsuzluklardan aklanmasını! Yine CHP içindeki FETÖ’cüleri göremediğim için özür diliyorum diyerek FETÖ ile uzun süre iktidarı paylaşan AKP iktidarını temize çıkarmıştır.

Kemal Kılıçdaroğlu bir süre daha genel başkan kalabilmek pahasına CHP’nin ‘’yolsuzluk’’la, FETÖ’cülükle suçlanmasının önünü açmış, iktidarın elini güçlendirmiştir.

Butlancılar iktidar yargısından aldıkları güçle olağanüstü kurultay yapmak yerine ihraç ve görevden almalarla, olağan kurultay takvimiyle kendi oluşturacakları delegelerle kurultay yapmayı planlamaktadır. Kendisinden daha yaşlı siyasetçileri örnek göstererek siyasi iddiasını sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve ekibi CHP’den ayrılsalar bile Kılıçdaroğlu’nun kendi oluşturduğu delegelerle yapılacak kurultayda bir kez daha genel başkan olması kolay değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.