SİYASETİN RÜZGAR GÜLLERİ

T. Devrim Ercan

Kemal Kılıçdaroğlu'nu Cumhuriyet Halk Partisi'ne kaydettiğim için tüm Türkiye'den özür diliyorum.”
“Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin başına gelmiş en büyük felakettir.” diyen Mehmet Sevigen, bugün en ön safta Kılıçdaroğlu nöbeti tutuyorsa;
Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı yapılan toplantıların müdavimi olan, değişim korolarında en gür sesi çıkaran Berhan Şimşek, bugün Deniz Gezmiş figürü olmak yerine Recep İvedik repliğini siyasi sahneye sürmüşse;
“Kılıçdaroğlu'nun CHP tarihini reddeder noktaya gelmesi, bir genel başkanın yapmaması gereken bir durumdur.” diyen,
“Sosyal demokrat bir partinin genel başkanı böyle yapmaz.” diye ekran ekran dolaşan Barış Yarkadaş, bugün deve kuşu misali Kılıçdaroğlu'nun medya yüzü olmayı görev edinmişse;
Siyasette ilkelerin değil, menülerin değiştiğini ve kaypaklığın kazanan taraf olduğunu kabul etmek gerekir..!
Dün birbirine siyasi reçete yazanlar, bugün aynı masada devrimcilik oynuyorlar oysa...
Siyaset bunlara göre kumdan kale; al eline küreği, kovayı, in sahile, yap baştan başa siyasi kaleleri..!
Dün birbirlerine ağır sözler söyleyerek istifalarını isteyenler, bugün birbirlerini devrim yolunun savaşçıları olarak görüyorlar arsızca..!
Dün “olmaz” dedikleri ne varsa, bugün “olur da olur” diye anlatıyor, insanları ikna etmeye çalışıyorlar haysiyetsizce...
Yabancı turiste fahiş fiyatla çakma halı kakalamaya çalışan işportacılar gibi..!
Cumhuriyet Halk Partili olmak omurga ister.
Bunlarınki ise rüzgâr gülüne benziyor...
Rüzgâr nereden eserse, koca gövdeleri oraya dönüyor; siyasi ikbal bekliyorlar..!
Cumhuriyet Halk Partili olmak ilke ister.
Bunların ilkeleri, koltuğu buldukları noktada başlıyor;
Makamın bittiği yerde ise öküz ölüyor, ortaklık bozuluyor...!
Cumhuriyet Halk Partili olmak kuruluş felsefesine sadakat ister.
Bunların sadakati ise günün hava durumu raporuna göre değişiyor..!
Koltuk olduğunda hava açık ve güneşli;
Koltuğun kaybedilmesinde parçalı bulutlu;
Koltuk gittiğinde ise kar, boran; gerisi tufan..!
Anlaşılan o ki;
Dün söylenen sözler raf ömrünü doldurmuş...
Dün edilen kavgalar arşive kaldırılmış...
Dün kurulan cümlelerin üstüne kalın bir çizgi çekilmiş...
Çünkü siyasette bazıları için fikirlerin hiçbir anlamı, hiçbir itibarı yoktur;
Varsa makam, varsa oturdukları koltuk..!