İmralı’da bebek katili için villa yapılıyor…

T. Devrim Ercan

Duydun mu?
Terör örgütünün siyasal uzantısının eş genel başkanı çıkmış,
“Konuta statü isteriz” diyor…
Haberin var mı?
Ağrı’da operasyonda gazi olan Hayati Akış…
Toprağa verildiğinde iki kolu, iki bacağı yoktu…
Hasan Can Açıkgöz…
Vatan için iki kolunu ve bir gözünü verdi…
Evlendiğinde eşinin duasını başkası açtı…
Hakkari’de mayın patladı…
Hasan Arısoy gözlerini kaybetti…
Hayata, eşine sarılarak tutundu… bayrak gibi…
Fatih Düdükçü…
Yüksekova’da bacaklarını bıraktı…
Ama “o” özgür olsun diye değil!
Adem ve Osman Avcu kardeşler…
Konyalı…
Bacaklarını vatan uğruna verdiler…
Bir terörist “statü kazansın” diye değil!
Serdar Çelensu…
Dört çocuk babası…
Şırnak’ta, çocuklarının saçını okşayacak ellerini bıraktı…
Bir villanın kapısı açılsın diye değil!
Ümit Kaplan…
Irak’ın kuzeyinde vuruldu…
Belden aşağısı felç…
Ama üç çocuğuna bakarken, “artık yürüyemem” demedi hiçbir zaman…
Ahmet Taşkın…
Muş’ta patlama…
Bir göz gitti, bir kol sustu…
Bunun karşılığı bu muydu?
Kimisi bir daha yürüyemeyecek…
Kimisi ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkûm…
Kimisi kızını gelinlikle uğurlayamayacak…
Kimisi oğlunun düğününde el kaldıramayacak…
Kimisi kolunu bıraktı bu topraklara…
Kimisi bacağını…
Kimisi gözlerini…
Kimisinin annesi, evladının kokusunu kazağında arayacak…
Kimisinin babası, sabaha uykusuz ve eksik uyanacak…
Kimisinin evine bayram hiç gelmeyecek…
Kimisinin ocağı sönmüş gibi yanacak içten içe…
Kimisi “baba” diye mezar taşına sarılacak…
Kimisi babasını hiç tanımayacak…
Kimisi yarım kalan bir hayatın içinde büyüyecek…
Ve sonra…
Birileri çıkacak…
Bu acının müsebbibine villa yapacak…
Birileri daha ileri gidecek…
“Villa yetmez… statü de verilmeli” diyecek…
İşte mesele tam da bu:
Kim neyi, kimin için istiyor?
Ve kim…
Kimin bedeli üzerinden konuşuyor?