Zorlarına gidiyor…
Çünkü 19 Mayıs sadece bir tarih değil…
Bir milletin ayağa kalkışıdır.
Karanlığın içine yakılmış bir bağımsızlık meşalesidir.
O yüzden huzursuzlar…
O yüzden yüzleri asık…
Çünkü Samsun’a çıkan o irade, sadece işgali değil, teslimiyetçiliği de denize döktü.
Bir zamanlar “Keşke Yunan kazansaydı” diye iç geçirenler vardı bu memlekette…
Yunan askeri için dua edenler…
İngiliz zırhlılarının gölgesinde kurtuluş arayanlar…
Mustafa Kemal’e idam fermanı hazırlayıp, sonra ilk fırsatta kaçacak liman arayanlar…
Hepsi biliyordu…
19 Mayıs demek, saltanatın korkusu demekti.
19 Mayıs demek, kula kulluğun bitmesi demekti.
19 Mayıs demek, milletin kendi kaderini kendi ellerine alması demekti.
Bu yüzden sevemezler…
Bu yüzden unutturmaya çalışırlar…
Bayramı küçültür, coşkuyu azaltır, sesi kısmaya uğraşırlar.
Çünkü bilirler…
Atatürk adı anıldığında, hâlâ bu toprağın damarlarında bağımsızlık dolaşır.
Ve ne yaparlarsa yapsınlar…
Hangi tarihi eğip bükmeye kalkarlarsa kalksınlar…
Şu gerçeği değiştiremezler:
Bu milletin rotası hâlâ Samsun’dur.
Bu milletin pusulası hâlâ Atatürk’tür.
Ve Bandırma Vapuru, onların bütün korkularına rağmen hâlâ yol almaktadır…