Ünal Hoca'nın Ara Karnesi

Muzaffer Ayhan Kara

Ünal Karaman 2,5yıllık imza atarak sezonun yarısında Göztepe’nin 31. Teknik Direktörü olarak İlhan Palut’tan bayrağı devraldı. Efsane Göztepe’de 350 kez takımın başında sahaya çıkan Adnan Süvari’nin rekorunu kimsenin kıracağını sanmıyorum. Göztepe’de Tamer Tuna 54, Ruhi Karaduman 52 ve İlhan Palut 41 kez takımın başında sahaya çıktılar. Umuyor ve diliyorum ki Ünal Hoca 2,5 yıl başarılı Göztepe kariyeriyle daha ötesine gider ve Süvari dışındaki teknik direktörlerinin maç sayısı olarak çok daha önüne geçer.

Ünal Hoca’nın Göztepe’deki 8 maçlık performansını değerlendirip “ara karne”sini vermeden önce futbolcu ve teknik insan olarak kariyerine kısaca göz atalım.

KARAMAN’IN FUTBOLCU VE TEKNİK İNSAN OLARAK KARİYERİ

29 Haziran 1966 Konya doğumlu, 1.80 boyundaki orta saha oyuncusu Ünal Karaman 19 yıllık futbol hayatına 1981’de Konyaspor genç takımında başladı. 1984’te bugünün TFF 1’indeki Gaziantepspor’a transfer oldu ve 87’ye kadar oynadığı bu kulüpte iyi bir orta saha performansıyla parlayarak alt ligde olmasına karşın A Milli Takım’a seçildi. 1987-1990’da Malatyaspor forması giyerken 1988’de Süper Lig üçüncülüğü yaşadı. 1990’da geldiği ve futbolcu olarak özdeşleştiği Trabzonspor’da ise dokuz sezon oynadı; bir cumhurbaşkanlığı, dört de Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı. 1999-2000 sezonunda bir sezon da Ankaragücü’nde top koşturduktan sonra futbolculuk kariyerini noktaladı. Süper Lig kariyerinde 329 maç oynayan ve 74 de gole imza atan Karaman 3 kez U-18, 5 kez U-21 ve 36 kez A Milli olmak üzere 44 kez milli formayı giydi ve 3’ü A Milli Takım’da olmak üzere 5 kez de golle buluştu.

2000-2004 yılları arasında Milli Takım yardımcı hocası olarak görev yapan Karaman, 2005’te Ümit Milli Takım Teknik Direktörü oldu. Daha sonra Konyaspor, Ankaragücü, K. Karabükspor, A. Demirspor, Şanlıurfaspor, Trabzonspor ve Ç. Rizespor’u çalıştırdı. 2010-13 döneminde ise Trabzonspor’da Şenol Güneş’in başyardımcısıydı.

BAŞKAN SEPİL’İN AKS DEĞİŞİKLİĞİ

Başkan Sepil’in 14 yıl aradan sonra Süper Lig’e çıkan Göztepe için tercihleri 40 yaşın biraz üzerindeki Süper Lig’de ilk Teknik Direktör deneyimleri olan isimlerdi. Tamer Tuna, Bayram Bektaş ve İlhan Palut tercihleri bu çerçevede tesadüfi değildi. Araya Kemal Özdeş girmişti ama ondan ikinci Tuna dönemine geçilip çabuk vazgeçilmişti. Bu defa Sepil aks değişikliğine giderek deneyime, aynı zamanda karakterli otoriter bir isme yöneldi; Karaman bu profile uyuyordu, zaten hoca İzmir’de yaşıyor ve Göztepe’yi de yakından izliyordu.

YÜKSELEN BEKLENTİ

İlhan Palut’un durduramadığı Göztepe’nin düşüşünü Ünal Karaman öncesindeki boşlukta yardımcı hocalar durdurmuştu (Konyaspor:2-Göztepe:3 ve Göztepe:4-Gençlerbirliği:0). Bu sonuçlar ve ara transferde gelen Zulj, Jahoviç, Diabate, Esiti gibi oyuncular Ünal Hoca’dan beklentiyi yükseltmişti ancak ilk haftalarda alınan sonuçlar dışarıdan bakanlar için derin bir hayal kırıklığıydı. Oysa Urla’da her şey iyi gidiyordu, Ünal Hoca ve ekibi sistemlerini ve kadroyu oturtmak için azami çalışıyor, oyuncuların bireysel gelişimleriyle yakında ilgileniyorlardı. Urla’da iki kez görüştüğüm Ünal Hoca ve antrenmanda izlediğim takım ışık veriyordu. Özellikle Ünal Hoca’nın ilk üç puanı öncesindeki görüşmemizde onu son derece hırslı ve azimli görmüş ve bunu bir yazımda not da etmiştim. Ünal Hoca o gün ayrıntılı istatistikler de vermiş, takımın iyi yolda olduğunu ancak bu tablonun neticeye yansıması gerektiğini ifade etmişti. Ünal Hoca bu arada bir kenarda kalan Gassama ve Alpaslan’ı da kazandı. İlk dört maçı bir daha bir daha analiz ederek eksiklerini önemli ölçüde giderdi. Nitekim sonrası geldi ve Göztepe artık sonuç almaya da başladı. Sonuç aldıkça moraller yükseldi, özgüven arttı ve başka iyi sonuçlar geldi.

ÜNAL HOCA’LI 8 MAÇLIK PERİYODU İKİYE AYIRMAK GEREKİR

Haliyle, Ünal Hoca’ya 8 maçlık bir “ara karne” verirken bu periyodu ikiye ayırmak gerekir:

1)İlk 4 maçtaki Ünal Hoca: BJK:2-Göztepe:1, Denizlispor:2-Göztepe:1, Göztepe:2-Y.Malatyaspor:2, Gaziantep FK:2-Göztepe:0. Kısacası 4 maçta sadece 1 puan. Yardımcı hocalarla 2 maçta alınan 6 puandan sonraki bu tablo camiada homurtulara neden oldu ve bu homurtulara takımın iyi yolda olduğunu ve sonuçların da gelemeye başlayacağını hocaya inancımla ve maçlarda olsun Urla’da olsun gördüklerime dayanarak analizlerimde izah ettim.

2)İkinci 4 maçtaki Ünal Hoca: Göztepe:2-Başakşehir FK:1, FB:0-Göztepe:1, Göztepe:1-Kasımpaşa:0, A. Alanyaspor:1-Göztepe:1. Kısacası 4 maçta alınan 10 puan. Nitekim, toprak karılmış, tohum ekilmişti ve şimdi de ürünler boy veriyordu.

Bu iki evreli dönemden Ünal Hoca’ya total bir karne vermek haksızlık olur. Totalde bakılırsa 8 maçta 11 puan ve buna başarı demek çok zorlama olur. Ancak Göztepe’nin ivme aldığı süreçte değerlendirme yapılırsa -ki, öyle yapmak gerekir- 4 maçta 10 puan küçümsenmeyecek bir başarıdır. Üç İstanbul takımını art arda devirerek alınan 10 puan hem de!

BİRKAÇ DOKUNUŞ GEREK VE REHAVETE DİKKAT

Ünal Hoca’nın ara karnesi için son dört maçlık periyotla 10 üzerinden 8 diyebiliriz.

Göztepe, son haftalardaki oyun anlamındaki kazanımlarını koruyup final paslarında, son vuruştaki kalitesini ve şut yüzdesini arttırırsa artık her takım Ünal Hoca ve futbolcularından çekinir (Son maçta 7 şut çeken ve hiçbirinde çerçeveyi bulamayan bir takım izledik. İlk altı sıradaki takımlar bu şutun iki mislini tek devrede çekebiliyor). Göztepe, o zaman ısıran bir takım olur ve takım 5-6’yı zorlayacak bir kıvama erişir. Son bir uyarıyla bitireyim bu yazıyı; Göztepe’nin düşme tehlikesi olmayacak, ancak 5-6’yı zorlama yoluna gitmezse hedefsiz kalır ve sonlara doğru futbolcular gevşemeye başlar. Ünal Hoca da bu tabloyu görüyordur ve önlemlerini alacaktır. Belki de sonlara doğru geniş kadroda daha aç, genç  ve kendisini göstermek isteyen isimler daha önde sahne alacaktır.