Haftanın ilk günü şafak vakti Çevik Kuvvet, Özel Kuvvet, Toma'larla polis Meslek Fabrikası’nı abluka altına aldı! Bunu öğrenir öğrenmez soluğu orada aldım. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay Sağlıklı Kentler toplantısı için Fransa'daydı ve ilk uçakla İzmir’e dönmek için harekete geçmişti. Başkan Vekili Dr. Levent Yıldır ve Genel Sekreter Zeki Yıldırım bina içindeydi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri içeride tespit yapıyordu. CHP İl Başkanı Çağatay Güç ile İzmir Milletvekilleri Ednan Arslan ve Deniz Yücel, İzBB Meclisi CHP Grup Başkan Vekili Altan İnanç oradaydı. Giderek CHP'liler, sivil toplum örgütlerinin yönetici ve üyeleri, CHP ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanları, İzmir Büyükşehir mensupları Meslek Fabrikası önünde toplandı. Toma'larla sık sık uyarı yapılıyordu ve bu uyarılar kitleyi tahrik etmesine karşın sürdürülüyordu. 14.30 sıralarında Meslek Fabrikası önündeki kitleyi proveke eden başka bir gelişme yaşandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü yetkilileri Meslek Fabrikası önünde asılı olan ve Mustafa Kemal Atatürk’ün de imzası olan ve Meslek Fabrikası'nın belediyeye devrini öngören dev kararnameyi indirdi! Onu alan iki CHP'li hemen yakındaki üst geçide astı pankartı, ancak polisler zor kullanıp çok yakın mesafeden partililere yoğun biber gazı da sıkarak pankartı indirdiler! Bu durumu protesto eden kitleye de biber gazı ile müdahale edildiğini gördüm.
EMNİYETİN PERVASIZ TAVRI
Emniyet güçlerinin tavırları baştan sona son derece berbattı! Cumhuriyetin, devletin polisi gibi değil, hükümetin polisi gibi davranıyorlardı! Öyle ki, milletvekillerine bile parmak sallıyor, avukatlara fiziki müdahalede bulunuyorlardı! Anlaşılıyordu ki, bu davranışlara neden olan emirler 'yukarıdan' geliyordu. Öyle ya, yeni İçişleri Bakanı da kendisini göstermek için can atıyordu zaten. Hani şu, geçenlerde - Atatürk’ü klasman dışı tutup- 2. Abdülhamit ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı yüz yılda bir gelen liderler olarak ilan eden Bakan!
"SAKİN GÜÇ"ÜN İSYANI
Akşamüzeri İzmir’e inen İzBB Başkanı Dr. Tugay, CHP İl Başkanı Çağatay Güç'ün yaptığı basın açıklamasına katılarak uzun da bir konuşma yaptı. "Sakin güç" olarak bilinen Tugay’ın konuşmasında kamuoyu onun başka bir yanını, isyan edilecek noktada isyan da edebileceğini görmüş oldu. Başkan Tugay, dün akşamın ilerleyen saatlerinde uzaktan katıldığı Halk TV yayınında Meslek Fabrikası’ndan ayrılmayacağını da vurguladı.
"SİLKELEMENİN" BİR PARÇASI
Bilindiği gibi 15 gün önce Meslek Fabrikası’ndaki mahkeme kararına karşı Dr. Tugay’ın başlattığı direniş üzerine mahkeme tahliye için 15 gün süre vermişti. Ancak herhangi bir tebligatta bulunmak yerine Vakıflar, polis eşliğinde şafak vakti Meslek Fabrikası binasına çökmeye geldi! İzBB'nin açtığı tapu tescil iptal davasının sonucunu beklemeden Meslek Fabrikası’na el koymanın nedeni çok açık; bu da "silkelemenin" bir parçası! Burada 2017'den beri 13 bin İzmirli eğitim alıp sertifika edinerek meslek sahibi olmuştu. Buradan sertifika alanlar iş bulmaya çok yakın oluyordu. Kısacası, İzBB, Meslek Fabrikası’nda İzmirlilere dokunuyordu. İktidar ise bundan rahatsız oluyordu. Kent Lokantaları'ndan ve daha pekçok sosyal projeden rahatsız olduğu gibi…
MESLEK FABRİKASI’NDA GERÇEKLER
Peki Meslek Fabrikası binasını kimler inşa etmişti, bina bugüne kadar nasıl gelmişti? Dr. Tugay’ın sosyal medyadaki paylaşımı ile şöyle:
"1. Un fabrikası olarak özel girişimciler tarafından yapılmış bir binadır. Herhangi bir vakıf bu binayı yapmamıştır.
2. 1926 yılında Atatürk ve Bakanlar Kurulu tarafınca kamulaştırılmış ve İzmir yerel yönetimine verilmiştir.
3. 2007 yılında tapuda vakıfların mülkiyetle alakasız mukataa şerhinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir Belediyesi Vakıflara o günün parasıyla 1milyon 600 bin TL para ödemiş ve bu şerhi tamamen kaldırmıştır.
4. Bu bina yine İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin tüm masrafını üstlendiği büyük bir restorasyon çalışması yapıldıktan sonra 2017 yılında Meslek Fabrikası olarak hizmete alınmış ve o tarihten bugüne kadar aralıksız bu amaçla kullanılmaktadır."
Başkan Tugay'ın dediğince "Gerisi yalan, dolan, iftira, saptırma ve çarpıtmadır".
KOCAOĞLU DÖNEMİNDE 10 YILLIK ÇALIŞMAYLA BUGÜNKÜ HALİNE GETİRİLDİ
İzBB, Aziz Kocaoğlu'nun başkanlığı döneminde mülkiyetle alakasız şerhi 2007'de tapuda kaldırdıktan sonra tam 10 yıl süreyle mezbelelik görünümünde olan un fabrikasını çok para harcayıp emek vererek bugünkü haline getirdi ve Meslek Fabrikası'na dönüştürmek suretiyle İzmirlilerin hizmetine kazandırdı. Nitekim, binada büyük emeği olan Kocaoğlu da dün Meslek Fabrikası önündeydi protesto için.
AK PARTİ CENAHININ SAÇMA SAPAN ARGÜMANLARI
Söz konusu bina bir ara 12 Eylül döneminde Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) olarak kullanılmıştı. AK Parti cenahı el koymaya dayanak olarak bunu örnek gösteriyor ama bir batağa saplanıyor! 12 Eylül Cuntası döneminde fiilen ve cebren nelere el konmamıştı ki?!. Vakıflar'ın gerekçesi ise günümüzde kayıtlarda olmayan ve 19. yüzyılda sönümlenen Beyazıt Baba adlı bir Osmanlı vakfına ait olduğu binanın...
TEK TARAFLI BEYANA DAYALI HUKUKSUZ TESCİL
İşin tuhafı, Tapu, sadece Vakıflar'ın tek taraflı beyanına dayanarak 2025 sonbaharında Meslek Fabrikası binasını Vakıflar lehine tescil ediyor. İzBB bu gelişme üzerine tapu tescil iptal davası açıyor ve buna karşın dava süreci tamamlanmadan ne acele varsa zorla tahliye edilmek isteniyor bina! Oysa, Vakıflar'ın İzmir’de o kadar çok kiralarını bile toplayamadığı ya da boş binası var ki! Dert, başka... CHP'li belediyeler silkelenecek dendi bir kere! Mali kıskaç yetmedi, kredi onaylarına ret yetmedi, proje onaylarına kayıtsızlık yetmedi, şimdi de sıra Meslek Fabrikası’na, Egemenlik Binası'na eski Gasilhane'ye, Namazgah Hamamı'na çökmeye geldi! Kimbilir, çökecek başka yerler de arıyorlardır diye düşünmeden edemiyor insan!
İKTİDARIN BU ADIMLARI BUMERANG ETKİSİ YAPAR
Herşey o kadar açık ve net ki, mahkemede ergeç tapu tescili iptal edilecek ve Meslek Fabrikası'nın tapu tescili İzBB lehine gerçekleşecek. İktidarın derdi, geçici de olsa mahkemenin de çabuk sona ermeyeceğini hesaplayıp Meslek Fabrikası’nı İzmirlilere hizmetten alıkoymak.
Başkan Tugay'ın iktidarın İzmirli vekillerine "Vakıflar'ın vekili" yakıştırması çok da yerinde.
İzmir, AK Parti iktidarı döneminde 2004, 2009, 2014, 2019, 2024'te yerel yönetimlerde daima açık ara CHP'yi tercih etti. 1999'da DSP'den seçilen Ahmet Piriştina ile birlikte sosyal demokratlar altı dönemdir iktidarda. O yüzden İzmir, AK Parti'nin nirvanası. Ama bu yaklaşımla bırakın nirvanaya ulaşmayı, İzmirlilerin sert tepkisi ile ilk genel seçimde de, bundan sonraki yerel seçimde de fena toslayacak!