Saraçhane direnişi Özgür Özel’i lider yapacak.

Hüseyin Özalp

Özgür Özel, CHP’ye genel başkan seçildiği günden beri seçmeninin gönlünde yeterince yer bulamadı. İlk günden beri, emanetçi olarak görüldü.

Hatta Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül benzetmeleri yapıldı.

Doğrusu pek çok kimse onu koltuğa yakıştıramadı. Yetersiz kaldığı söylendi, kasaba politikacısı olduğu söylendi, çok ve gereksiz yere uzun konuşmakla eleştirildi.

Genel Başkan olduktan sonra Özgür Özel’in, AKP iktidarına karşı uyuşma ve yumuşama politikasını, hala Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybetmenin hayal kırıklığını yaşayan parti tabanı bir türlü hazmedemedi.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı söz konusu olduğunda, Ekrem İmamoğlu’ndan sonra herkesin aklına Mansur Yavaş geldi. Hala da öyle.

Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olmasını önlemek için önce diplomasının iptal edilmesi, bir gün sonra terör ve yolsuzluk iddialarıyla başlatılan soruşturma sonucu tutuklanması ile yeni bir sürece girildi ve Saraçhane direnişi başladı.

Direnişi örgütlemesi, kalabalıkları yönetebilme kabiliyeti iyiydi. Provokasyon çabalarına, polisin olanca şiddetine rağmen Özgür Özel, kitleleri demokratik kulvarda tutmayı başardı.

AKP her zamanki gibi anneye küfür ve camiyi kirlettiler gibi halkın kutsal duygularını kışkırtmaya oynadı. Özel, bu salvoları da ustalıkla atlatmayı başardı. Özellikle Cumhurbaşkanı’nın merhum annesine küfür iddiasına karşı, “kendi anneme yapılmış sayarım” demesi yerinde bir tavır oldu.

CHP seçmeni ile DEM parti seçmeni arasında yaratılmak istenen düşmanlık havasını dağıtmayı becerdi.

İmamoğlu’nun terörden tutuklanmaması sonucu İBB’ye kayyum atanma riski ortadan kalktı.

Boykot çağrısı hedefini buldu, kararlıkla sürdürülürse sonuç alınacaktır.

AKP, devletin bütün kurumları ile ana muhalefetin üzerine yüklenirken Özgür Özel, CHP’ye kayyum atama planını olağanüstü kongre kararıyla akamete uğrattı.

Özel, 6 Nisan’daki kongreden güven tazeleyerek çıkacak ve delegelerin çok önemli bölümünün desteğini alacaktır. Ne Kemal Kılıçdaroğlu ne bir başkasının karşısında aday olması mümkün değildir. Olsa da büyük bir hezimeti göze alması gerekir.

CHP, buna benzer süreci daha önce de yaşadı. CHP’den milletvekili seçildiği halde MİT tırları davasından tutuklu olan Enis Berberoğlu tahliye edilmemişti. Kulislerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun bile tutuklanabileceğine dair senaryolar dolaşıyordu.

Kılıçdaroğlu, kaybettiği seçimler nedeniyle kendi seçmeninin gözünde oldukça yıpranmış durumdaydı. Böyle bir dönemde Ankara’dan İstanbul’a “hak, hukuk, adalet” yürüyüşü başlattı. Toplumun geniş kesimlerinden büyük destek gördü. Eylem sonuç verdi. Daha önemlisi, hak hukuk adalet yürüyüşü Kılıçdaroğlu’nun liderliğini pekiştirdi.

Saraçhane direnişi, demokratik özgürlükleri kullanma, hak arama ve sonuç alma konusunda iyi bir sınav oldu. Sadece CHP tabanı değil Cumhur ittifakı dışında bütün partiler destek verdi. Dede-nine, anne-baba, kız-oğlan üç kuşak bir arada direndi ve direnmeye kararlı.

Şimdi siyaseti uzun yıllardır izleyen gazeteci arkadaşlarımın tepkilerini de izliyorum. Büyük çoğunluk Özgür Özel’in süreci çok başarılı yönettiğini, liderliği öğrendiğini düşünüyor.

CHP’de lider olmak zordur. Çünkü biat partisi değildir, her birey kendi çapında liderdir.

Saraçhane direnişi, Özgür Özel’in genel başkanlık kariyerinde bir dönüm noktasıdır.

Çünkü, Saraçhane direnişi Özgür Özel’i lider yapacak.

Tıpkı hak, hukuk, adalet yürüyüşünün Kılıçdaroğlu’nu lider yaptığı gibi.