Bugün size 2 ayrı haberden oluşan bir potpuri sunacağım.
Dünden itibaren Los Angeles’ın (Melekler Şehri) “Gloria Molina Grand Park” bölgesinde, dev binalar arasına kurulan kıpkırmızı minik bir köy herkesin dikkatini çekiyor.
Yılbaşı pazarını andıran köydeki kulübelerin hepsinin üzerinde şu yazıyor:
“Türkiye Is Here…”
“Türkiye Burada” demek.
Ama köyün bir adı da şu:
“Türk Esintileri Köyü…”
KÖYÜ FENERBAHÇELİLERİN ÇOK İYİ TANIDIĞI BİRİ KURDU
Şehrin ortasındaki bu “Türkiye köyünü” koyu bir Fenerbahçeli kurdu.
Hamdi Ulukaya…
Fenerbahçe’nin yeni stat ve forma sponsoru Chobani’nin kurucusu ve sahibi yani.
Türkiye, 20 Haziran’da Paraguay’ı yenerse, 24 Haziran günü Los Angeles’ta çok güçlü bir Türkiye rüzgârı esecek.
Aslında bu rüzgâr şimdiden esmeye başladı.
Bu köy işte o maç için tasarlandı.
KURUCU CHOBANİ, KOORDİNATÖR İLETİŞİM BAŞKANLIĞI
“Turkish Vibes Zone” adı verilen bu kırmızı köyü Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinatörlüğünde Chobani kurdu.
Burası bir “Türk Esintileri Bölgesi…”
Türk müziği çalınıyor, Türk yemekleri ikram ediliyor…
Ayrıca bir dijital deneyimler pavyonu kuruldu. Ama bu pavyonda neler yapılıyor öğrenemedim.
Bir de büyük ekranda maç izleme alanı yaratıldı.
TÜRK KÖYÜNDE TÜRK KAHVESİ İKRAM EDİLECEK Mİ?
Hamdi Ulukaya’nın “La Colombe” adlı bir kahve markası da var.
Şu an Amerika’da kahve markaları sıralamasında 3 numaraya çıktı.
Benim bildiğim o marka altında daha çok espresso, filtre kahve, cold brew ve latte ürünleri satılıyor.
Yani bir Türk kahvesi ürünü yok.
Tahmin ediyorum, bu köyde bir biçimde Türk kahvesi ve çayı servisi de yapılacaktır.
Maçı seyretmeye ben de gidiyorum.
İzlenimlerimi oradan aktarırım.
DİJİTAL DENEYİMLER KULÜBESİNDE NE VAR?
Bu küçük köyde bir de “dijital deneyimler” bölümü varmış.
İki dev yapay zeka şirketi sahibinin G7 toplantısına davet edildiği günlerde, Türkiye’nin dijital kulübesinde nasıl bir deneyim olacak merak ediyorum.
Umarım çok sıradan bir propaganda içeriği değildir.
Ayrıca büyük ekranda maç izleme alanı yaratılmış.
Tabii o da güzel fikir.
Bence çok iyi düşünülmüş bir proje.
ERDOĞAN VE TRUMP MAÇI BİRLİKTE İZLEYECEK Mİ?
Bu Türk köyü, bugün açılıyor ve 26 Haziran’a kadar açık kalacak.
Henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ama daha önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 Haziran’da Los Angeles’a gideceği ve iki ülkenin milli maçını birlikte seyredeceği yolunda haberler çıktı.
New York Knicks maçındaki yuhalanma olayından sonra Başkan Trump bu maça gider mi bilemem…
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gitmesi de sanırım Paraguay maçında alınacak sonuca bağlı olur.
BİZ TÜRKLER İSPANYA’YA KÖK SÖKTÜREN O YEŞİL BURUN’U ÇOK İYİ TANIYORUZ
Madem Dünya Futbol şampiyonasına girdik, orada kalalım.
Bu maçlar sayesinde son 5 günde 2 yeni ülke tanıdık.
Curaçao Adaları…
Ve Yeşil Burun…
Birinin nüfusu 156 bin.
84 milyonluk Almanya ile oynadı.
İkincisinin 600 bin…
50 milyonluk İspanya ile berabere kaldı.
Çoğumuz bu iki ülkenin adını belki ilk defa işittik.
YEŞİL BURUN, CESARIA EVORA’NIN ÜLKESİ
Oysa Türk halkının bir bölümü, en azından müzik sevenleri Yeşil Burun’u çok iyi tanıyor.
Çünkü ülkenin resmi adı Cabo Verde…
Cesaria Evora’nın ülkesi…
Yani yıllarca ağzımızdan düşmeyen, “Sodade” şarkısını söyleyen o şahane kadın.
“Petit Pays…”
“Besame Mucho…”
Daha nice şarkılarını dinledik yıllarca…
ORADA DOĞDU VE ORADA ÖLDÜ
Onu 1992’de şahane bir albümle tanıdık.
“Miss Perfumado…”
Capo Verde’nin Sao Vicente adasında doğmuştu.
Doğduğu şehrin adı Mindelo’ydu.
2011 yılında doğduğu o şehirde öldü.
70 yaşındaydı…
ÇIPLAK AYAKLI MORNA DİVASI
Çıplak ayakla şarkı söylediği için ona “Barefoot Diva” deniyordu.
Çıplak ayaklı diva…
Yeşil Burun’un geleneksel müziği olan “Morna’nın” en önemli yorumcularındandı.
Birkaç kez Türkiye’ye de geldi.
500 yıl boyunca, bir İberik Yarımadası ülkesi olan Portekiz’in sömürgesiydi.
Yani bir anlamda Yeşil Burun’un İberik Yarımadasına sembolik bir cevabıydı.
DEV ÜLKELER ANTİPATİKLEŞİRKEN KÜÇÜCÜK ÜLKELER DEVLEŞİYOR
Hatırladığım ilk Dünya Futbol Şampiyonası 1958’di…
Brezilya’yı o yıl tanıdık.
İzmir’in Kahramanlar Mahallesinde 11 yaşında bir futbol tutkunu çocuk olarak Pele ve Garrincha’yı o kupada tanıdım.
Herkes Pele’ye hayrandı, bense Garrincha’ya…
Ertesi yıl ağustos ayında İzmir Fuarında Michelin Lastikleri pavyonunda, bir önceki yaz yapılan şampiyonanın maçları gösterildi.
Brezilya takımını orada seyrettim.
Bu yıl Dünya Kupası 48 takımla başladı ve ilk maçlarda hepimizi şaşırtan sonuçlar alındı.
Küçücük ülkeler futbolun devlerine kafa tutuyor.
21’inci yüzyılda milyonlarca nüfusu olan savaş makinesi dev ülkeler antipatikleşirken, Yeşil Burun, Curaçao gibi minik ülkeler insanların gözünde devleşiyor.