Dün sabaha karşı Arjantin-Yeşil Burun maçı bittiğinde yaptığım ilk işim Instagram’a girip “Vozinho1” yazmak oldu…
Açılan sayfada “Takip et” butonuna bastım.
Böylece dünyada, geçen aya kadar çok azımızın adını bildiği bir ülkede, hiçbirimizin adını bilmediğimiz bir futbolcunun sayfasını izleyen 21.1 milyon insandan biri oldum.
Yeşil Burun denilen ülkenin kalecisinin şahsi sayfası bu…
KUPA BAŞLARKEN SADECE 50 BİN İZLEYİCİSİ VARDI
Dünya Kupası başlamadan önce takipçi sayısı sadece 50 bindi.
İspanya’ya karşı oynadığı ilk maçtan sonra takipçi sayısı 24 saat içinde 5.5 milyona çıktı.
Dün sabaha karşı Arjantin maçına çıkarken takipçi sayısı 17.5 milyonu bulmuştu.
Maç bittiğinde futbolcular daha sahayı terk ederken o sayı 21.1 milyonu geçti.
SON HAFTANIN EN HIZLI YÜKSELEN İKİ SOSYAL MEDYA FİGÜRÜ
Yani son bir haftanın belki de dünya sosyal medyasında takipçisi en çok artan iki kişiden biri oldu.
Öteki Türk stand-upçısı Deniz Göktaş’tı… Onun YouTube yayını da bir haftada 10 milyon kez görüntülendi.
Dünya Kupası tarihinin en hızlı yükselişlerinden biri bu.
Arjantin maçı bittiğinde dünyada futbolu seven veya ilgilenmeyenlerin gözünde yepyeni bir ülke doğdu.
BEN ÜLKENİN RESMİ ADINI DAHA ÇOK SEVİYORUM
Dünya Kupası’nın başından beri sosyal medyada bu ülkenin adı “Yeşil Burun” olarak geçiyor.
Türkçeye çevrilmiş bu hâli bana o kadar sempatik gelmiyor.
Ben, Türk Dışişleri Bakanlığının kabul ettiği resmî adını tercih ediyorum:
“Cabo Verde Cumhuriyeti…”
Yani Cesare Evora’nın vatanı Cabo Verde…
600 BİN NÜFUSLU ÜLKEDEN İKİ HAFTADA “LOVE MARK” YARATMAK
Nüfusu 600 bin bile olmayan bir ülke şu an bütün dünyanın gözünde en sempatik ülke hâline geldi.
Büyük ülkelerin imajları savaşlar, otoriter yönetimler, insan hakları ihlalleri ile yerle bir olurken, küçücük bir ülke devleşiyor bütün dünyanın gözünde.
Cabo Verde artık bir “Love Mark…”
Ve o ülkenin 40 yaşındaki kalecisi “Vozinho…”
MACARİSTAN’I 3-1 YENDİĞİMİZ MAÇIN SONUNDA DA BÖYLE AĞLAMIŞTIM. HATIRLADIM
Dün Instagram’da en çok paylaşılan görüntüsü onunkiydi…
Cabo Verde vatandaşları, onun çerçeveli bir resmini kaldırıp duvara asıyorlardı.
Stattan harika görüntüler geliyordu.
Küçücük Cabo Verde çocukları sevinçten ağlıyordu.
Tuhaf, aynı dakikalarda ekranın başında tek başıma ben de ağlıyordum.
Macaristan’ı 3-1 yendiğimiz o harika maçı hatırlıyordum.
O gece sevinçten ve gururdan nasıl ağladığımı…
Hayatımın en güzel ağlamalarından biriydi.
Ama hayatımda ilk defa bir başka ülkenin millî futbol takımı için ağlıyordum.
Hayır, Cabo Verde kaybettiği için değil.
Böylesine güzel ve kahramanca kaybettiği için.
İNSAN BİR BAŞKA MİLLETİN MİLLÎ TAKIMI İÇİN GÖZYAŞI DÖKER Mİ
Gurur duydum bir başka milletin millî takımıyla…
Futbol oynadılar.
Zarafet dersi verdiler.
Futbolda fair play’in ne olduğunu bütün dünyaya gösterdiler.
Milyar dolarların arkasında, küçücük mahalle sahalarında da bu güzel sporun böylesine zarif oynanabileceğini gösterdiler.
CABO VERDE PAYLAŞIMLARINDA EN ÇOK KULLANILAN İKİ ŞARKI
Dün Instagram’da çok güzel bir paylaşım gördüm.
Şöyle diyordu:
“Arjantin tur atladı ama gönüllerimiz Cabo Verde’yi hatırlayacak.”
Dünkü paylaşımlarda çoğunlukla iki şarkı kullanılıyordu fonda.
Biri Adele’in şarkısı “Someone Like You…”
“Senin gibi biri…”
Öteki şarkı ise ABBA’nın “The Winner Takes It All” şarkısıydı.
Yani “Kazanan hepsini alır…”
Ama dün sabaha karşı tam da öyle olmadı.
Arjantin kazandı…
Turu atladı.
Ama bütün dünyanın sevgisini, gönüllerini bu minicik ülkenin bu güzel çocukları aldı…
O KURTARIŞ ANINI SEYREDERKEN AKLIMA VARGAS’IN SMACI GELDİ
Maç sırasında Vozinho’nun bir kurtarışı var.
Kolları arkaya gerilmiş, vücudunu geriye doğru atıp topu tutarken fizik kanunlarını zorladığını hissediyorsunuz.
Nedense bu sahne bana Melisa Vargas’ı hatırlattı…
Dünya Kadınlar Voleybol Şampiyonu olduğumuzda onun da böyle bir smacı hafızamıza poster gibi yerleşmişti.
Sporcular beden dilleriyle bize çok güzel hikâyeler anlatıyorlar.
BANA VATANSEVERLİĞİN PORTRESİNİ ÇİZ DERSENİZ İŞTE BU
Bana “Vatanseverliğin”, “Ülkenle gurur duymanın” resmini çiz deseler…
Vozinho’nun Instagram hesabına koyduğu o “Obrigado” fotoğrafını gösterirdim…
Dünyanın en içten, en kalbî “teşekkür”ü…
Nitekim 6.5 milyon kişi bunun altına kalp işareti koymuş.
ADINDA BİZE BİRİNİ HATIRLATAN İSİM VAR
Profil adı “Vozinho” ama altında gerçek adı da yazıyor.
Josimar Diaz…
Hatta tam adıyla yazayım. Çünkü adları arasında çok tanıdığım ve sevdiğimiz bir isim daha var.
Josimar Jose Evora Dias…
Cesare Evora’nın memleketinden…
Zaten Cabo Verde halkı dünden itibaren takımlarını onun şarkıları ile karşılamaya hazırlanıyor.
PROFİL FOTOĞRAFININ ALTINDA YAZAN CÜMLE
Büyükannesinin yanında büyümüş.
“Vozinha” “Nineciğim” demek zaten…
Vozinho’nun Instagram hesabındaki profilinin altında şu yazıyor:
“Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi unutmayın…”
Bu yıl Dünya Kupası’nda “Nereden geldiğini, kim olduğunu unutmayan” çocuklar ülkeleri adına destan yazıyorlar.
DÜNYA FUTBOL LİTERATÜRÜNE YENİ BİR DEYİŞ GELDİ: “YENİLECEKSEN”
Latin Amerikalı yazar Eduardo Galeano, “Futbol asla sadece futbol değildir.” demişti “Güneşte ve Gölgede” isimli kitabında.
O sözün üzerinden 29 yıl geçti ve dün sabaha karşı onun ne kadar önemli bir söz olduğunu bir kere daha gördük.
Bence dünden itibaren dünya futbol literatürüne yeni bir deyiş girdi:
“Yenileceksen Cabo Verde gibi yenil…”
Güzel oyna, yenilgin de alkışlansın…
CESARE EVORA’NIN EN ÇOK DİNLENEN ŞARKISININ ADI: KÜÇÜK ÜLKE
Cabo Verde’nin büyük sanatçısı Cesare Evora’nın Spotify’da en çok dinlenen şarkısının adı “Petit Pays”.
48 milyon kez dinlenmiş.
“Küçük ülke” demek…
“Küçük ülkem, seni çok seviyorum.” diyor.
Ne kadar haklıymış ülkesini sevmekte…
EMİNİM NATO ZİRVESİ’NDE DE CABO VERDE MUHABBETİ OLACAK
Dün sabaha karşı Türkiye’de ekranların karşısında hiçbirimizin üzerinde Cabo Verde forması yoktu.
Ama maç bittiği an gönüllerimiz o küçük ülkenin formasını giydi.
O ülkeyle biz de gurur duyduk dün sabaha karşı.
Eminim önümüzdeki hafta NATO Zirvesi’ne katılan gazeteciler, bürokratlar, siyasiler, askerler de Cabo Verde’yi, Vozinho’yu konuşacak.
Güçlü devletler ve güçlü liderler bu yüzyılda dünyaya güzellik ve huzur getiremedi.
Belki Cesare Evora’nınki gibi küçücük, güçsüz ülkelerin, onların güçsüz sporcularının güçlü liderlere anlatacak güzel hikâyeleri olduğunu da görebilirler.
Bu sürprizlerle dolu Dünya Kupası’nın en büyük zaferi de bu olur.