Yüksek bürokrasinin ne hale geldiğini belgelemek için iki önemli isimden söz edeceğim. İlki Necdet Seçkinöz, S. Demirel’in cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri. Diğeri Kemal Nehruzoğlu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Genel Sekreteri.
Önce bu iki makamın eskiden tek ve devletin en üst bürokratik makamı olduğunu belirtmem gerekir. Çünkü bugün Tek Adam Cumhurbaşkanının sayısı değişen genel sekreteri var ve danışmanları daha da yetkili bir idari durum yaşanıyor.
Necdet Seçkinöz ile Bayındırlık Bakanı olduğumda 1974 hükümetinde tanıştım. Bakanlık yapı İşleri Genel Müdürü idi. Sanıyorum S. Demirel’in Teknik Üniversiteden tanıdığıydı. Ben daha genç olduğum halde makama geldiğinde asla oturmazdı.
O tarihlerde Danıştay binası Ankara’da en büyük devlet binası olarak yapımdaydı. Bir yakın tanıdığım tarafından Amasya hükümet binasının üstencisi enflasyon yüzünden artık tamamlayamayacağı için benimle görüşmek isedi. Ben de N. Seçkinöz’e konuyu açtım. “Fiyatı artıramayacağımız için bir şey yapamayız dedi”. Bu günlerdeki rüşvet dünyasını yaşayanlar için anımsatmak istedim.
Bir gün huzura geldi ve “İzmir körfezini temizlemek için 3 adet tarak gemisi alındığını, adlarını benim koymamı” istedi. Ben de bakanlığın adına atfen birine -Bayındır- koyun diğerlerini siz belirleyin” dedim. Bunu şunun için anımsıyorum
Ertesi gün geldi ve benim içten davranışıma güvenerek, “efendim her an beni değiştirebilirsiniz” deyince anladım ki, Adalet Parti döneminde göreve geldiğinden, yeni CHP hükümetinin bürokrasini kurması için önünü açmak istiyor. Kısa süre sonra değişiklik gerçekleşti.
Şimdi böyle özgüveni yüksek ve özveride bulunabilen bürokratı mumla arasanız bulamazsınız. Hepsi emir kulu olmuş durumda.
Kemal Nehruzoğlu; İzmir, Muğla, Amasya ve Kocaeli valiliği yapmıştır. A. Necdet Sezer Cumhurbaşkanı olunca devletin bürokrasini adeta O’na teslim etti. Yedi yıl boyunca sorumluluk ve güvenle o görevi sürdürdü.
Nehruzoğlu’nu benim yakın tanımam Amasya Valiliği sırasında oldu. Diyebilirim ki, kentin her bakımdan yenileşme ve değişiminin öncülüğünü yaptı. Ancak bunu yaparken Amasya’nın tarihi ve kültürel niteliğini koruma konusunda en küçük ödün verilmedi. Nehruzoğlu’nun taktığı “Müze kent Amasya “ gerçekten kendine yakışır bir sıfat oldu
Yeşilırmak projesinin yepyeni bir tasarlanma planı hem ırmak taşkınından korunma ve hem de çevresiyle uyumlu duruma gelmesi kentin yalnız görünümünü değil ekonomisini de olumlu etkiledi. Şimdilerde Amasya çevre illerin de günü birlik turistik gezisine açılmış durumda. Yurt dışına açık tarihi turizmde yılda beş yüz bin hedef O’nun sayesindedir. Unesco’nun öneri listesinde olması için yeterli kriterlere ulaşılmıştır.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, R. T. Erdoğan ile birlikte adeta kaldırıldı. Çünkü ne Necdet Seçkinöz ne de Kemal Nehruzoğlu gibi yüksek bürokratın, Tek Adam Partili Cumhurbaşkanının istediği emir kulu olmaları beklenemez. Unutulmamaları dileğiyle haklarında yazmayı görev bildim.