ERTUĞRUL GÜNAY Gerçeği

Erol Çevikçe

Yazıma en sondan başlayacağım. CHP’deki bu akıllara sığmayan bencil kargaşayı konuştuğumuz bir eski Milletvekili. “Baykal E. Günay’ı partiden atmasa idi 2010’da partinin başına K. Kılıçdaroğlu değil E. Günay gelirdi” dedi.

Ben de o günlerde şunu yazmıştım, “Ertuğrul Günay gibi bir Değeri CHP’nin Genel Başkanı tamamen kişisel nedenlerle partiden atacak kadar küçülmüş ise, yazıklar olsun”.

Deniz Baykal ile birlikte 1976 yılında Ecevit’e karşı çıktığımızda CHP örgütünden bizi destekleyen illerin en başında Ordu ili geliyordu. Baykalcıların kurultay başkan adayı da, Ordu İl Başkanı Günay’dı.

1977 seçiminde en genç milletvekili olarak meclise girdi; 1977-1980 döneminde Ordu Milletvekilliği yaptı. CHP’nin sol kanat milletvekillerinden biri olarak kabul edilen Günay, 12 Eylül Darbesinden sonra  tutuklandı. 1 yıl kadar tutuklu kaldıktan sonra 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. 1980’den sonra siyasete Sosyal Demokrat Halkçı Partide (SHP) devam etti. SHP Ankara İl Başkanlığı (1986-1987) ve Genel Sekreter Yardımcılığı (1990-1991) görevlerinde bulundu.

1992’de CHP’nin siyasal yaşama yeniden dönüşü üzerine CHP’de yer aldı. 9 Eylül 1992’den 1994 sonuna kadar CHP’nin Genel Sekreterlik görevinde bulundu. 1994’teki yerel seçimlerde kaybedilen CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday yapıldı.

Bu olumsuz sonucun faturası hiç hak etmediği halde E. Günay’a çıktı. D. Baykal kendine rakip gördüğü Günay’ı patiden ihraç etti. Daha sonraki seçimlerde E. Günay partiye dönmek ve aday olmak istediği halde D. Baykal engelini aşamadığının en canlı tanığı bendim.

Öyle ki, çok genç yaşta E. Günay İçin ya bir yolunu bulup politikaya devam etmek ya da sade bir avukat olarak yaşamını sürdürmek kalmıştı. 2007’de Günay’ın tabanını gören R. T. Erdoğan ön koşulsuz Günay’a 5 arkadaşı ile birlikte çağrı yaptı ve 61. Hükümette Günay Kültür ve Turizm Bakanı oldu. 2013 yılı sonlarında, 17 Aralık soruşturma sürecinde alınan bazı kararları gerekçe göstererek AK Parti’den istifa etti.

Ertuğrul Günay’ın AKP’li oluşu CHP’liler üzdü ve yoğun bir kınama kampanyası yapıldı. Kendince çok haklı gerekçeleri vardı. Ancak benim bildiğim Ertuğrul’un o kararı almadan ve aldıktan sonra haftalarca gözüne uyku girmediğine inanıyorum. Kişiliğine saldıranlara karşı savunmak için çok zorlandım.

Elbette benim gibi sonuna kadar CHP’de kalıp bekleyemezdi. Ben Partimin bu günkü duruma gelmesinin en baş sorumlularındanım. Ama onun vereceği bir hesap yoktu. Dilerim Günay’ın hüznü, kapıları ona kapatan CHP’deki sorumluların, ölene kadar vicdan azabı olmuştur.