AHMET İSVAN VE REHA İSVAN

Erol Çevikçe

 

Ahmet İsvan’ı İstanbul Belediye Başkanı iken tanıdım. CHP’nin Bayındırlık Bakanı olarak yarım kalmış Mecidiyeköy Üst Geçidini yaptıktan sonra E-5 Karayolunun işler duruma getirilmesi için Eyüp Köprüsünü beraber açtık.

Daha önce yurt dışında tarım ve meyvecilik konusunda uzman olmuş ve Yalova’da araştırmacı ve üretici olarak çalışmıştı. Ayni köyden (Taşköprü) olan Reha İsvan’la evliliği o tarihlere dayanır.

CHP kadrolarında gördüğüm en çağdaş düşünceli ve omurgalı sosyal demokrat cumhuriyetçilerdi. A. İsvan, 1977ye kadar süren belediye başkanlığında hem Kentin mastır planı konusunda ilk kalıcı çalışmaları başlattı. Hem de geniş halk kitlesinin içme suyu konusunun kalıcı çözümü için ve halk ekmek üretimi gibi projelerde O’nun imzası vardır.

12 Eylül döneminde, 1 Mayıs 1977 günü Taksim alanında patlak veren olaylara adı karıştığı savıyla sıkıyönetim mahkemesindeki DİSK davasında yargılandı. Yargılama sırasında Kasım 1980'den Ocak 1983'e kadar yaklaşık 27 ay hapiste kaldı, yargılama sonucu aklandı. Sonrasında yaşadığı süre CHP’nin parti meclisi dahil her kademesinde görev yaptı.

2021'de İBB Belediye Sarayı'nda İsvan dönemi hakkında bir sergi düzenlendi. İBB Kültür AŞ bu sergi için bir kitap da yayımladı. 2022 yılında açılışını İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yaptığı "Ahmet İsvan Halk Ekmek Fabrikası" açılarak fabrikaya halk ekmek fabrikalarının kurucusu olan Ahmet İsvan'ın adı verildi.

Reha İsvan, 1919'da Mustafa Kemal Atatürk'le birlikte Samsun'a çıkan subaylardan Kemal Doğan'ın kızıdır. Konya, Manisa, Erzurum ve Kırklareli'nde geçen çocukluğunun ardından ortaöğrenimini İstanbul’daki Robert Kolej’de tamamladı. Ziraat Fakültesini bitirdi. 1968'den itibaren çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı, Çağdaş gazetesinde köşe yazıları yazdı. Eşi gibi sosyal demokrat bir cumhuriyetçi idi. 

12 Eylül Döneminde yöneticilerinden olduğu Barış Derneği hakkında açılan davada yargılandı. Davanın tek kadın tutuklusuydu. 26 Şubat-23 Aralık 1982 ile 14 Kasım 1983-17 Şubat 1986 tarihleri arasında hükümsüz tutuklu olarak Metris Askeri Cezaevinde 38 ay hapis yattı. 17 Şubat 1986'da tahliye edildi. Bu dönemdeki anılarını anlattığı -Ne Söylersen Bir Eksik- kitabının girişinde şöyle yazmıştır:    

 “Dünyamızda yaşayan her bir kişinin vicdanına ulaşsın istiyorum, tutsaklığın bilinci, tadı kokusu, duygusu. Ayrıca, gördüm, öğrendim ki, insanlar asıl korkuya yenik düşünce tutsak oluyor, yalnız kalıyor, mutsuz oluyor. Dışarıda olmuş içeride olmuş fark etmiyor o zaman. Fark etmiyor, çünkü kendi içinde yalnız olunca, dışarısı da zindan. İçeride olsun, dışarıda olsun, korku insanları esir alıyor, satın alıyor. Korku, insanın, insanlığın tüm insancıl duygularını, tüm insani gücünü elinden alıyor”.

Ahmet ve Reha İsvan, CHP’nin tarihinde çok özel ve saygın yerlerine karşın yeterince anılanlar arasında yer almadıklarına tanıyanların çok üzüldüğünün tanıklarındanım.

Kendi toprakları Yalova’nın Çiftlik köyünde aydınlık içinde yatıyorlar.