Gaziantep doğumlu Abdülkadir Ateş CHP’nin önde gelen siyaset insanlarından biridir. 18. 19. ve 22. dönemlerde Gaziantep Milletvekilliği, SHP-DYP Koalisyonunda Turizm Bakanlığı yaptı. ABD Pittsburgh Üniversitesi Ekonomi ve Kalkınma Planlaması Yönetiminde mastır ve doktorasını tamamladı.
Erdal İnönü’nün gidene kadar en yakınındaki bir-kaç politikacıdan biri olmasına karşın medyada öne çıkmak konusunda ağırbaşlı kalmayı yeğledi. Avrupa Konseyi üyesi olarak başkan yardımcılığı görevlerinde Türkiye’nin hakları için önemli katkıları oldu.
Ateş ile tanışmam şöyle oldu. 1968 Nisan ayında DPT’den mastır yapmam için gönderildiğim Pittsburgh Üniversitesi kayıt bölümünde ilgili kişinin odasında beraberimdeki Attila İldaş’la bekliyoruz. Karşımıza kızıl saçlı çilli bir genç geldi. “Attila şuna bak ne değişik bir genç hangi ülkeden acaba” dedim; Tam bir davudi sesle Ateş “hoş geldiniz arkadaşlar” deyince, ben biraz mahcubiyetle özür diledim. İki yıla yakın birlikte kaynaştık. O’da benim gibi sol eğilimli idi. Birlikte ciddi bir kaza geçirdiğimiz Niagara Şelalesi dahil çok yere gezilerimiz oldu. Bu arada evlendiğimde benim şahidim Abdülkadir Ateş’di.
Ben mastırı tamamladım döndüm. Ateş doktora için kaldı. 1987 seçiminde bir gün Antep’ten Celal Doğan aradı, “ bizim burada ANAP’ın adayları ünlü kişiler sen bilirsin bize de öyle sıfatlı birini bul” dedi. Hemen Ateş’i aradım çok heyecanlandı. Celal Doğan’a söyleyince “babası köyünde tanınan yaman biriydi gönderin gelsin” dedi. Genel Sekreter Fikri Sağlar’a açtım ve işlemlerini yaptık Ateş geldi kontenjandan listeye kondu.
Anımsatmak isterim, Prof. Mümtaz Soysal’ın itirazı nedeni ile –bütün illerde adaylar merkez yoklaması ile seçildiği için- Anayasa mahkemesi o seçim iptal etti. Kısa süre sonra üyelerle yapılan yoklamada Ateş Gaziantep listesinin birincisi sırasını kazandı ve milletvekili oldu.
Abdülkadir Ateş, 1991-1994 yılları arasında SHP-DYP koalisyon hükümetinde Kültür Bakanı olarak görev yaptı. Türk kültür hayatında ve turizm politikasında iz bırakan "reformist" isimlerden biri oldu. Özellikle bürokrasiyi azaltmaya yönelik yaklaşımları ve sanatı sokağa indirme çabalarıyla hatırlanır.
Abdülkadir Ateş dönemi, turizmin "kültürle entegre edildiği" bir geçiş dönemi oldu. O dönemde turizmdeki büyümenin sadece otel kapasitesiyle değil, ülkenin "kültürel marka değeriyle" ölçülmesi gerektiğine dair vizyoner çıkışları oldu. Abdülkadir Ateş'in bakanlık tarzı, siyasi kimliğinin ötesinde akademik ve teknokrat bir yaklaşım sergilemesiyle dikkat çekmiştir.
Ateş’in başkanı olduğu, Türkiye’de denizlerin korunması ve kıyıların uluslararası standartlara kavuşması adına en önemli adımlardan biri olan Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), gerçekten de Türk turizmi için bir dönüm noktasıdır. 1993 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel ve Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü’nün koalisyon hükümeti döneminde kurulan bu yapı, bugün Türkiye'nin dünya genelinde "Mavi Bayrak" sayısında zirveye oynamasının temel taşıdır.
Halen hem CHP’de aktif bir üye ve hem de TÜRÇEV’de başkan olarak görevlerini sürdürmektedir. Arkadaşı olmaktan gurur duyduğum Ateş’e esenlikler diyorum