Vay Siz APO'yu Serbest mi Bırakacaksınız; Çerçeve Yasa!

Ergün Aydoğan

                                 
Evet, bırakacağız! Sadece serbest bırakmayacağız ‘’Özel Statü’’ vereceğiz. Yeter mi elbette yetmez ‘’Serbest siyaset hakkı tanıyacağız’’ sadece o değil onun silahlı terörist arkadaşları için de çıkaracağımız özel yasa ile teröre bulaşmamış teröristlere (teröre bulaşmamış terörist nasıl oluyorsa) özel haklar tanıyacağız.
Kim diyor bunları, çok değil 2023 Mayıs seçimlerinde rakipleri için ‘’bunlar iktidar olursa Selahattin Demirtaş, Osman Kavala’yı serbest bırakacaklar’’ deyip ‘’Abdullah Öcalan’ı da serbest bırakacak mısınız’’ diye soranlar. İşin garibi PKK ve Kandil’le işbirliği yapmakla suçlananlarda şimdi onlarla aynı safta! Tereddütsüz destekçiler! Sadece Öcalan’ı bırakacak mısınız diye suçlananlar değil, kapatılması istenen DEM, DEM’i kapatmayan Anayasa Mahkemesi de kapatılsın diyenlerle DEM’de aynı safta; aynılar aynı safta dedikleri gibi!
Bu çelişkiler, kaygılar dile getirildiğinde silahı araçsallaştırıp 50 bin kişiyi katleden, çok uzun süre yaslandıkları küresel güçlerle birlikte siyaset inşa edenler ‘’siz barışa karşı mısınız, siz silahların susmasını istemiyor musunuz?’’ deyip. Bak ne güzel şu kadar zamandır can kaybı olmuyor!
Silahı alan siz, canları katleden siz, barışa silah sıkan siz; e sonra siz barışa karşı mısınız! Silaha karşıyız silaha! Teröre karşıyız teröre! Silahı araçsallaştırmaya, silahın üzerinden siyasetin inşasına karşıyız! İnşa edenlere karşıyız!
ÇERÇEVE YASA
Tam bir yıl önce 5 Ağustos 2025 tarihinde ‘’Terörsüz Türkiye’’ diyerek bağlayıcılığı olmayan ‘’Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’’ adıyla kurulan ve bugün ‘’Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’’ olarak sunulan ‘’Çerçeve Yasa’’ TBMM Adalet Komisyonu’nda AKP, MHP, DEM ve YENİ PARTİ ‘’evet’’ oylarıyla kabul edildi. Muhtemeldir ki Meclis Genel Kurul’unda da ‘’itiraz’’lar ve yoğun ‘’tartışma’’lardan sonra kabul edilerek ‘’Çerçeve Yasa’’ yürürlüğe girecek. Herhalde ondan sonra ‘’Barış’’ın önünde hiçbir engel kalmayacak, ‘’Barış’’ rüzgarları esecek, kırlarda çiçekler açacak!
‘’Çerçeve Yasa’’ imzaya açıldığında imza atan hiçbir milletvekilinin yasanın içeriği hakkında hiçbir bilgisi olmadığı. 12 maddelik yasayı sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve terörist başı Abdullah Öcalan bilgi sahibi olduğu, Yeni Parti yasa metnini istediği halde verilmeyen; bir yasa!
BARIŞ, DEMOKRASİ KİMİN İÇİN
‘’Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi’’ adıyla kurulan komisyondan bugüne ve halen neredeyse her sabah bir operasyonla ya bir belediye başkanı ya bir gazeteci ya bir sanatçı ya bir iş insanı ya da iktidardan rahatsızlığını dile getiren bir yurttaş sabaha karşı alınıyor, soruşturma ve kaçınılmaz olarak tutuklanıyor.
Ana muhalefet cumhurbaşkanı adayı tutuklu, genel başkanı için art arda fezlekeler düzenleniyor. İl, ilçe yöneticileri tutuklanıp, muhalefetin siyaset alanı daraltılıp, muhalefetin siyaset yapma hakkı elinden alınırken…
İkinci Cumhuriyet iddiasıyla ‘’en az Cumhuriyetin kuruluşu kadar önemli bir demokratikleşme sürecini’’ bizzat yürüttüğü iddiasındaki terör ve bölücülükten ömür boyu hüküm giymiş terörist başı Öcalan’a akıl danışılıyor, onun onayıyla, onunla birlikte yasa tasarısı hazırlanıyor, meşru siyaset dışarda bırakılırken onun devletin geleceğine ilişkin karar süreçlerine katılmasına olanak sağlanıyor!
Bu projenin ABD merkezli küresel bir proje olmadığı düşünülemez! ABD’nin Ankara büyükelçisi ve Suriye temsilcisi Tom Barrack önermesiyle ‘’güler yüzlü monarşi’’ adıyla etnikçi, mezhepçi, cemaatçi meşruti monarşidir planlanan. 
Butlancı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘’Türkiye yönünü Orta Doğu’ya dönmelidir’’ ve ‘’Cumhuriyet demokrasi ile taçlandırılmaktadır’’ demesi için kurucu parti CHP butlan kararıyla bölünmüştür.
ÇERÇEVE YASA, UYGULAMASI
Yasanın uygulamasına yönelik kaygıları Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve birçok hukukçu dile getiriyor. 
Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu; Yasada demokratikleşme konusunda tek bir hüküm yok. Yasa hukuk bir tarafa, anayasaya da aykırı. PKK fiilen Cumhurbaşkanlığına bağlanıyor. 
Anayasaya göre, MGK tavsiye kararı alabilen bir organ iken MGK, anayasaya aykırı olarak bağlayıcı karar organı haline getirilmiş. Bu durumda MGK’nın, Cumhurbaşkanı’nın sözü dışında hareket etme olasılığı yok. PKK ve mensupları konusunda her şey TBMM’nin değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın inisiyatifine bırakılmış.
Yasanın 7’inci maddesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında 4 bakan (Adalet, İçişleri, Milli Savunma) ve 3 bürokratın (MİT Başkanı, CB Genel Sekreteri, MGK Genel Sekreteri) yer aldığı ‘’Takip, Koordinasyon, Uygulama Kurulu’’ ile ‘’haklarında henüz soruşturma açılmayan, soruşturulan, yargılanan, cezası infaz edilenler dahil her düzeydeki tüm PKK’lılar’’ konusunda yetki ve görev sahibi. Bu Kurulun işlem izni olmadan yargı hiçbir şey yapamıyor.
Ana muhalefet genel başkanı Özgür Özel hakkında fezleke baskısı, belediye başkanları ve il ilçe başkanları aralıksız operasyonlarla tutuklanırken,  çıkarılacak ‘’Çerçeve Yasa’’ dan kimin yaralanıp yararlanmayacağı tartışıladursun, Öcalan’a salıverme, umut hakkı ve siyaset yolunun açılacağı anlaşılmaktadır.
Öcalan Ada’dan çıkmayacakmış ama ‘’serbestçe’’ dolaşabilecek, istediği herkesle görüşecek ve elbette siyasete yön verecek. Artık TRT ekranlarından elçilerin okuduğu mektupla değil doğrudan siyasete yön vermesi sağlanmış olacak.
Anlaşılan o ki bütün bunlar yeni dönem siyasi ittifak oluşumları ve yeni partnerlerle iktidarı sürdürmenin hazırlıkları…
Tarihi bir dönem; muhalefet dikkatli olmalı…