Günler öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek’e ‘’adına kayıtlı tapuları açıkla, açıklamazsan ben açıklayacağım’’ diyerek bir süre verdi. Verdiği süre dolduğu halde herhangi bir açıklama gelmedi; Özgür Özel dediği tarihte açıklamadığı için kamuoyundan yoğun eleştiriler aldı. Özgür Özel geçtiğimiz hafta CHP Genel Merkezinde yaptığı basın toplantısında Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği 11 tapu bilgilerini ID numaralarıyla birlikte kamuoyuyla paylaştı.
Normal, denge denetlemenin olduğu, kurumların işlediği, basının özgür olduğu, baskı ve korkunun olmadığı bir ülkede ana muhalefet partisi genel başkanının ortaya attığı bu iddialar ciddiye alınır, ilgili kurumlar harekete geçer, basın bu iddiaların üzerine gider; yolsuzlukların üzerine giden gazeteciler olayı didik didik eder, araştırır!
Ama öyle olmadı; İBB/İmamoğlu davasında ‘’şahin’’ olanlar biranda suspus savunmaya geçti!
Akın Gürlek iddia edilenin aksine dört tapusu olduğunu söyleyip iddiaları yalanladı. Olaya bambaşka bir açıdan yaklaşıp Özgür Özel’in ‘’asrın yolsuzluğu’’nun üzerini örtmek ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in Manisa’da bir benzinlikte HTS ortak sinyal-baz kaydı olduğunu, Muhittin Böcek’in aday olmak için verdiğini iddia ettiği ‘’rüşvet’’ için ‘’itirafçı olacaktı, ama olmadı’’ Özgür Özel bunun üzerini örtmek için bu iddiaları gündeme getiriyor diye açıklama yaptı.
Bir ülkenin savcısı, adalet bakanı ana muhalefet genel başkanın iddialarını ciddiye alıp kamuoyunu tatmin edici cevaplar vermek yerine…
Genel başkanla partinin belediye başkanının benzinlikte ne işi var diye sordu. Bir arada olmalarının normal olmadığı iddiasıyla; rüşvet iddialarını öne sürdü. Oysa bir partinin genel başkanıyla aynı partinin belediye başkanının benzinlik-restoran-otel veya herhangi bir yerde olmaları son derece olağan, norma bir durumdur. Herhangi bir belge, kanıt yoksa kişilerin bir arada olması mutlaka para alışverişinin olduğu anlamına gelmeyeceğine göre. Bu yönde belge-kanıt olmadan böylesi bir iddiayı gündeme getirmek ne kadar doğrudur.
Daha vahim olan ise Özgür Özel ile Muhittin Böcek’in HTS kayıtları ile benzinlikte olmaları sabit denilmesi, Özgür Özel ve Muhittin Böcek’in takip edildiğinin açık itirafıdır! Özgür Özel ana muhalefet genel başkanı ve milletvekilidir, dokunulmazlığı olan bir milletvekili izinsiz, yasadışı dinlenmiş, takip mi edilmiştir. İzinsiz ve yasadışı (hukuka aykırı) elde edilen deliller delil niteliğinde kabul edilmediğine göre!
Özgür Özel’in yasadışı takip edilmesini Watergate skandalına benzetenler var.
Watergate skandalı, 1972’de ABD Başkanı Richard Nixon’ın ekibinin Demokrat Parti ofislerine yasadışı dinleme cihazları yerleştirmesi ve bu casusluk olayını örtbas etmeye çalışmasıyla patlak veren büyük bir siyasi skandaldır. Araştırmacı gazetecilik ve Beyaz Saray kasetlerinin ortaya çıkmasıyla Nixon, 9 Ağustos 1974’de istifa eden ilk ve tek ABD başkanı olmuştur.
İBB DAVASINDA ASLAN KESİLEN BASIN!
Duruşmaları yeni başlayan İBB davasına ‘’asrın yolsuzluğu’’ diyenler. İddianame aşamasında günlerce iddialar ve gizli tanıklar üzerinden her akşam saatlerce yayın yaparak ‘’peşin suçlu’’ ilan eden gazeteciler CHP Genel Başkanının ortaya attığı iddiaların üzerine gitmek yerine ‘’karartma’’ yapma çabası içine girdi.
İktidara yakın Nedim Şener, Cem Küçük gibi gazeteciler dünyanın her yerinde haber değeri taşıması gereken, ana muhalefet liderinin ortaya attığı bir bakanla ilgili mal varlığı iddialarının üzerine gitmek, sormak sorgulamak yerine; bu tapu bilgilerini ana muhalefet liderine kim nasıl ulaştırdığının peşine düştüler. Sorun tapuların varlığından öte kimin nasıl sızdırdığı mıdır! Oysa siyasi görüşüne bakmaksızın bir siyasinin geliriyle mütenasip olmayan mal varlığının kaynağını açıklamakta zorlanacağı düzeydeki mal edinimlerini nasıl elde ettiğinin peşine düşülmesi özgür basının, devletin ilgili kurumlarının görevi olması gerekmez mi?
MAL VARLIĞI AÇIKLANMALIDIR
CHP Genel Başkanının ortaya attığı iddialardan sonra kamuoyunda oluşan beklenti Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, ‘’siyasiler ve kamu görevlileri, 3628 sayılı kanun kapsamında kendileri, eşleri ve velayetlerindeki çocuklarının taşınmaz (ev, arsa) ve net aylık tutarının 5 katını aşan taşınır (araç, nakit, altın vb.) mal, hak gelir ve borçlarını mal bildirim forumu ile beyan ederler. Bildirimler göreve başlarken, sona erdiğinde veya sonu 0 ve 5 ile biten yıllarda güncellenir.’’ Beklene o ki görevleri sırasında verilen bu mal varlığı bildirimlerinin açıklamasıdır.
İddialar karşısında, Kamu Görevlileri Etik Kurulu mal bildirimlerini gerektiğinde inceleme yetkisine sahip olduğuna göre; inceleme başlatabilir.
Mesele şeffaflık, saydamlık ise! Yapılanların üzerine siyasi saiklerle gidilmiyorsa!