Saray'ın Tercihi Butlancılar

Ergün Aydoğan

Diktatörlüklerin en uzun ömürlüleri muhalefeti tamamen yok edenler arasından çıkmaz, yargı kararlarıyla muhalefetin koltuğuna kendi istediği ismi oturtanlar arasından çıkar.

19 Mart 2025’de İBB ve Ekrem İmamoğlu’na yönelik başlayan yargı darbesiyle CHP’yi ‘’bölme, yönetme, kontrol altına’’ alma projesi ve butlan kararı sonrası Özgür Özel ve 90 milletvekili CHP’den ayrılarak Yeni Parti’yi kurdu. Belediyelere yönelik ‘’teklif’’ veya ‘’tehdit’’ yoluyla transfer etme, transferi kabul etmeyenlere yönelik yargı operasyonları aralıksız devam ediyor.

Aynı iş ve işlemler AKP’li belediyeler için suç oluşturmaz, hiçbir AKP’li belediye başkanı şafak vakti gözaltına alınmazken, hiçbir AKP’li belediye başkanı tutuklu yargılanmazken, CHP dışında hiçbir belediyeye böylesi yargısal operasyon yapılmazken; CHP’li belediyeler operasyon baskısı altında. Yaşananların iddia edildiği gibi yolsuzlukla mücadele mi yoksa muhalefeti dizayn etme, şekillendirme mi olduğunu anlamak için iktidardan gelen seslere bakmak lazım.

Önce AKP eski milletvekili ve MKYK üyesi Şamil Tayyar’ın paylaşımına bakalım. AKP’li Şamil Tayyar ‘’siyasi oyun planı olan ve gelecek projeksiyonu çizen tek lider Erdoğan. Her hamlenin bir stratejisi var. Rakibine göre oyun kurmaz, kendi oyununu kabul ettirir. Rakibini de kendi belirler. Şimdi olduğu gibi’’ daha ne desin! Kurultaya dönük ‘’şaibe’’ ve belediyelere dönük ‘’yolsuzluk’’ operasyonlarının rakibini belirlemek için strateji olduğu daha açık nasıl söylenebilir ki!

Sadece o kadar mı?

Saray Başdanışmanı Mehmet Uçum ‘’Ülke siyasetinde sanki büyük bir olaymış gibi ele alınan Yeni Parti konusu kişilerle ilgili siyasi magazin tartışmasından öteye gidemez. CHP bu ayrışma ile esasında önlerine koydukları arınma perspektifine uygun bir temizlenme sürecine girmiş oldu. CHP sonuçta yine CHP’dir. Sel gider, kum Kalır.’’ Başdanışman Uçum ‘’CHP yine CHP’dir; sel gider kum kalır’’ sözleriyle tercihini açıkça ortaya koyuyor. Saraydan yükselen açık tercih bu olduğuna göre siyasallaşan yargının aksi yönde karar alması veya alınan kararların hukuki olduğuna inanılabilir mi?

Butlan kararıyla tekrar CHP’nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu sarayın kendisine attığı pastan gayet memnun bir biçimde ‘’çok şükür arınma büyük ölçüde gerçekleşti’’ sözleriyle Uçum’u onaylıyor. Kılıçdaroğlu, 91 milletvekilinin CHP’den ayrılmasını ve CHP’li belediyelere yönelik aralıksız süren yargısal operasyonları ‘’arınma’’ olarak görerek peşin suçlu olduklarını kabulleniyor. Hatta bazı pişmanlık sözleriyle ‘’suç duyurusu’’nda bulunuyor. İktidar da zaten başından beri Kılıçdaroğlu’ndan güç aldığı için bu hoyrat, kaba operasyonları yapabiliyor.

Yapılanları sadece Şamil Tayyar, Mehmet Uçum onaylanmıyor. Yürütmenin başı partili cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin bölünmüş olmasından memnuiyetini ‘’milletimiz büyük bir felaketten kurtulmuştur’’ sözleriyle açıkça dile getiriyor.

Amaç son yerel seçimlerde birinci olan, geniş halk kitlelerinde yüksek kabul gören yeni nesil siyaset karşısında çözüm üretemeyen, sorun çözme kapasitesini kaybeden 24 yıllık uzun iktidarın kitlelere söyleyebileceği yeni bir hikaye olmayınca çareyi rakibi yargı operasyonlarıyla yıpratmak, bölmek gücünü parçalamakta bulmuştur.

YENİ PARTİ TOPLUMSAL İHTİYAÇTAN ORTAYA ÇIKMIŞTIR

Yeni Parti klasik parti içi liderlik yarışından kaynaklı bir oluşum değildir. İktidarın kurduğu çeşitli baskılar ve yetkisiz bir mahkemenin verdiği butlan kararıyla milletin seçtiği siyaset tasfiye edilmiş, yargı dizaynıyla milletten yetki alamamışları göreve getirmenin sonucunda…

Milletin yoğun Yeni Parti talebi baskısıyla kurulmuş bir partidir. Bugüne kadar kurulan siyasi partilerin kuruluş süreçlerinden oldukça farklıdır. Kurulduğu anda 91 milletvekili ile Meclis’in ikinci büyük partisi, ana muhalefet konumundadır. Çeşitli dönemlerde görev yapan üç yüze yakın önceki dönem milletvekili CHP’den ‘’buruk’’ duygularla ayrılarak Yeni Parti’ye destek vermiştir. 74 il ve ilçe örgütleri olduğu gibi Yeni Parti’dedir. Sadece CHP seçmeninde değil, farklı siyasi görüşteki tabanda heyecana yol açmış, ilgiyle karşılanmıştır.

Özgür Özel gittiği bütün illerde yoğun halk ilgisiyle karşılaşmış, yürümeye başladığı anda ardından on binler yürüyüşe geçmiştir. Teknik kurulum sürecinden sonra başlatılan bağış kampanyasına on binlerce yurttaş milyonlarca bağış yapmış, yapmaya devam etmektedir. Henüz üye kayıtları başlamadan üye olmak için sabırsızlanan yüz binler vardır. Kimse Yeni Parti yolculuğunu bugüne kadar kurulan partilerle karıştırmamalı; bu hareketi halk sahiplenmektedir.

Siyasetin finansmanının tartışıldığı, vermekten çok almaya alışmış toplumun ilk kez cebinden finanse ederek var ettiği siyasi hareketin önünde durmak kolay değildir. İktidar cephesinde tedirginliğe yol açan Yeni Parti’ye yönelik olası operasyon iddialarının halk sahiplendiği sürece pek bir karşılığı olmayacaktır.