Roller değişti; adayınız kim, açıklayın!

Ergün Aydoğan

                                    

Cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidarın ‘değişmez’ adayı belli olduğundan iktidar muhalefet üzerinde adaylık baskısı oluşturarak, sürekli olarak adayınız belli değil, aday bulamıyorsunuz ‘adayınızı açıklayın’ baskısı oluşturdu. Muhalefet de kendi içinde ‘kazanacak aday’ metaforu üzerinden süreci yürütüp ‘adayımız hazır’ seçim takvimi ilan edilir edilmez adayımızı ilan edeceğiz dedi. Ekonomideki olumsuzluklar, kötü yönetim, enflasyon, hayat pahalılığı, kitlelerin en yakıcı sorunları göz ardı edilip sürekli aday kim olacak, kazanacak aday tartışmaları gündemin önüne geçti…

Sonra görüldü ki, belli denilen aday belli değilmiş, sayısız toplantılarda adaylık hiç konuşulmamış, gündeme gelmemiş, meğerse muhalefetin var dediği aday yokmuş!

Malum sürecin sonunu hep birlikte ülke olarak yaşıyoruz…

Şimdi yerel seçimler kapıya dayandı, roller değişti, CHP’nin Ankara ve İstanbul adayları belli iken, iktidar yana yakıla özellikle İstanbul ve Ankara için aday arayışında ama bir türlü karar veremiyor!

Aslında şimdi iktidarın genel seçimlerde yaptığı gibi muhalefet de iktidar üzerinde ‘adayını açıkla’ hani adayın nerede, adayını niye açıklayamıyorsun, kazanacak aday bulamıyor musun baskısı oluşturabilir!

Çünkü iktidar 2019’da İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bazı büyükşehir belediyelerini kaybederek psikolojik üstünlüğü muhalefete kaptırmıştı; hoş muhalefet bu psikolojik havayı iyi kullanamadı, masadan oturup kalkmalarla heba etti başka!

AKP Genel başkanı Erdoğan cumhurbaşkanlığın tüm gücünü kullanarak 2019’da kaybettiği büyükşehirleri özellikle İstanbul’u ne yapı edip almak istiyor. 2019 seçimlerinde İstanbul’un tüm ilçelerinde gece gündüz mitingler yapmış ‘’Sisi’’ ye mi oy vereceksiniz Binali’ye mi demiş olmasına rağmen İstanbul’u kaybetmişti. Şimdi elbette ‘Sisi’ demeyecek çünkü ‘Sisi’yle artık barışıldı ama şimdi de ‘Netanyahu’ diyebilir veya başka rakipler de bulabilir çünkü aşkım dediği İstanbul’un kaybı başka bir kayba benzemediğini yaşayarak gördü!

2019’da ‘Sisi’ye benzettiği Ekrem İmamoğlu’nu bugün ‘Netanyahu’ veya başka birine benzetebilir!

Bütün gözlerin çevrildiği İstanbul’da AKP’nin kendi yaptırdığı anketlerde bile Ekrem İmamoğlu ismi AKP’li isimlerin çok önünde çıkıyor. Sonucu açıklanmayan ‘örgüt içi eğilim yoklaması’ nda kimin önde çıkıp çıkmadığının bir önemi yok şimdi ‘kazanacak aday’ metaforu iktidar için geçerli. Adı geçen sayısız aday isimleri içinde kimin olacağından daha çok ‘kazanacak aday’ arayışı var. Damat Selçuk Bayraktar mı yoksa başarılı operasyonlar yapan ve İstanbul için parlatıldığı iddia edilen İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya veya başka birisinden ziyade esas önemli olan ‘kazanacak aday’ olması!

CHP’deki değişimle birlikte gücüne güç katan Ekrem İmamoğlu her geçen gün vites yükseltiyor, kendinden emin şekilde bugüne kadar yaptıklarını ve yapacaklarını anlatarak AKP içindeki adaylık tartışmalarına bakmadığını çünkü rakibinin açıklanacak isim olmayacağını esas rakibinin 2019’da olduğu gibi yine cumhurbaşkanı Erdoğan olacağını söylüyor.

Elbette İYİ Parti’nin işbirliği teklifini reddetmesinin olumlu-olumsuz yansımaları olacaktır. Ama kim ne derse desin şu anda bütün adaylar içinde kazanmaya en yakın isim Ekrem İmamoğlu’dur. Şimdi yapılması gereken şu ana kadar İYİP’le işbirliği hesapları üzerinden kurgulanan stratejide değişikliğe gidilerek yeni stratejiler belirlenmeli bu stratejide partilerin kurumsal kararlarının aksine sağduyulu seçmen tabanına yönelik olmalıdır. Parti yönetimleri kendi siyasi kariyerlerini önceleyerek istedikleri kadar toplumsal gerçeklikten kopuk kararlar alsınlar seçmen alınan kararlara rağmen sandıkta sağduyulu davranabiliyor.

AKP’li Hilmi Daşdemir’in sahibi olduğu Optimar’ın son anketine göre, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu açık ara önde gözüküyor. İmamoğlu ile Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yarışırsa; İmamoğlu yüzde 46.3, Koca yüzde 34.9 oy aldı. İkisine de oy vermem diyenlerin oranı yüzde 18.8 oldu. İmamoğlu ile eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yarışırsa; İmamoğlu yüzde 48.8, Kurum yüzde 30.2 oy aldı. İkisine de oy vermem diyenlerin oranı yüzde 20.9 oldu. İmamoğlu ile eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yarışırsa; İmamoğlu yüzde 51, Soylu yüzde 28.5 oy alıyor. İkisine de oy vermem diyenlerin oranı yüzde 20.6 oldu. İmamoğlu ile Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu yarışırsa; İmamoğlu yüzde 50.3, Göksu yüzde 26.5 oy alıyor. İkisine de oy vermem diyenlerin oranı yüzde 23.1. İmamoğlu ile eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu yarışırsa; İmamoğlu yüzde 49.9, Karaismailoğlu yüzde 23.3 oy alıyor. İkisine de oy vermem diyenlerin oy oranı 26.8.

Öte yandan araştırmada İstanbulluların yüzde 42.6’sı İmamoğlu’nu başarılı bulurken, yüzde 34.4’ü başarısız, yüzde 23’ü ‘orta’ diyor. ‘’İmamoğlu aday olsa oy verir misiniz?’’ diye sorulan soruya ise 45.5’i evet derken, yüzde 41.8’i ‘’Hayır’’ diyor. Yüzde 12.7’si ise kararsız.

Bugün bu kararları alanların iddia ettiği gibi 2019 seçimlerinde dikkat çekilen ‘rejim tehlikesi’ ortadan kalkmadıysa ki mevcut tablo 2019 şartlarından daha ağır bir tablo olduğuna göre seçmen sandıkta adına ister ‘birleşme’ isterse ‘ittifak’ deyin gereğini yapacaktır.

Seçmen her zamanki pragmatizmiyle her ne kadar parti aidiyeti olsa bile oyunun heba olmaması için, kaybeden olmamak, kazananın yanında olma duygusuyla gereğini yapacaktır.

Tabi Ekrem İmamoğlu ben rakibimi biliyorum aday kim olursa olsun diyor ama kendi partisi içinde AKP’den daha çok kaybetmesini isteyen, kaybettirmeye odaklı CHP’lileri dikkate almasında yarar olabilir!