Eli kanlı katilden, kilim hediyeleşmesine!

Ergün Aydoğan

                          

Hediyeleşmeye, terörsüz Türkiye’ye karşı olmayacağımız gibi aklı başında hiçbir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının da terörsüz Türkiye’ye karşı olacağına, terörü destekleyeceğine inanamayız. Ama gelinen noktada ani ve hızlı gelişmelerin kamuoyunun kafasını karıştırmadığını da kimse düşünmesin!

Sondan, Devlet Bahçeli’nin ‘’Kültürümüzde her kilimin bir ismi vardır, bu kilime de 27 Şubat 2025 Barış ve Demokrasi Kilimi adını veriyorum.’’ Sözlerinden başlayalım…

Önceki ve şimdiki ‘’gerilim’’in aksine, DEM grubu ili sık görüşmelerin yapıldığı 12 Aralık 2025 tarihinde DEM Parti heyeti Meclis’te Devlet Bahçeli ziyaretinde ‘’kurucu önder Abdullah Öcalan adına’’ Şanlıurfa’da özel dokutulan bir kilim hediye ediyor.

O gün gündem olmayan kilim Devlet Bahçeli’nin açıklamasıyla gündem oldu. Bahçeli, ‘’Kendisine Türk ve Kürt birliği ile kardeşliği konusundaki samimiyeti için teşekkür ediyorum’’ sözleriyle sürecin nasıl başladığını açıklıyor.

Bahçeli, Meclis’te DEM grubuyla tokalaşma ile başlayan sürecin, yorumların aksine ‘’anlık’’ bir kararla tokalaşmaya karar verdiğini, Türkiye adına bir adım atılması gerektiğini düşündüm ve gidip DEM Partililer ile tokalaştım, diyerek…

‘’Biliyorsunuz tokalaşmadan sonra ‘Öcalan gelsin DEM Grubu’nda konuşsun’ dedim ve ‘terörist elebaşı’ ifadesinden ‘kurucu önderlik’ tanımına geçtim. A noktasından B noktasına ulaşmanın en kısa yolu bir doğru çizmektir. Eğri yolunuzu uzatır. A noktası Türkiye Cumhuriyeti ise B noktası da kurucu önderliktir. Terörü yok etmenin en hızlı yolu budur.

Ülkemizin milletimizin barış içinde güçlü olması, teröre ayrılan kaynakların refaha ve yatırıma akması önemlidir.’’

Meğerse kapatılsın, Anayasa Mahkemesi kapatmıyorsa Anayasa Mahkemesi de kapatılsın denilen DEM Parti ile ‘’anlık’’ bir kararla ilişki kurulabiliyor! Terörü hızlı yok etmenin yolu A noktasından B noktasına doğru bir çizgi çizmekle bulunabiliyor. A noktası Türkiye Cumhuriyeti ile B noktası kurucu önderlik arasında sıkı bağlar geliştirilebiliyormuş!

Eğri yolu uzatıyor, doğru da A noktası ile B noktası arasında ilişki kurmak bu kadar kolay idiyse neden bugüne kadar beklenildi; eğrinin yolu uzatmasına bunca zaman neden göz yumuldu! A noktasından B noktası görülmedi mi; görüldü, görülmek mi istenmedi!

DÜNE BAKILMADAN, ANLIK MI BAKILMALI

Bugün A noktasından B noktasına gelmek bu kadar basit diyen Devlet Bahçeli, 1999 yılında Abdullah Öcalan Kenya’da yakalanıp gözleri bağlı getirildiğinde iktidar ortağı Başbakan yardımcısıydı. İdam cezası AB uyum yasaları çerçevesinden o dönem kaldırıldı. Öcalan yargılandı, ömür boyu hapse mahkum edildi ve İmralı’ya gönderildi.

Devlet Bahçeli uzun yıllar ‘’bebek katili, eli kanlı katil, terörist başı Abdullah Öcalan’’ dedi meydanlarda. Öcalan’a ‘’sayın’’ diyenleri haini ilan etti! Bazen ip attı… Kendi ifadeleri ile 2016’da iktidar ortağı değil, ittifak ortağı oldu; inşa ettiği rejimle halen Türkiye’ye yön vermektedir.

A noktasından B noktasına doğru bir çizgi çizmek 2023 seçimlerinde akıllara gelmedi mi?

Çok gerilere gitmeye gerek yok, mevcut parlamento seçimlerinin yapıldığı 2023 seçimlerinde Devlet Bahçeli ve desteklediği Recep Tayyip Erdoğan’ın neler dediği ortada. Hem Bahçeli hem de Erdoğan, CHP’yi DEM’lenmekle suçladı, masanın altındaki gizli ortağı açıkla DEM’le neyin pazarlığı içindesiniz dediler. CHP’yi, Kılıçadroğlu’nu Kandil destekliyor iddiaları ortaya atıldı. Kandil ile montaj kasetler meydanlarda ‘’montaj veya değil’’ diyerek gösterildi.

Yetmedi ‘’Kılıçdaroğlu kazanırsa Selahattin Demirtaş’ı serbest bırakacak, Öcalan’ı da serbest bırakacak mısın?’’ soruları yöneltilerek seçimler kazanıldı.

Kamuoyu da bugünkü açıklamalardan yola çıkarak haklı olarak madem bu kadar kolaydı neden bugüne kadar beklendi, neden bugünkü gibi A noktasından B noktasına gelinmediğini merak ettiği gibi; bir süre sonra bugünkü tablonun tam tersinin olup olmayacağını merak etmektedir.

Kitleler hangi söze, ne zaman inanacağının şaşkınlığı içindeyken, Bahçeli ve ittifakı ‘’ip atarken de, kurucu önder deyince de’’ alkışlanacağı bilinciyle gayet rahatlar. Düne bakarak yarın, bugünkü açıklamaların tam ersi açıklamalar olursa sürpriz olmaz.

KİLİM…

‘’Sevdiğine sözü olan bir kilim dokur, Kilimin dilinden ancak anlayan okur, Sırlarımı verdim sana sevgimi verdim, Şu gönlümü kilim yaptım yoluna serdim…’’

ATEŞKESİN UZAMASI…

PKK’nın silah bırakma çağrısının YPG/SDG’yi de kapsaması gerektiği çağrısının gölgesinde Suriye’de gelişmeler ateşkesin uzatılmasıyla birlikte hızlı ilerliyor. Kürtler son gelişmelerden çok mutlu değil, terk edilmişlik duygusu içindeler.

Suriye’de son durum ve son tahlilde ne olacağını belirleyenin ABD. Bu durumda İsrail devletinin çıkarları başat rol oynamaktadır.

Konuya açıklık getiren en önemli ibret verici açıklamayı ABD Suriye temsilcisi, Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ‘’SDG’nin IŞİD karşıtı başat güç olma rolü artık etkisini kaybetmiştir. Artık durum değişti. ABD ile işbirliği yapan bir Suriye hükümeti var. Bu hükümet IŞİD’le mücadele ediyor.’’ Sözleriyle açıklamıştır.

Emperyalizmin klasik böl, parçala, yönet; kullan at, formülü her zaman olduğu gibi yine devrededir.