Dağıtılan silahlarla ilgili kaygılanmalı mıyız?

Ergün Aydoğan

                            

Uzun süredir herkesin malumu ‘kayıp silahlar’ veya ‘kayıt dışı silahların’ akıbeti, Türkiye’nin ‘fenomeni’ veya ‘temiz ellerin’ umudu! haline gelen Sedat Peker; yer(İstanbul-Balat), saat, zaman, kişilerin kimlikleri, silahların cinsi ve dağıtımda kullanılan araç marka ve plakalarına kadar verince…

Dağıtımda adı geçen 15 Temmuz gazisi, İçişleri Bakanlığı mensubu Ahmet Onay da olay yerinde olduğunu doğrulayınca fısıltı halinde konuşulan korku-endişe ve kaygılar tekrar gün yüzüne çıktı, hat safhaya yükseldi.

Sedat Peker’in tekrar gündeme getirdiği, kimsenin de şimdiye kadar yalanlamadığı ve gecikmiş de olsa hala savcıların herhangi bir soruşturma başlatmadığı iddia; silah dağıtım işine 15 Temmuz’dan sonra da devam edildiği.

Yani 15 Temmuz öncesi ve sonrası ‘belli kişi ve gruplara’ silah dağıtılmış!

Bu silahlar kayıp falan değil, kayıp olsa ‘Devlet’ arar ve bulur. İddia edilen silahlar belli program dahilinde dağıtılmış. Anlaşılan Sedat Peker’e devletin içinden anlık bilgi akışı aynen devam ediyor.

Kayıp silah veya dağıtılan silahların birçok kez gündeme gelişine paralel AKP örgütünden bazı isimlerin iç savaş çağrısını andıran tehditleri, Sevgi Noyan’ın katıldığı Ülke TV’de ‘’15 Temmuz kursağımızda kaldı, yapamadık istediklerimizi. Boş bulunduk… Yanlış anlaşılmasın, doğru anlaşılsın; bizim aile şöyle 50 kişiyi götürür. Biz bu konuda çok donanımlıyız maddi ve manevi olarak…’ demesi.

Yine AKP eski Gençlik Kolları başkanı İsmail Karaosmanoğlu’nun 30.04.2020’de attığı twette ‘’15 Temmuzdaki hain kalkışmaya kadar hobi amaçlı birkaç çakım vardı sadece. Şimdi, bir mangayı donatacak kadar silah ve mühimmatım var. Benim gibi de yüzbinler var. Bir daha ‘’başka şekilde’’ iktidar değiştiremeye niyetlenen olursa deneyeceğimiz çok fantezi var haberiniz olsun.

Korkunç, vahim, dehşet verici, tehdit içeren; paylaşımlar.

Biri diyor bizim aile en az 50 kişi götürür. Bir diğeri, ‘bir mangayı donatacak kadar silah ve mühimmat’ ve benim gibi yüzbinler’ var diyor. Kimse o yüzbinler…?

Eyvah eyvah korkmamalı mıyız? Haberi olması gereken ilgililer, yetkililer; memleketin savcıları bu iddialar ve dağıtıldığı halde kayıp olduğu iddia edilen silahlarla ilgili, ne yapmışlardır?

Kayıp 100 bin silah ve bir o kadar da mühimmat; sanki fırından ekmek almak kadar basit bir iş!

Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk katıldığı ‘Bizim TV’ You Tube kanalında ‘’…biz sadece küçük bir parçasını görüyoruz, kaybolan silahların sayısı, yani Emniyet Genel Müdürlüğü’nün ve jandarma genel Komutanlığı’nın envanterinde olup kayıp olan silahların sayısı, benim bildiğim kadarıyla 100 binden fazla. Bu, normal resmi açıklanan rakam. Bu çok büyük bir rakam. Mesela bir piyade tugayının aşağı yukarı 5 bin kişi olduğunu düşünün, burada aşağı yukarı 20 tugaydan söz ediyoruz. Bunların büyük bir kısmı, anlaşıldığına göre otomatik silah. Yani tabanca değil, otomatik silah. Yani tabanca değil, otomatik silah, vahim durum. Çok ciddi’’ diyor.

El altından silah dağıtıldığı yer, saat, zaman, kişiler, silah cinsleri, dağıtan araçların marka ve plakaları!

Ellerinde silahlar olduğunu iddia ederek kamuoyuna tehdit savuranlar ortalıkta ise; korkulmamalı mı?

Kamuoyunda uzun süredir iktidarın seçimleri kaybetse bile gitmeyeceğine, bazı güçlerin sokaklarda silahlı eylemler başlatacağı ‘iddiaları, korkuları, kaygı ve endişeleri’ yaygın şekilde konuşulmaktadır.

VE OLAĞANÜSTÜLÜĞÜN OLAĞANLAŞMASI

AKP’nin iktidara talip olduğu süreçte en büyük iddialarından birisi ‘olağanüstü halin’ kaldırılacağı, ülkenin demokratikleşeceği iddiasıydı. Sanki bir dönem AKP, AB’yi hedeflemişti! Gündüz vakti AB’ye giriyoruz kutlamaları yapmışlardı!!

Şimdi tek dert, her ne pahasına olursa olsun, iktidarı korumak, iktidardan gitmemek mi?

20 Temmuz 2016’da ilan edilen olağanüstü hal, 18 Temmuz 2018’de sona erdi. Ve fakat olağanüstü hal döneminde kullanılan yetkilerden bazılarının uygulama süresinin çıkarılan torba kanundaki düzenlemelerle üç yıl daha uzatılması sağlandı. OHAL sonrası çıkarılan torba kanun ile belirlenen süre de tamamlandı.

Ama AKP ‘olağanüstü hali’ çok sevmiş olmalı ki…

Bu ay sonunda süresi dolacak olan bu yetkiler için AKP, yine torba kanun teklifi hazırlayarak OHAL yetkilerinin 3 yıl daha uzatılmasını öngörüyor, çok istiyor, bu hafta TBMM’ye getiriyor.

3 yıl daha uzatılacak OHAL ile gözaltı süresi 12 güne çıkacak, gösteri ve yürüyüşler kısıtlanacak, hak arayışlarına kısıtlamalar getirilecek ve en önemlisi olağanüstü şartlarda seçimlere gidilecek.

OHAL ile 3 yıl daha, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından ‘istenilen’ şirketlere kayyım atanma uygulamasının 3 yıl daha sürdürülmesi öngörülüyor.

Ölçü olamaz elbette; Mısır’da 4 yılı aşkın süredir devam eden OHAL, 17’nci kez uzatılmış, 24 Temmuz’dan itibaren 3 ay daha yürürlükte olacakmış!

Bizimkisi 3 yıllık, yani toplamda 6 yıl OHAL’le yaşamış olacağız!

Uzatmanın gerekçesi ise ‘’terörle mücadelenin etkin bir şekilde sürdürülmesi’’ ne dayandırılıyor.

Toplumda oluşan korku, kaygı ve endişeleri ortadan kaldıracak ‘umudu’ yeşertecek siyasi projeleri, yeni toplumsal projeksiyonları kitleler; iktidara alternatif, iktidar iddiasından olanlardan bekliyor…