Bütün ciddi hukukçuların olmaz, olmaması gerekir, böyle bir şey olursa bundan böyle hiçbir parti kongresinin, hiçbir seçimin güvencesi olmaz, bir şikayetçiyle ‘ayarlanmış’ Asliye Hukuk Mahkemesi ile bütün seçimler iptal edilebilir demesine rağmen. Çok uzun süredir ‘geliyor gelmekte olan’ denilen mutlak butlan kararı iki buçuk yıl sonra çıktı Türkiye’nin birinci partisinin kongresi yok hükmünde sayıldı.
Aylardır çıktı çıkıyor denilen mutlak butlan kararı öncesi Kemal Kılıçdaroğlu’nun video konuşması göreve hazır olduğu mesajı olarak anlaşıldı. Çünkü (kendi ifadesiyle) Bay Kemalin konuşmasının ertesi günü ‘’butlan’’ kararı çıkması daha önceden ‘’butlan’’ mesajının alınması olarak yorumlandı. Ayrıca bunca zaman sonra çıkan ‘’butlan’’ kararının YSK Başkanının yeni atanmasından hemen sonra gelmesi de tesadüf olmasa gerek!
Belge yok, kanıt yok. Ne var? sadece kişilerin beyanlarına dayalı iddialar var!
Peki bu karar neden ve niçin alındı bakmakta yarar var…
İktidarın Mayıs 2023 seçimlerinden sonra değişimle birlikte yeni oluşan CHP yönetiminin 47 yıl sonra birinci parti olması. Bilinen klasik siyaset anlayışı yerine iktidar olma iddiası müesses nizamdan şikayet ederek iktidar olduktan sonra kendi müesses nizamını inşa eden yapıyı rahatsız-tedirgin etmiş olmasıdır. Müesses nizam yeni CHP yönetimine siyasi alan belirlemek, belirlenen alanda siyaset yapmasını istedi.
Nedir bu iktidarın belirlemek istediği siyasi alan?
İktidar 2019’dan itibaren İstanbul’un kaybını bir türlü içselleştiremedi. İstanbul’u üç kez kazanan Ekrem İmamoğlu’nu iktidarı için bir tehdit olarak gördü. 19 Mart darbesiyle Silivri cezaevine attı. Başka birçok belediyeye yapılan operasyonlarla CHP yönetimi üzerinde bir baskı kurmak istedi. Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel arasında bir siyasi rekabet oluşturmak, onları ayrıştırmak istedi. Israrla ‘’Ekrem’i bırak. Ankara merkezli siyaset yap’’ telkinlerinde bulundu. Bütün baskılara rağmen beklenen olmadı. Özgür Özel yönetimindeki CHP inançla mücadele yapmaya devam etti, Ekrem İmamoğlu’nu bırakmadı.
Sen misin müesses nizama karşı gelen, sen misin müesses nizam için tehdit oluşturan!
Yaşar Büyükanıt paşanın helvacı kağıdına yazdığı bildiriye, askeri vesayet bize darbe yapıyor, demokratik siyasete müdahale ediyor diyenler araçsallaştırdıkları yargı eliyle CHP’ye darbe yaptı. Siyasi mühendislikle kongrede kazananı tasfiye ederek yıllarca siyasetinden memnun olduğu Kılıçdaroğlu’nu yargı müdahalesiyle partinin başına getirerek siyasi rakibini belirledi.
İşin hukuksal tarafı ne diyor?
Hukukçular, Asliye Hukuk Mahkemeleri, Siyasi Partiler Kanununda düzenlenen bir konuda kendilerine dava açılmış ise, ancak, görevsizlik kararı verebilirler. Zira böyle bir konu adli yargının değil, seçim yargısının görev alanına girer.
Siyasi Partiler Kanunu md 29’a atıf yaparak başlamış mahkeme kararı. Bu madde diyor ki ‘’22 Kasım 1972 tarihli ve 1630 Sayılı Dernekler Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri, Siyasi Partilerin her kademedeki kongreleri için de uygulanır. ‘’Yani bu maddenin uygulanması siyasi partilere ilişkin dernekler kanunu hükümlerinin uygulanması için siyasi partiler kanununda bu konu ile ilgili bir düzenleme bulunmaması gerekir. Ancak Siyasi Partiler Kanunu teşkilatların seçim ile ilgili açık düzenlemeye sahiptir. 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu mad. 215. fıkrası ‘’Kongrelerde yapılacak seçimlerle ilgili seçim kurulunun gözetimi ve denetiminde yapılır. Bu seçimlerin usul ve şekilleri ile seçimlerde kullanılacak oy pusulası ve listelerin tanzim tarzı siyasi partilerin tüzük ve kongre yönetmelikleri ile düzenlenir.’’ diyerek genel merkez il ve ilçe kongrelerinin YSK denetim ve gözetiminde yapıldığını belirlemiştir. Hatta öyle ki aynı maddenin 12. fıkrası ile bu seçimlerde görev alan sandık kurulu üyelerine hazineden ödeme yapılması düzenlenmiştir. m. 21/12 ‘’İlçe Seçim Kurulu Başkanı ve seçim kurulu başkanı ve seçim sandık kurulu başkanı ile üyelerine, ‘’Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’’ da belirtilen esaslara göre Genel Bütçeden ücret denir.
İstinaf mahkemesinin kararında atıf yaptığı dernekler kanunu siyasi partiler kanunu gibi özel düzenlenen ‘’dernekler’’ içindir. Zaten görüldüğü üzere siyasi partiler kanunu da bu kanunda olmayan hükümler olması halinde dernekler kanunu hükümleri uygulanır denmiştir.
Kurultay iptal kararı, iptal kararı kesinleştiği takdirde 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde bu kurultay sonucu seçilmiş organlar tarafından aday gösterilmiş kişilerin adaylıklar ne olacak, bu kişiler hukuka aykırı mı aday olmuş olacaklar.
Hukuk böyle diyor, hukuk değil siyasetin talebi dikkate alınıyor!
Bölge İdare Mahkemesi ‘’butlan’’ kararı veriyor. İlginç, görülmemiş bir biçimde Adalet Bakanı kararı savunan acele bir açıklama yapıyor (Bu da kararın nerde, nasıl alındığının çok açık göstergesi), Yargıtay CHP’nin tedbir itirazını reddediyor, YSK fonksiyon gaspına izin veren kararıyla kararlarının tartışılmazlığını, kesinliğini ortadan kaldırıyor; bundan böyle seçim güvenliği tartışılır hale geliyor.
Bu yaşananlar, yargı kararlarıyla siyasete yön verme, siyaseti dizayn etme, milli iradeyi yok saymadır.
Askeri darbeler yerine, yargısal-kurumsal darbeler dönemi…