Çerçeve Yasa; Yeni Parti'ye Güven

Ergün Aydoğan

                                        
Arkasında küresel aklın olduğu tahmin edilen içeriğini bilen üç kişiden biri Öcalan önderliğiyle hazırlanan ‘’yerli ve milli!’’ Terörsüz Türkiye süreci 12 maddelik ‘’Çerçeve Yasa’’ teklifi 592 milletvekilinden 561 vekilin katıldığı oylamada 467 ‘evet’, 87 ‘hayır’, 7 ‘çekimser’ oyla Gazi Meclis’ten geçti. 31 vekil oylamaya katılmadı. 
Elbette sonuna kadar ‘’silahlar sussun, bir daha şehitler gelmesin, analar ağlamasın, barış gelsin’’ iddia ve inancı bir tarafa küresel güçlerin ve uygulayıcıların kafasındaki siyasi strateji ve olası sonuçları açısından kaygılarımız yok diyemeyiz.
Kamuoyunun haklı olarak kaygı duymasına yol açan konular var bunlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş belgesi olan Lozan’ın hedef alınması… 
Kürtçenin resmi dil ve eğitim dili olması temel talep olarak dile getirilmesi… 
Türklük ibaresinin Anayasa’dan çıkarılarak, ‘’eşit vatandaşlık’’ kapsamında yeni bir vatandaşlık tanımı talebi…
AB Yerel Yönetimler Özerklik Şartındaki çekincelerin kaldırılarak ‘’tam’’ olarak uygulanması…
Milli üniter yapı ve ulus devlet yapısının çok dilli, çok kimlikli bir anlayışa evirilmesi.
Cumhuriyetin kurucu partisine yapılan butlan operasyonuyla Cumhuriyet Halk Partisi ‘’tereddütsüz’’ destekle bu projenin ortağı rolünü üstlenmiştir. Butlan CHP’sinin iktidarla partnerlik ilişkilerinin yeni Anayasa gibi daha ileri safhalara taşıyacağı operasyon sonrası boşalan belediyelerdeki işbirliğinden anlaşılmaktadır.
YENİ PARTİYE GÜVENİLMELİDİR
Projenin planlayıcıları, tasarımcıları ve ‘evet’çileri bir tarafa, 54 vekille en çok ‘hayır’ oyu veren Yeni Parti muhalif çevreler ve muhalif gazeteler Özel karşıtı manşetler, köşe yazıları, TV yayınlarıyla Özgür Özel ve Yeni Partiye yükleniyor. Ve tabi ki sosyal medyadan yükselen eleştirel tepkileri de göz ardı etmemek lazım. 
Yeni Parti sistematik tüm saldırı ve operasyonlara rağmen yükselişini sürdürmekte iken bu yasanın zamanlaması Yeni Parti’nin yükselişini durdurma muradı taşıdığı çok açık. Çerçeve yasanın çıkışındaki tutumu nedeniyle iktidar çevrelerinden çok iktidarın değişmesini isteyen çevrelerden tepkilerin yükselmesi oldukça manidardır. Şu açık bir gerçekliktir ki haklı kaygıların karşısında durabilecek siyasal güç Yeni Parti’dir.
Yeni Partide ‘evet’ diyen 35 vekil Milli üniter yapı ve ulus devlet yapısının bozulması için ‘evet’ demediği gibi 54 ‘hayır’ oyu da barışa karşı kullanılmış oylar değildir.
Kamuoyundan yükselen tepki ve kaygılar karşısında Yeni Parti kurmayları, Çerçeve Yasa’ya verilen ‘’evet’’ oylarının Atatürkçü, milliyetçi düşüncedeki yurttaşlardaki etkisine ilişkin ‘’Bu ‘evet’; Kürt seçmenin oyunu alalım’ diye verilen ‘sığ’ bir oy değil.  Kırmızıçizgilerimiz ‘‘Atatürk, Lozan Antlaşması, üniter devlet ve anayasanın güvence altına aldığı cumhuriyetin temel nitelikleri’’dir. Bunca ‘hayır’ deme hakkına rağmen ‘evet’ denilmesini de ‘‘Barış olsun, bir daha şehit haberi gelmesin diye’’dir.
Grup kararı almadan, dayatma yapmadan ‘’Yeni Parti’de yeni nesil siyaset’’ dediğimiz anlayışın göstergesi olarak ‘’Evet’lerin de ‘Hayır’ların da sebepleri vardı. Genel başkan konuşmasında ‘’Grubu kararında serbest bırakmıyorum; temsil ettiği toplumsal kesimlerin hassasiyeti, beklenti ve endişelerini dikkate alarak onları milletin vekili olma sorumluluğuyla baş başa bırakıyorum’ sözleriyle ‘Hayır’ oyu verdi. Bu kararla hem yönetim olarak ilkesel tutumuzu gösteren hem de vekillerimizle sokaktaki tepkileri Meclis’e yansıtan bir sonuç ortaya çıktı’’ diyor.
Yasa çıkarken yasanın uygulama yetkisinin tamamen yürütmenin başı Erdoğan’da olduğu, Erdoğan bunu siyasi hedef endeksli uygulayacağı kaygıları gereksiz kaygılar değildir.
Sürecin takip ve koordinasyonu için öngörülen kurulun Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında ilgili bakanlar, MİT Başkanı ve MKG Genel Sekreteri’nden oluşacağına göre her şey Erdoğan’a bağlıdır.
Çerçeve yasaya göre parlamento devre dışı bırakılarak yetki güvenlik bürokrasisine bırakılmıştır. Güvenlik bürokrasisi siyasi iradeden bağımsız hareket edemeyeceğine göre DEM Parti iktidara eklemlenmiş haldedir. Bugüne kadar PKK’ya terör örgütü diyemeyen DEM bu yasayla PKK’nın terör örgütü olduğunu kabul etmiştir. DEM’in bir sonraki seçimlerde ‘biz iktidarı desteklemeyeceğiz’ dediğinde Erdoğan süreci devam ettirmeyeceği için DEM Parti’nin bunu diyebilmesi mümkün olmadığı için; DEM Parti iktidara bağlanmıştır.  
Siyasete-seçime ayarlı bu proje Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara Kızılcahamam 32’inci İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda ‘’AK Parti, MHP ve DEM Parti olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik’’ sözleri boşuna değildir.