Yıllarca ‘’SSK’yı batırmak’’la ‘’Bay Kemal’’ olmakla ‘’Bay Bay Kemal’’ diyerek ti ye alındınız. Kasetle geldiniz, kasetle gideceksiniz denilerek siyasi ömür biçildi. Beceriksizlikle, ‘’üç koyunu güdememekle, PKK’lılıkla, FETÖ’cülükle’’ yetmedi ‘’namusuz, şerefsiz’’ olmakla suçlandınız. Mecliste saldırıya uğramanızla dalga geçildi. Ankara Çubuk’ta bir inek hırsızının tokat atmasına, şehit cenazesinde linç saldırısına uğramanıza göz yumuldu, saldırıya uğramanızla dalga geçildi. Artvin’de kurşunlanmanıza seyirci kalındı. Ülkenin her yerinde şehit cenazelerinde CHP çelenklerine saldırılar düzenlendi, adınızın yazdığı çelenkler kırıldı.
Altılı masanın altında PKK’mı kim var, PKK-Kandil ile iş tutmakla suçlanıp, Selahattin Demirtaş’ı, Abdullah Öcalan’ı serbest bırakacağınızı iddia ettiler. Kandil ile sahte-montaj video hazırlayıp kent meydanlarında, TV ekranlarında seçim boyunca millete izlettiklerini…
Ne çabuk unuttunuz.
Ülkenin varlıklarının özelleştirme adıyla satılması, binlerce maden ruhsatıyla Türkiye topraklarının-zeytinliklerin yerli işbirlikçileriyle uluslararası maden şirketlerine peşkeş çekildiğini! Tüm kamu yatırımlarının KÖİ (Kamu-Özel İş birliği) ile ‘’beşli çete’’ diye adlandırdığınız yapıya verildiğini! Kayyım eliyle sermayeye çöküldüğü, sermayenin el değiştirdiği, iktidara yakın çevrelere servet transferi yapıldığını! TMSF’nin Türkiye’nin en büyük holdingi haline geldiğini!
Emeklinin geçinemediği, asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, dünyanın dördüncü, Avrupa’nın en yüksek gıda enflasyonu olduğunu, tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini; tavuk çiftliklerine bile ‘’yönetim kayyım’’ atandığını!
Eğitimin bitme noktasına geldiğini, eğitimde tarikat ve cemaatlerin egemen hale geldiğini! Her ne kadar ‘’laiklik tehlikede değildir’’ demiş olsanız da laikliğin bittiğini!
Görmüyor musunuz, görüyor da görmek mi istemiyorsunuz!
Ne oldu da iktidarla ‘’mücadele’’ eden görüntüden iktidarla aynı düzleme geldiniz. Nedir sizi iktidarla aynı düzleme getiren motivasyon…
47 yıl sonra yerel seçimlerde birinci olmuş 13 yıl genel başkanlığını yaptığınız CHP iktidara doğru yürüyüşünü durdurma pahasına iktidar politikalarına eklemlenme olarak anlaşılacak;
-Terörsüz Türkiye süreci kayıtsız şartsız desteklemek,
-Anayasa değişikliğine ‘evet’ demek ki destek vereceğiniz iktidarın bugüne kadar yaptığı anayasa değişiklikleri ortada ve kendi yaptıkları anayasaya bile uymayan bir iktidar varken.
-Orta Doğu’da yer alma, Osmanlı millet sistemi savunmak; Atatürk’ün ‘’ulus devlet’’ yapısı ortada iken! ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın ‘’güleryüzlü monarşi’’ önerisi mi sizi bu düşünceye sevk etti. Ne oldu da bu noktaya geldiniz. Yoksa ‘’butlan’’ rolü üstlenmenin gereği mi, nedir.
Bu politikalar yıllar önce övünülerek üstlenilen BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) eşbaşkanlığı projesinin bir sonucu ve siz de mi bu büyük projede rol üstlenmeye karar verdiniz.
ABD’nin yenidünya düzeni kuramcıları Paul Henze, Samuel Hungtington, Graham Fuller’lerin ‘’Atatürk’ün mirası laik Cumhuriyet’ten vazgeçin! Yeniden Osmanlı’ya dönün! Yüzünüzü Orta Doğu’ya çevirin! Önerileri sizde de yönünüzü Orta Doğu’ya çevirmenizi, Osmanlı millet esasına dönme fikrini mi oluşturdu.
Evim de ‘’huzur’’ içinde oturabilirdim ama tarihin bana yüklediği bir sorumluluk var ‘’Türkiye o coğrafya ya gitmek, Türkiye o coğrafya da yeniden ama yeniden kendi kişiliğini korumak ve geliştirmek’’ zorundadır derken kast ettiğiniz BOP projesine eklemlenmek, Tom Barrack’ın dağıttığı rolden pay almak mı nedir bu yeni tavır Sayın Kılıçdaroğlu.
İnanın tarih affetmez!
Türkiye yeni bir dönüşüm aşamasında, yeni doğum sancıları yaşıyor. Türkiye yeni bir siyasi başlangıç yapmanın arifesinde, kim bu sürecin önünde ‘’tıkaç’’ olursa millet affetmez. Görülüyor ki üstlenilen rolde kararlısınız, kendi ifadenizle eleştirileri, tepkileri takip etmiyor, yükselen tepkilerin farkında değilsiniz. Etrafınızda kişisel ikbal arayışında olan bir grup azınlık da sizi yanlış yönlendiriyor olabilir. Kimseye bakmayın, çıkın çarşıya, pazara, esnafa, binin bir taksiye sorun; toplumsal refleksi, butlan tepkilerine olan nabzı görün…
İktidarın bir dönem daha ömrünü uzatacak olanı; tarih de, millet de affetmez.