Bu gidişi durduramayacaksınız; hangi gidişi?

Ergün Aydoğan

                         

AKP Genel Başkanı R. T. Erdoğan, önemli davaların hakimi, CHP Cumhurbaşkanı adayı seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İBB davasının savcısı Akın Gürlek’i Adalet Bakanı. İslamcı kimliğiyle öne çıkan, Kurtuluş Savaşı karşıtı İskilipli Atıf savunucusu Erzurum valisi Mustafa Çiftçi’yi İçişleri Bakanı olarak atamasına karşı kamuoyunda yükselen itirazlar karşısında ‘’Durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür.’’

Evet siyasi gidiş iktidarın siyasi ajandasına uygun olarak gidiyor, kurduğu vesayeti kurumsallaştırıyor, kalıcı hale getirmeye çalıştığı sürecin durdurulamayacağı iddia edilebilir ama ekonomik ve bazı göstergeler iç açıcı gözükmüyor…

DURDURULMASI GEREKEN KÖTÜ GİDİŞ…

İktidar tüm sorunların sebebini geçmişe yükleyip yaptıklarıyla övünüyor, muhalefeti hedef alıyor. Ama birçok alanda 24 yılda ortaya çıkan tablo ‘’dibe vurduk’’ dedirtiyor. Yasaklar, yolsuzluk, yoksulluk bitecekti. Yasakların bitmesi bir tarafa yeni yasaklar artarak devam ediyor. Türkiye yolsuzluk endeksinde Cibuti, Moğolistan, Nijer ile aynı düzeyde. Yoksulluk daha da derinleşti, iktidar artırdığı yoksullara yaptığı yardımla övünüyor. Yargı bağımsızlığında en son sıralara düşmüş durumdayız.

İktidar cenahı ‘’durduramayacaksınız’’ derken, yaşananlar karşısında vatandaş ‘’böyle gitmez’’ diyerek ‘’Yasaklar-Yolsuzluk-Yoksulluk bitecekti, dibe vurduk. Yargı siyasallaştı, yargı bağımsızlığında sonlardayız. Uyuşturucu, kadın cinayetleri, şiddet; akran zorbalığı, sokaklarda çete çatışmaları, ülkeyi yönetenlerin muhaliflere, kendilerinden olmayanlara yönelik bakışı.’’ Bu tablo karşısında halk ‘’böyle gitmez’’ görüşünde.

ENFLASYON HALKIN BELİNİ BÜKÜYOR

AKP 2002 de iktidara geldiğinde enflasyon yüzde 29,7 idi. 2004-2017 yılları arasında enflasyon yüzde 15’ler civarında seyretti. Enflasyonu düşürmek için göreve gelen Mehmet Şimşek 2025 yılını yüzde 30,9 ile kapatılmasını hava şartlarına bağladı. 24 yılına giren AKP iktidarı, aldığı enflasyonun altına düşüremedi.

Dünyada hem faizde hem yüksek enflasyonda ilk beş ülke arasındayız. Faiz oranında Venezuela’nın ardından yüzde 37 ile ikinci sırada. Enflasyonda ise yüzde 30.65 ile beşinci sıradayız. Bizden önce Venezuela, Güney Sudan, İran ve Arjantin var. Türkiye’deki aylık enflasyon oranları Avrupa ülkelerinin pek çoğunun yıllık enflasyonundan yüksek. Bu durum ekonomik anlamda geçinebilmeyi, üretim yapmayı da neredeyse imkansız kılıyor.

Milton Friedman: ‘’Enflasyonu tüketiciler yaratmaz. Enflasyonu üreticiler de yaratmaz. Enflasyonun tek nedeni, devletin aşırı harcama yapması ve gereğinden fazla para basmasıdır. Başka bir sebebi yoktur.’’

HUKUKA GÜVEN…

2002’de yargı bağımsızlığı ve hukukun uygulanabilirliği açısından 102 ülke içinde Türkiye, 66. Sırada yer alırken. Güncel sıralamaya göre 134 ülke içinde 118. sırada yerimizi almışız.

AKARYAKIT FİYATLARI SÜREKLİ ARTIYOR

AKP iktidar olduğunda 1 dolar 1.5 TL civarındaydı. Bugün 44 lira. 23 yıl önce benzinin litresi 1.55 TL, mazotun litresi 1.20 TL idi. Bugün ise benzin 57, mazot 60 liraya geçti. Mazot benzinden düşük iken daha pahalı hale geldi. 2002 de 1 dolarla 1 litre benzin alınabilirken şimdi 1 litre benzin alabilmek için 1.3 dolar.

YOLSUZLUK KURUMSALLAŞTI

Yolsuzluk algı endeksinde 2002 yılında 102 ülke içinde 64. Sırada yer alan Türkiye 2010-2013 arasında 53. sıraya kadar çıktı. 2013’ten sonra düşüş başladı, 2025 yılı itibariyle 182 ülke içinde 124. sıraya geriledi.

UYUŞTURUCU TEHDİT VE OPERASYONLARI

23 yıl önce genç nüfusta uyuşturucu kullanımı çok düşüktü. Son 15 yılda tehdit büyüdü, uyuşturucu kullanımı yükseldi, başlama yaşı 13’lere kadar indi. Uyuşturucu satışları ortaokul önlerinde yapıldığı iddia ediliyor. Son günlerde artan operasyonlar kullanımı önlemeye yönelik mi başka bir amaca mı yönelik tartışması yapılırken; büyük baronların göz ardı edildiği kuşkusu hakim.

EĞİTİM VE SAĞLIKTA SORUN VAR

Dindar ve kindar gençlik yetiştirme anlayışının gereği okullar İmam Hatip yapıldı ‘’dindar nesil’’ yetiştirme hedefindeki ilerleme eğitimde niteliksizlik tartışmasını, bu da velileri özel okullara yönlendirdi. Çocuklardan istenen ‘’iftar, sahur’’ fotoğrafları; ailelerde fişleme endişesine yol açıyor. Atanamayan öğretmenler, taşımalı eğitim, müfredat tartışmaları, okulların temizlik ve hijyen sorunları; göz ardı ediliyor.

Sağlık sistemi zorda. KÖİ eliyle yapılan Şehir Hastanelerine bütçeden milyarlar aktarılıyor. Vatandaş doktor randevusu almakta zorlanıyor, sürekli sistem değiştiriliyor, MHRS sistemi çalışmıyor. Doktorlar yurt dışına kaçıyor; giderlerse gitsinler deniyor. Birileri doktor ‘’dövme’’ özgürlüğü ile övünüyor.

GELİR DAĞILIMI EŞİTSİZLİĞİ

2023 yılında 25 bin dolar milli gelir hedefi koyan iktidar 2025 yılında 15 bin 325 dolar olmasıyla övünür hale geldi.

Toplam gelirin neredeyse yarısını nüfusun en zengin yüzde 20’lik dilimi elde ederken en yoksul yüzde 20’nin gelirden aldığı pay yüzde 6, orta sınıfın gelirden aldığı pay da yüzde 14’te kaldı.

Görüldüğü gibi bu gidiş sürdürülebilir olmadığı gibi, 24 yılda bu tabloyu yaratanlar değiştiremez, düzeltemezler; vatandaş bu gidiş durdurulmalı, değiştirilmeli...