Bay Kemalin özrü...

Ergün Aydoğan

                                      

Kolay değildir millete umut olmak, milletin umudu haline gelmek, umutları yıkılan kitlelerden özür dilemek siyasi olgunluğun Nirvana’sıdır! Ama bu özür öyle bir özür değil ‘’Özrü kabahatinden büyük!’’ denilen cinsten.

Gelelim uzun yıllar iktidara karşı mücadele ettiğine inanılan Kılıçdaroğlu’nun Bay Kemal ifadesini kabullendikten sonra iktidar tarafından Kemal Bey hitabına evirilen Bay kemalin özür dileme serüvenine…

Uzun yıllar devlet üst düzey bürokratik görevlerim sırasında toplumun hafızasında övünülecek ‘’parlak’’ bir hatıra bırakmayıp, Erdoğan’ın ‘’SSK’yı batırdı’’ suçlamalarına yol açtığım…

DYP’den milletvekili adaylığına teşebbüs edip, DSP’den milletvekili adaylık başvurum kabul edilmediği. CHP’nin bana sağladığı İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliği dahil bütün görevlerle birlikte CHP’nin başında 13 yıl CHP Genel Başkanlığım dönemimde hiçbir seçimi kazanamadığım… Yargının FETÖ tarafından ele geçirildiği 2010 referandumunu kaybettiğim… İktidarla FETÖ’nün ayrışma sürecinden sonra FETÖ’yü savunmaya geçtiğim, FETÖ’cülere sahip çıktığım… Kamuoyunun tanımadığı Ekmeleddin İhsanoğlu’nu ‘’Ekmek için Ekmelettin’’ diyerek aday yaptığım…  2015 seçimlerini kaybeden iktidarı istikşafi görüşmelerle ayakta tuttuğum… 15 Temmuz FETÖ darbesini tam okuyamayıp önce Yenikapı’ya gidip daha sonra ‘’kontrollü darbe’’ dediğim… Bugünkü ucube, tek adam rejiminin oluşmasını sağlayan 16 Nisan 2017 referandumunda kullanılan 2,5 milyon mühürsüz oylara itiraz etmediğim, YSK’nın önüne gitmediğim, gideceklere karşımıza ‘’silahlı, sopalı birileri çıkabilir’’ diye engel olduğum…  Abdullah Gül’ü cumhurbaşkanı adayı yapmak için harcadığım olağanüstü çabalarım için… Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığını kazanmasını istemediğim…

2019 yerel seçimlerinden sonra değişen siyasetin parametrelerini tam okuyamayıp İmamoğlu’na karşı cephe aldığım… İmamoğlu’nun ahmak davasında ceza alacağı gün Almanya’ya gittiğim, iktidara arkasında durmadığım duygusuna yol açtığım… Toplumda büyük bir karşılığı olan, seçimi kazanacağına inanılan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş yerine kendim aday olma ısrarını sürdürdüğüm… Milletin değişime inandığı, kazanılması garanti görülen seçimlerde kazanılacağına inanılan iki isim yerine kendim aday olduğum cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanamadığım…

CHP’yle alakası olmayan o kadar çok ismi milletvekili yaptığım, adaylığımı meşrulaştırmak için geçmişte CHP karşıtlığında sembolleşmiş isimleri parlamentoya taşıdığım… Cumhuriyet karşıtlarını cesaretlendirdiğim, cumhuriyetin aşınmasına zemin hazırladığım…

Kaybedilen seçimlerden sonra seçmendeki duygusal kopuşu göremediğim, CHP’nin başında kalmak için ısrar edip 4-5 Kasım olağan kurultay kaybını kabullenmeyip, içselleştiremediğim CHP’nin başına tekrar gelebilmek için Erdoğan’ın kurultaya yönelik ‘’şaibe’’ iddialarını sahiplenerek ‘’kurultayda şaibe yoktur diyemem’’ diyerek kurultay delegelerimin lekelenmesine yol açtığım… Geçmişte çok eleştirdiğim, Ankara’dan İstanbul’a yürüdüğüm hak hukuk adalet yerine iktidar yargısından görev beklediğim… Ortada hiçbir kesin belge kanıt olmaksızın CHP’yi yıpratmak için ortaya atılan iddialara, iftiralara, itirafçılara güvendiğim… İstanbul il binasında olduğu gibi 103 yıllık CHP Genel Merkezinin polis zoruyla boşaltılması için iki kez valiliğe yazı yazarak CHP’nin talan edilmesine izin verdiğim…

FETÖ taktiğiyle daha önce kendi kullandığım ve partinin parasıyla alınmış araçların üzerine ‘’haram parayla alınmış’’ diye yazdırarak CHP’yi suçlu gibi gösterdiğim… Geçmişte FETÖ ile özdeş hale gelmiş AKP iktidarını sonradan kurduğum ilişkiyle meşrulaştırdığım gibi şimdide yolsuzluklarla, kamu kaynaklarını kullanmasıyla malul partiyi meşrulaştırdığım için…

Özür diliyorum demedi Bay Kemal.

Ya ne dedi, neyden özür diledi biliyor musunuz her birini özenle kendisinin seçtiği 13 yıl birlikte yan yana siyaset yaptığı siyaset arkadaşlarının FETÖ’cü olmasını göremediğim için halkımdan özür diliyorum dedi.

SORALIM…

4-5 Kasım kurultayında değişim olmasa Bay Kemal genel başkan olmaya devam etseydi bugün yaptığı bu suçlamaları yapmaya devam edecek miydi; etmeyecekti çünkü onlar onun yanında olacaktı.

Adama sormazlar mı geçmişte Erdoğan ‘’Milletim beni affetsin’’ dediğinde e bunca zaman kör müydün görmedin, görmek mi istemedin; etrafındaki en yakınlarındaki FETÖ’cüleri göremeyen biri nasıl ülkeyi yönetir dediğin gibi sen bunları nasıl oldu da görmedin?

BU ÖZÜR DİLEME İKTİDARA YENİ BİR PAS’TIR

Bay Kemalin bu özrüyle bunca yıl FETÖ’ye karşı mücadele etmiş bir CHP’nin içinde FETÖ’cüler olabileceği, CHP’nin de FETÖ ile ilişki halinde olduğu düşüncesine yol olabileceği gibi. En önemlisi uzun yıllar FETÖ ile iş tutmuş sözde vesayet sistemini yıkıp kendi vesayetini kurmak için her türlü ilişki içine girmiş AKP iktidarının FETÖ ilişkilerinin meşrulaşmasına, FETÖ suçlamalarından kurtulmasına yol açacaktır.

AYRICA…

Butlan sonrası planın işlemesi, yükselen muhalefet dalgasını sönümlendirmek için Ekrem İmamoğlu’ndan sonra Özgür Özel ve bir grup CHP milletvekiline FETÖ üzerinden dokunulmazlıklarının kaldırılarak tutuklanmasının önünü açarak, pasifize edilmesini kolaylaştıracaktır.

BAY KEMAL KEŞKE…

CHP’yi ve uzun süre yol arkadaşlığı yaptığı seçilmiş genel başkan Özgür Özel ve milletvekillerine FETÖ suçlaması yöneltmek yerine umut bağlayan kitlelerin umutlarını yıktığı, umutlarına çare olamadığı için halktan özür dileseydi. AKP ile yeterince mücadele edemediği, AKP iktidarını yenemediği, iktidar olamadığı için gençlerin, kadınların, işçinin, çiftçinin, sanayicinin derdine derman olamadığı için özür dileseydi.

Yazık…