Atatürk Havalimanı intikam, yıkım projesi

Ergün Aydoğan

                             

Yıkacak, ortadan kaldıracak, karar verilmiş, kırıcılar, dozerler, kepçeler, ekskavatörler işbaşında, ne zaman; Atatürk’ün Samsun’a çıkmak için Bandırma’dan Bandırma vapuruna bindiği gün 16 Mayıs’ta yıkılmaya başlanması tesadüfen seçilmiş bir tarih olamaz!

Efendim niyetleri iyiymiş, kafalarının arkasında Atatürk’e karşı art niyetleri yokmuş, aslında en büyük Atatürkçü onlarmış çünkü en büyük Atatürkçülük hizmetmiş, e bunlarda büyük hizmetler yapıyormuş!

Cumhuriyetin içini böyle diye diye, Atatürk’ün ismini her yerden bunları diyerek kazıdılar ve kazımaya devam ediyorlar. Eğer büyük! hedefleri olan 2023’te tekrar iktidar olurlarsa ondan sonra Atatürk’e dair bu ülkede hiçbir şey kalmaz-görülemez.

Niyet okuyuculuğu falan yapmıyoruz.

Bir zamanlar sıkça kullanılan efendim siz ‘niyet okuyorsunuz’ kaygılarını aşalı bayağı zaman oldu. Artık niyetler açık ve sarih korkusuzca, çekinilmeden uygulandığı her alanda görülüyor.

Şimdi Atatürk’e dair eğitim müfredatlarından, okul, yurt, köprü, stadyumlar ve daha birçok yerden Atatürk isminin kazındığını uzun uzun yazmaya kalksak birkaç makale olur. Resmi kurumların çoğunda Atatürk portreleri yerine Erdoğan portreleri asılmaya başlandı en son 23 Nisan Bayramı ve 19 Mayıs Bayramı’nda Eskişehir yolu üzerindeki Sayıştay binasına Atatürk portresinin yanına aynı büyüklükte, aynı hizada Erdoğan portresinin asılması, Erdoğan’ın en yakınındaki bir arkadaşın dediği; Atatürk’le yarışıyor! İddiası her geçen gün ete kemiğe bürünüyor.

Uzatmadan gelelim dünyanın sayılı önemli Havalimanlarından, Atatürk Havalimanına. Burası çok önemli çünkü Türkiye’nin olduğu gibi dünyanın kalbi; Türkiye’ye gelen giden herkes Atatürk Havalimanından geçecek, büyük Atatürk’ü görecek. Ne yapalım en iyisi yeni bir havalimanı yapalım eğer niyetler başka olmasa yeni yapılan havalimanına Atatürk ismi verirsin ama vermiyorsun; neden?

Teknik rakamlara boğmadan genel hatlarıyla baktığımızda bütün uzmanların dediği 1,2 milyar dolara yeni bir pist yapılsaydı, Sabiha Gökçen’e yapımı devam eden ek pistlerle çok uzun süre ihtiyacın karşılanacağı yönünde olmasına rağmen 11,3 milyar dolara yeni havalimanı yapıldı. Peki tamam yenisi yapıldı. On binlerce ağacın kesilmesi, doğanın katledilmesi, kuş göç yolu hepsi geride kaldı.

Yeni havalimanının ihtişamına rağmen kar afetlerinde inememeniz ve yine Atatürk Havalimanını kullanmanız da önemli değil; neden yıkmak istiyorsunuz?

Yok canım yıkmıyorsunuz, yeşil alan millet bahçesi yapıyor, bir pisti de açık bırakıyorsunuz, öyle mi, neden?

Ha doğru, siz kendiniz ve şürekanız için bir pisti bırakıp özel havaalanı gibi kullanabilmeniz için değil mi? Pistlerin kırılması doğru değilken, kırıyorsunuz neden kendinize özel pist bırakıyorsunuz, o zaman hepsini kırın, sizde kullanmayın!

Yasa, kural kaide önemli değil; ben devletim, ben yaparım, kim benden hesap soracakmış!

Pandemi sürecinde sanki koca İstanbul’da başka yer yokmuş gibi bazı pistler iptal edilerek sahra hastanesi yapıldı. Geçici sanılan o hastane kalıcı olarak devam edecekmiş!

Satışı düşünülen yeni havalimanını alacak Arap sermayedarların Atatürk Havalimanının kapatılmasını şart koştukları iddiaları ne kadar gerçekçidir bilmiyoruz ama yıkımın pistlerden başlanması kuşkuları artırmaktadır. Yıkıma karşı olanlara hani siz ‘çevreciydiniz’ bakın yıkıyoruz ama ağaç dikeceğiz, demek ki sizin derdiniz ağaç değilmiş suçlaması yöneltiyorlar. Ey uyanıklar bu nasıl bir kurnazlık yeni havalimanı yapmak için on binlerce ağacı yok ediyor havaalanı yapıyor sonra var olan havaalanını yıkıp ağaç dikeceğiz demeniz hangi akla hizmet ediyor, siz kimi kandırıyorsunuz. Doğru her iki taraftan da kazanıyorsunuz; hem yaparken, hem de yıkarken!

Bütün itirazlara rağmen kırıcılarla, ekskavatörlerle milyarlarca liralık pistlerin hızlıca kırılması akıl alır değil. Demek ki esas niyet önce Atatürk havalimanının pistlerini devre dışı bırakılması, bir daha kullanılmaz hale getirilmesi gerekiyor. Neyse kamuoyunda tepkiler yükselince Erdoğan birkaç pist kalabilir dedi; çevre bakanı Murat Kurum yıkacağız dese de!

Kentin belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun dediği gibi 1912’de kurulan, dünyanın 10 havalimanından birini yıkmaya karar verirken millete, kentin halkına, kentin belediye başkanına, akademisyenlere, STK’lara, ortak akla başvurmadan, millete sormadan milli serveti tahrip eden akıl İstanbul’un kutsallarını da yıkar.

Mehmet Akif demiş ya ‘’Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen, iki kazma iki kürek, iki de ırgat gerek. Ancak hadi gel yapalım şunu geri desen, bir Sinan, bir de Süleyman gerek’’.

Birkaç kelamda muhalefete! Ey muhalefet, Atatürk Havalimanı kapatıldıktan sonra yıkılacağı, bir şeylerin yapılacağı yıllar öncesinden belli. Yeni havaalanı sözleşmesinde burasının kapatılma şartı, kullanılmama maddesi ortada iken tepki vermek için neden bunca zaman beklediniz, karşı iseniz neden bunca zaman kamuoyu oluşturmak için harekete geçmediniz de yıkım başladıktan sonra gösteriler, mitingler yapmaya karar verdiniz.

Bunca yıpranmışlığına rağmen iktidarın hala birinci parti olması, muhalefetin gümbür gümbür gelememesi bu geç kalmışlıklarınızdan, inandırıcılık problemlerinizden olmasın?