Temiz Siyaset Şimdi

Av. Namık Havutça

CHP bugün tam da yerel seçimlerde Genel Başkan Özgür Özel ile büyük bir başarı yakalamış birinci parti olmuş iktidara yürüyecek bir sürece girmiş kimsenin  partiye zarar vermesine müsaade edilemez. Ancak partimiz bu süreçte bazı olaylar ve kişiler nedeniyle ağır yara almıştır. Bu nedenle arınma artık bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur.  
    CHP’nin Türkiye’yi temiz, dürüst, liyakatli ve halkçı kadrolarla yönetme iddiasının samimi olarak halkta karşılığı vardır ve halkımız bunları bizden beklemektedir.

    Gelinen noktada CHP’ye yapılan saldırılar ve iftiralar artık yalnızca karşı taraftan değil; partinin kendi yönetimince atanmış belediye başkanlarından ve “bizden” bildiğimiz kişilerden de gelmektedir.

Bütün bunları, CHP’nin hukuk ve namus süzgecinden geçirmeden yalnızca “milli irade gasp ediliyor” diyerek savunamayız. Biz; hayatı boyunca otoriter  faşist yönetimlere karşı mücadele etmiş, eşitlik ve özgürlük adalet ve temiz toplum uğruna arkadaşlarını kaybetmiş, bedeller ödemiş, yıllarca hapis yatmış bir kuşaktan geliyoruz.

Bu nedenle açıkça şunu söylemeliyiz:

“Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun.”

AKP’nin yıllardır sürdürdüğü baskıcı, halkı açlığa ve yoksulluğa mahkûm eden yolsuzluk düzeninin karşısında, halk iktidarı için tarihsel bir fırsat doğmuşken; CHP’nin içine sürüklendiği bu tablo kabul edilemez.
    Bizim şimdi asıl görevimiz ve halkın bizden beklediği 24 Yıl önce bir alyans yüzük ile siyasete başladığını söyleyip bugün inanılmaz servet sahibi olan ,ayakkabı kutuları ile ,para sayma makineleri ile yolsuzlukta zirve yapan sıfırlanamayan servet ve kayıp 128 milyar dolarların 17/25 Aralıkların , hesabını sormamızı bekliyor.

Genel Başkan’dan il ve ilçe başkanlarına, milletvekillerinden belediye meclis üyelerine kadar tüm seçilmişler; kendileri ve yakınlarına ilişkin mal varlıklarını kamuoyuna açıklamalı, bunların ediniliş biçimini şeffaf şekilde ortaya koymalıdır. Ancak o zaman Recep Tayyip Erdoğan çevresinde oluşan servet düzenini, sorgulamak samimi ve inandırıcı olacaktır.

Hakkında ciddi iddialar bulunan ve iftiraya uğradığını belirten partililerle ilgili olarak; hukukçular ve mali uzmanlardan oluşan bağımsız bir parti içi inceleme heyeti derhal kurulmalı ve süreç kamuoyu önünde şeffaf biçimde yürütülmelidir.

CHP’nin her türlü iddiayı peşinen savunan değil; kendi içindeki iddiaları dahi hukuk, etik ve vicdan ölçüleriyle soruşturan bir parti olduğu topluma gösterilmelidir.

İftiraya uğradığını söyleyen parti üyeleri, haklarında suçlama yapan kişiler hakkında derhal suç duyurusunda bulunmalıdır. Bu yolu tercih etmeyenler hakkında ise disiplin süreçleri işletilmelidir.

Hakkındaki iddialar somut delillerle doğrulanan kişiler, tereddütsüz biçimde partiden ihraç edilmelidir. Çünkü korunması gereken bireyler değil; CHP’nin tüzel kişiliği, tarihsel mirası ve halk nezdindeki güvenidir. Aksi halde parti; yolsuzluğu ve hırsızlığı koruyan bir yapı görüntüsüne sürüklenmektedir.

Bu çağrıyı; liderlik, butlan ve hizip tartışmalarının ötesinde, partimizin vicdanını ve köklerini temsil eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasına sahip çıkma sorumluluğuyla yapıyorum. Çünkü Atatürk; bütün mal varlığını milletine bağışlamış bir kurucu ahlakın ve siyasal namusun simgesidir.

Gezdiğimiz  birçok yerde partililerimizin artık “Yeter, buna dur denilsin” noktasına geldiğini açıkça görüyoruz.

CHP seçmeninin zihni özellikle üç konuda netlik istemektedir:

1. Hırsızlık ve yolsuzluk konusunda tavır net olmalıdır. Kim akçeli işlere bulaşmışsa, partiyle ilişkisi derhal kesilmelidir.

2. CHP iktidarında Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, laiklik ilkesi, Kemalist devrimler ve anayasal bütünlük tartışma konusu yapılamaz. Etnik, inançsal ve kültürel farklılıkların demokratik temsili; Cumhuriyetin temel nitelikleriyle birlikte korunmalıdır.

3. CHP; Avrupa Birliği standartlarında insan haklarının, güçlü demokrasinin, hukuk devletinin ve halkçı ekonomi politikalarının teminatı olmalıdır.

Bugün halkın bizden beklediği şey ;temiz ve namuslu bir iktidar için bütün kurum ve kuralları ile, AKP ‘nin karşısında savunma refleksi değil kendimiz dahil herkesten hesap sorma , cesaretidir.
11.05.2023
Av.Namık HAVUTÇA 24@26. Dnm CHP BALIKESİR MİLLETVEKİLİ