Son yıllarda GLP-1 (glukagon benzeri peptid-1) analogları olarak bilinen ve kamuoyunda “zayıflama iğneleri” adıyla anılan ilaçların kullanımı hızla arttı. Tip 2 diyabet tedavisi için geliştirilen bu ilaçlar uygun hastalarda etkili sonuçlar sağlayabilse de hekim denetimi olmadan ve estetik amaçlarla kullanılması ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, bilinçsiz kullanımın kas kaybı, beslenme yetersizlikleri, sindirim sistemi sorunları, safra kesesi hastalıkları ve nadiren pankreatit gibi riskleri artırdığı uyarısında bulundu.
TİCARİ BİR PAZAR
BirGün’den Sibel Bahçetepe’nin haberine göre, Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emel Sakınç Çağlar, GLP-1 analoglarının yaygın kullanımının artık bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini söyledi. Obezite görülme sıklığındaki artışın ve kısa sürede kilo verme isteğinin ilaçlara olan talebi büyüttüğünü belirten Çağlar, “Hızlı kilo verme ihtiyacının gerçekten tıbbi bir zorunluluktan mı kaynaklandığı, yoksa zaman ve emek gerektiren süreci atlayarak istenen beden ölçülerine ulaşma arzusundan mı beslendiği iyi değerlendirilmeli” dedi. Obezitenin yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını vurgulayan Çağlar, neoliberal ekonomi politikaları, sağlıksız kentleşme ve sağlıklı gıdaya erişimde yaşanan güçlüklerin tabloyu ağırlaştırdığını vurguladı. Bilimsel bir gelişme olan GLP-1 ilaçlarının bugün ticari bir pazara dönüştürüldüğünü söyleyen Çağlar, “Obeziteyi yaratan düzen, şimdi çözüm diye pahalı ilaçlar satıyor” değerlendirmelerinde bulundu. Sosyal medyanın ve çevresel baskının ilaç kullanımını körüklediğini belirten Çağlar, hastaların önemli bölümünün ilaç kullanmaya başlamaya karar vermiş şekilde sağlık kuruluşlarına başvurduğunu söyledi. Bir aylık tedavi maliyetinin yarım asgari ücretten başladığına dikkat çeken Çağlar, hastaların maddi olanaksızlıklar nedeniyle tedavi olamamasının kabul edilemez olduğunu da vurguladı.
Çağlar, şöyle devam etti: “Modernitenin, kapitalizmin ve neoliberal politikaların yarattığı en önemli sağlık sorunlarından biri obezite. Bizleri hücrelerimizle, sindirim sistemimiz ve metabolizmamızla uyumlu besinler tüketebilmekten, yediğimizi depolamak yerine harcayabileceğimiz hareket etme olanaklarından mahrum bırakan yaşam alanlarında hayatlarımızı sağlıksız bir şekilde idame ettirmeye çalışıyoruz. Önce sağlıksız beslenme ile obeziteye neden olan sonra zayıflama iğnelerini hızlı, geçici bir çözüm olarak pazarlayan bir ekonomi politik düzen. İnsanlar sağlıklı beslenebilecekleri ve hareket edebilecekleri yaşam alanlarından uzaklaştırılıyor. Önce sağlıksız yaşam koşullarıyla obezite üretiliyor, ardından pahalı ilaçlar çözüm olarak pazarlanıyor.”
KALICI SORUN YARATABİLİR
Söz konusu ilaçlarının yalnızca hekim önerisi ve düzenli takip altında kullanılması gerektiğini vurgulayan Çağlar, ilaçların diyet ve egzersizle desteklenmediği durumlarda kas kaybı ve metabolizmanın yavaşlaması gibi kalıcı sorunlara yol açabileceğini söyledi. Tedavi bırakıldıktan sonra kiloların hızla geri alınabildiğini belirten Çağlar, mide bulantısı, kusma, elektrolit bozuklukları, safra kesesi hastalıkları, pankreatit gibi ciddi yan etkilerin de görülebileceğini anımsattı. Estetik müdahalelere yönelik talebin özellikle gençler arasında ekranlarda dayatılan beden ölçülerinden beslendiğini söyleyen Çağlar, “GLP-1 analogları insanlığın hizmeti için geliştirilen önemli ilaçlar. Ancak bugün geldiğimiz noktada yaşananlar, bilimsel bir gelişmenin ticari bir çılgınlığa dönüştürüldüğünü gösteriyor” dedi.