Rıza Akpolat: Çektirilen bu zulmün sebebi, iftiracıların 'duydum' beyanları

Aziz İhsan Aktaş davasının ilk duruşmasının 6. gününde ilk savunmayı, Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat’ın kardeşi Kazım Gökhan Yankılıç yaptı. Yankılıç, “Yaşadığımız bu süreçte eşim düşük yaptı ve çocuğumuzu kaybettik. Bu acıyı birlikte yaşayamadık” dedi. Savunmasına başlayan Rıza Akpolat'ın ilk sözleri ise, "Cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira yoktur" oldu. Akpolat ayrıca "Aziz İhsan Aktaş ve Mustafa Mutlu tehdit edildikleri için itirafçı oldu” ifadesini kullandı

Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen ve aralarında 5’i tutuklu 7 CHP’li belediye başkanının da bulunduğu 200 sanıklı davada ikinci hafta devam ediyor. 

“TUTUKLULUK SÜRECİMDE EŞİM DÜŞÜK YAPTI”

Duruşmada ilk olarak “Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “resmi belgede sahtecilik” iddialarıyla tutuklu yargılanan Rıza Akpolat’ın eşi Yeşim Akpolat’ın kardeşi Kazım Gökhan Yankılıç savunma yaptı. 

Yankılıç, daire alımı planlandığı iddiasının gerçek olmadığını belirterek, “Eğer iddia edildiği gibi bir komisyon söz konusu olsaydı, oradan üçe yakın daire almış olurduk. Bu konudaki satış sözleşmelerimiz ile mali durumumuzu gösteren tüm belgeleri de avukatımız aracılığıyla dosyaya sunduk Sayın Başkanım” dedi.

Eşinin avukat olduğunu ve 14 yıldır aktif çalışma hayatı bulunduğunu belirten sanık, birçok firmaya danışmanlık hizmeti verdiğini ifade etti. 2017 yılında yapılan düğünlerinin de maddi durumlarını gösterdiğini anlattı.

İddianamede yer alan para hareketlerine de değinen Yankılıç, bir yıl içindeki para giriş çıkışlarının tek başına suç göstergesi gibi sunulmasını kabul etmediğini belirtti. Döviz bozdurma işlemlerinin tamamının banka ve yetkili döviz büroları aracılığıyla, kayıtlı ve yasal şekilde yapıldığını vurguladı.

Savunmasında, malvarlığının yalnızca soruşturma dönemindeki işlemler üzerinden değerlendirilmesine tepki gösteren Yankılıç, ailesinin geçmişten gelen birikimleri olduğunu söyledi. İstanbul Kartal’da iki döviz bürosuyla uzun yıllardır çalıştıklarını, birikimlerin bir kısmının geleneksel olarak “yastık altı” tutulduğunu ifade etti.

Yankılıç, hakkındaki “malvarlığı aklama” suçlamasının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Yankılıç, savunmasının sonunda ailevi durumuna değinerek tutuksuz yargılanma talebinde bulundu. Sürecin yalnızca kendisini değil ailesini de ağır etkilediğini belirten Yankılıç, “Yaşadığımız bu süreçte eşim düşük yaptı ve çocuğumuzu kaybettik. Bu acıyı birlikte yaşayamadık” dedi.

Yaklaşık sekiz aydır tutuklu bulunduğunu söyleyen Yankılıç, bu sürenin ailesi açısından yıpratıcı olduğunu ifade ederek, “Eşimin yanında olamadım, destek veremedim. Bu süreç bizim için çok zor geçti” diye konuştu.

AKPOLAT’IN ŞOFÖRÜNDEN 'KAYIT DIŞI' SAVUNMASI!

Daha sonra, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” iddiasıyla tutuklu yargılanan Rıza Akpolat’ın makam şoförü Mehmet Ataş savunma yaptı. 

“Görev yaptığım dönemde, başkanlığın ihtiyaçları doğrultusunda verilen talimatları yerine getirmekle yükümlüydüm” diyen Ataş, “Başkanımızın ve ilgili birimlerin ilettiği talimatlar doğrultusunda çalışmalarımı sürdürdüm. Tarafıma verilen görevler, tamamen kurum içi hiyerarşi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı. 

Ataş, savunmasına şu sözlerle devam etti: 

“MASAK raporunda yer alan bazı hesap hareketleriyle ilgili olarak, şahsi hesabıma aktarılan paralar, Rıza Bey’in bilgisi ve talimatı doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bu paraların hangi amaçla ve ne şekilde kullanılacağına dair karar merci ben değildim. Benim görevim, verilen talimatları yerine getirmekten ibaretti. Bana aktarılan paraların kaynağını ya da kullanım amacını sorgulamak gibi bir yetkim bulunmamaktadır.

Banka hesaplarım dışında gerçekleştirilen ödemeler de Rıza Bey’in talimatıyla yapılmıştır. Söz konusu işlemler hiçbir zaman gizli yürütülmemiştir ve bana bildirilen çerçevede gerçekleştirilmiştir.

İddianamede yer alan, personel üzerinde amirlik yetkim olduğu yönündeki iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Bu sistem içerisinde diğer çalışanlardan hiçbir farkım yoktur. Devlet personeli olarak görevimi yerine getiren bir işçiyim.

İddia edilen para transferleri hakkında açıklama yapmak isterim. Hepsi Akpolat'ın kişisel ödemeleridir. Benim şahsım ait kişisel ödemeler değildir. Bu harcamaların hangi niyetle olduğunu bilmem mümkün değildir. Bana verilen paranın anlam, amacını sorgulamam mümkün değildir. Yeşim Akpolat'ın istekleri doğrultusunda ödemeleri yapardık. Benim bu sistem içerisinde diğer arkadaşlarımdan farkım yok."

Savunmanın ardından Mahkeme Başkanı, Ataş’a, Acarkent'teki villa, tekne, Auidi araç ile ilgili iddiaları sordu. 

Ataş, şöyle yanıt verdi:

“Acarkent’teki villaya bir kere gittim. Rıza Bey'i götürdüm. Auidi'yi almaya gittiğimde, Rıza bey 'benim' gibi bir kelime kullanmadı. Ben sadece araba almaya gittim. Teknenin Akpolat'a ait olduğunu bilmiyordum. Bacanağı ve kayınçosu konuşunca, bunları satıp yenisini almaları gerektiğini duydum. Buradan bunu çıkardım."

Avukat Hasan Sınar, Mehmet Ataş’a “Size verilen paraların kayıt dışı olduğunu nereden anladınız?” diye sordu. Ataş, “Çünkü bankadan değil, elden teslim aldım” yanıtını verdi. Avukat Sınar, “Parayı elden teslim aldığınız için kayıt dışı diyorsunuz yani” diyerek karşılık verdi.

“RIZA AKPOLAT İLE DOSTULUĞUMUZ YILLARA DAYANIYOR, BİRBİRİMİZİN ARAÇLARINI KULLANDIK”

Ardından “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, resmi belgede sahtecilik” iddialarıyla tutuklu yargılanan Beşiktaş Belediye Başkanın Rıza Akpolat’ın çocukluk arkadaşı Rabil Artan savunma yaptı. 

Rıza Akpolat ve ailesiyle 2009 yılında tanıştığını aktaran Artan, şu ifadeleri kullandı:

“Zamanla komşuluk dostluğa dönüştü. Eşim 2010’da Amerika’da yaşıyordu, benimle evlenince Türkiye'de yaşamaya başladı. Eşim Rıza Akpolat’ın çocuğuna süt annelik bile yapmıştır. Yıllarca çocuklar büyürken evlerimizin kapıları birbirine hiç kapanmadı. Birbirimizin araçlarını, evlerini kullandık. Yıllara dayanan bir kardeşliktir. Dikkatinizi çekmek isterim ki o dönemde kendisi belediye başkanı bile değildir. Bir kere makam ziyaretine gittik onun dışında hiçbir şekilde gitmedik Beşiktaş Belediyesi’ne. 

Arya Evleri’ndeki dairemin alım sürecinden bahsedeceğim. Derya hanım (Rıza Akpolat’ın eski eşi) üst katlarının satılık olduğunu söyledi. Alım işlemleri için vekâlet verdim. Biz eşimle Türkiye’ye kesin bir dönüş yapmak istiyorduk. Türkiye gelmeden bu işleri halletmek istedim. 22 milyon lirayı gönderdim. Oğluma, tutuklandığımı söyleyemedik. Oğlum beni hala askerde biliyor, ‘baba sen askerlik yapmadın mı?’ diyor.”

DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya yaklaşık 1 saat ara verildi. Avukatları aradan sonra Rıza Akpolat’ın 3-4 saatlik bir savunma yapacağını belirtti. 

Mahkeme Başkanı, yarın duruşma savcısının ara mütalaa açıklayacağını ve daha sonra heyetin bir ara karar kuracağını söyledi.

RIZA AKPOLAT SAVUNMASINA BAŞLADI: "CEVABINI VEREMEYECEĞİM HİÇBİR İDDİA, ÇÜRÜTEMEYECEĞİM HİÇBİR İFTİRA YOK"

Verilen aranın ardından duruşma savunmalarla devam etti.

“Özel Belgede Sahtecilik, İhaleye Fesat Karıştırma, Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık, Rüşvet Almak, Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama, Haksız Mal Edinme, Suç Örgütüne Üye Olma” iddiasıyla hakkında 415 yıla kadar hapis cezası talep edilen tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat yaklaşık 4 saat sürmesi beklenen savunmasına başladı. 

Akpolat’ın ilk sözleri şöyle oldu: 

"Ben Beşiktaş halkının iradesiyle iki dönem üst üste rekor oyla seçilmiş bir belediye başkanıyım. Ancak bugün, 13 aydır özgürlüğü elinden alınmış bir yurttaş olarak huzurunuzda bulunmaktayım. Benim için en üzücü olan şey; başarısı 2024 yılında Beşiktaş halkı tarafından tescillenmiş bir başkan olarak makamın ve belediyenin yaklaşık 1 senedir bu iddialarla gündemde olmasıdır. Cevabını veremeyeceğim hiçbir iddia, çürütemeyeceğim hiçbir iftira yoktur."

AKPOLAT: "İLK GÜNDEN İTİBAREN SUÇLU MUAMELESİ GÖRDÜM"

Akpolat sözlerine şöyle devam etti:

“75 yaşında hasta babamın gözleri önünde gözaltına alındım ve ilk günden itibaren suçlu muamelesi gördüm. Suç örgütü lideri ilan edilen Aziz İhsan Aktaş ile beni aynı otobüste yan yana götürdüler, topluma bir mesaj vermeye çalıştılar.”

“Geçmişte insanlar bu suçlardan gözaltına bile alınmazken biz tutuklu yargılanıyoruz. Örgüt lideri olarak yargılanan Aziz ihsan Aktaş serbest, biz hepimiz buradayız. Masumiyet karinemiz açıkça yok sayıldı. Yargılanmak sorun değil, yargılanırız ama önemli olan masumiyet karinemizin yok sayılmasıdır.”

AKPOLAT: "SONRADAN SUÇSUZLUĞU ORTAYA ÇIKAN NİCE İNSANIN HİKAYESİ HALA HAFIZALARDA"

"Tam bir yıldır maruz kaldığımız hukuksuzlukları düşündüğümde ve televizyon ekranlarında bu kadar yalanın nasıl bu derece fütursuzca söylenebildiğini gördüğümde, tüm bu organize kötülük karşısında nasıl mücadele edeceğimi düşündüm. Tek kişilik hücremde bir tartışma programı izlerken, “40 sayfalık bir itiraf yazdığım” yalanının günlerce, aylarca servis edildiğine tanık oldum. O kadar kendinden emin konuşuluyordu ki, beni ziyarete gelen avukatlarım ve ailem, olası bir tahliye ihtimalinde dahi insanların benim itirafçı olduğuma inanabileceğini söylemek zorunda kaldı. Geldiğimiz nokta, yaşadığımız çürümeyi açıkça göstermektedir.

İşte bu koşullarda, tek kişilik hücremde ülkemin tarihini, geleneklerini düşündüm. Yunus Emre’yi, Tapduk Emre’yi, Hacı Bektaş Veli’yi ve daha nicelerini hatırladım. Nasıl ki 13. ve 14. yüzyıllarda bu topraklarda insanlığa ışık oldularsa, bugün de bana yol gösteren yine bu değerler oldu. Hatırladıkça, yaşadıklarımızın ne kadar tanıdık olduğunu gördüm. Çünkü adalet ve demokrasi mücadelesi, insanlık tarihi kadar eskidir.

Ülkemizin yakın tarihinde yaşanan davalar; sonradan suçsuzluğu ortaya çıkan, özgürlüğü elinden alınan, hastalanan, intihara sürüklenen nice insanın hikâyesi hâlâ hafızalardadır. Daha da geriye gittiğimizde, darbe dönemlerinde işkencelerde kaybedilen, öldürülen insanlar da bu ülkenin bağımsızlığı için bedel ödemiş vatan evlatlarıdır. Aynı idam fermanıyla Anadolu’ya çıkan Mustafa Kemal gibi.”

"ÇEKTİRİLEN BU ZULMÜN SEBEBİ, İFTİRACILARIN 'DUYDUM' BEYANLARI"

“Bugün karşınızda olmamın sebebi, kimliği gizli tutulmuş itirafçıların beyanları, sonradan itirafçıya dönüştürülmüş bazı kişilerin iftiralarıdır. Bugün bu salonda bulunan sanıkların birçoğu benzer şekilde yargılanmaktadır. 

Bu durum bir eksiklik değil, bu dosya için bir zorunluluk. En ufak bir somut durum ortaya konsa, aslında anlatılanların bir balon olduğu ve gerçekle temas eder etmez patlayacağı görülecektir. 

İddialı ama içi boş, hiçbir anlam ifade etmeyen cümleler…. Güya ben onlarca suç işlemişim. 578 sayfanın 400 sayfasından fazlası bana ait. Ortada bir suç yok. O kadar temelsiz ki hemen ortaya çıkacak… Peki, bu yaşananlara neden ihtiyaç duyuldu? 

Hepsi birbiri ardına iftiracı oldu. Başka insanlar bunlardan dolayı gözaltına alındı. İnsanlara çektirilen bu zulmün sebebi tamamiyle bu iftiracıların “duydum” şeklindeki beyanlarıdır. Bunları söyleyerek tutukluluk durumlarını değiştirmişlerdir. İsimler belli, herkes biliyor. İtirafçı olanların yüzde 99’u tahliye edildi. 

Güya beraber işlediğimiz suçlardan yargılanıyoruz ama o arkadaşların hiçbiri aynı suçlardan yargılanmıyor.”

“AZİZ İHSAN AKTAŞ VE MUSTAFA MUTLU TEHDİT EDİLDİKLERİ İÇİN İTİRAFÇI OLDU”

“Önce mal varlığıyla, şirketleriyle ve tabii ki bizim bilmediğimiz bir çok sayıda tehdit edilen Aziz İhsan Aktaş itirafçı olmuştur. 13 Ocak’tan Mayıs başına kadar hiçbir beyanda bulunmazken bir anda konkordato uzatma talebi karşılanmayacağı ve temiz eller operasyonu haberleriyle tavır değiştirmiştir. Hatta Elazığ Belediyesi’nden de göstermelik dosyalar istenmiş, bu konudaki tehdit görünür hale gelmiştir. 12 Ocak gecesine kadar kimsenin tanımadığı, kamudan yüzlerce ihale alan bir iş insanı bir anda suç örgütü liderine dönüşmüştür.

O güne kadar iş yaptığı kurumlarda yaptığı bir aksaklık gündeme gelmemiş, yapılan tüm denetimlerde herhangi bir bulguya rastlanmamışken bir anda her şey tersine dönmüştür. Bununla birlikte itirafçı olmuş 9 nolu koğuştan kardeşlerinin olduğu yere götürülmüştür.

Daha sonra Mustafa Mutlu itirafçı olmuştur. Gözaltına alındığında eşi 8 aylık hamileydi. Eşinin deport edilme kaygısıyla Aziz İhsan Aktaş’la beraber beyanlarda bulunmuşlardır. Mal varlığı ile tehdit edilmiş. En son annesi ile tehdit edilip çocuklarının Çocuk Esirgeme Kurumu’na bırakılabileceği ihtimalini “koğuşundaki” arkadaşlarına anlatmıştır. Bunların sonucunda kendi hazırladığı birçok dosyayı Emirhan Akçadağ ve Ozan İş’e vermiş, kendisi arka planda durup ifadelerin büyük bölümünü bunlara verdirmiştir.”

“BANA ‘CHP KURULTAYI ALEYHİNDE KONUŞ BEŞİKTAŞ DOSYASINI TEMİZLERİZ’ DEDİLER”

“Bana da ‘CHP Kurultayı hakkında konuş, itirafçı ol. Beşiktaş dosyasını temizleriz’  denildi. ‘Bak sana mayısa kadar süre’… Ne tesadüf ki mayısta oldu her şey. Ben 86 milyonun çocuğunu düşündüm, sadece kendi çocuklarımı düşünsem iki kelime söyler çıkardım. 

Ben bir tercih yaptım, çalışma arkadaşım ve ailem ile cezalandırılıyorum. Ben o gün öyle bir tercihte bulunmasaydım vatandaşların hiçbir umudu kalmayacaktı.

Bu topraklarda iktidar için kendi oğlunu katleden hükümdarlar gördük. Bu kişilerin silsile halinde ‘itiraf’ etmesi bir şey değiştirmeyecektir. Biz kendimize güveniyoruz ve o kararlılıkla buradayız. İtirafçı olanlar kapının koludur, bizim davamız kapının kendisiyledir.”

AYRINTILAR GELECEK...

ARA DEĞERLENDİRME BEKLENİYOR

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde görülen yargılamada dün, beşinci duruşma günü gerçekleştirildi. Davada toplam 28 tutuklu sanık savunmasını tamamladı. 

Bugünkü 6. duruşma gününde; hakkında 415 yıla kadar hapis cezası talep edilen Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ile birlikte toplam 5 tutuklu ismin daha savunma yapması bekleniyor. Böylece davada savunma yapmayan tutuklu sanık kalmamış olacak. 

Mahkemenin, tutuklu sanıkların savunmalarının ardından tutukluluk durumlarına ilişkin bu haftanın sonuna kadar ara değerlendirme yapması bekleniyor.

Davada, iddianamede “suç örgütü lideri” olarak gösterilen Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanırken, 33 sanık tutuklu bulunuyor. 5 günde 28 tutuklu sanığın savunması alındı. Kalan tutuklu sanıkların da dinlenmesinin ardından tutuksuz sanıkların beyanlarına geçilecek.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri

Ekrem İmamoğlu, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkındaki 'casusluk' soruşturması tamamlandı
Rıza Akpolat: “Kurultay Aleyhine Konuş, Beşiktaş Dosyasını Temizleyelim” dediler
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'ndan 'deprem' önergesi: Hangi aşka düşmüşsünüz göreceğiz
Özgür Özel'den dikkat çeken 'Bahçeli' açıklaması: 'Ya bir erken seçim çağrısı yapacak ya da Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkacak'
Bahçeli 'gündemde yok' demişti: Yurttaş erken seçim istiyor