Montrö bildirisine "Muhtıra" dedi... CHP ve İYİ Parti'ye ateş püskürdü... Bir kez daha AYM ve Başkanı'nı hedef aldı... Bahçeli'den yaylım ateşi!

Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 104 emekli amiralin Montrö bildirisi için "Muhtıra" benzetmesinde bulundu ve sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli'nin hedefinde CHP ve Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti lideri Meral Akşener'de vardı. Bahçeli en sert tepkiyi ise AYM ve Başkanı'na yöneltti. İşte ayrıntılar...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli TBMM’deki grup toplantısında partililere seslendi. Konuşmasına Türkiye’nin corona virüsle mücadelesine değinerek başlayan Bahçeli, “Türkiye haritası kırmızıya boyansa da umutsuzluğa kapılmayacağız. Bugünleri aşacağız” dedi.

Rusya ile Ukrayna arasında yaşanan gerginliğe de değinen Bahçeli, “Karadeniz'den Akdeniz'e uzanan yolda gerginlik farklı boyutta devam etmektedir. ABD Dışişleri Bakanı'nın S-400'ü elimizden çıkarmayı dile getirmesi zamanlama bakımında manidardır.” ifadelerini kullandı.

Cumartesi gecesi yayınlanan ve Türkiye gündeminin bir numaralı konusu haline gelen 104 emekli amiral imzalı bildiri de Bahçeli’nin hedefindeydi. İmzacı amirallere ateş püsküren Bahçeli, muhalefeti de bildirinin karşısında tavır almamakla suçladı.

“Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan’ın ayrılmaz bir parçasıdır bizim kırmızı çizgimizdir. Hiç kimsenin Montrö’yü tartışmaya açtığı falan da yoktur” diyen Bahçeli imzacı amiraller için, “Bunlar denizci değil denizciliğin yüz karalarıdır. Söz konusu muhtıra emeklilikle canı sıkılan, biraz da adımızdan söz ettirelim diyen bir meczubun işi değildir. Bunları deniz nasıl tutuyorsa hukuk da öyle tutmalı, cüretlerinin bedelini ödemelidirler” ifadlerini kullandı.

HDP’nin kapatılması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanıp Anayasa Mahkemesi’ne gönderilen iddianamenin usül eksikliği gerekçesiyle iade edilmesini bir kez da gündeme getiren Bahçeli, AYM ve Başkanı hakkında çarpıcı ithamlarda bulundu.

AYM’yi darbe ürünü bir kurum olarak tanımlayan Bahçeli, “Halen AYM Başkanlığı’nı işgal eden şahsın, geçmişte Polis Akademisi başkanıyken, PKK açılımına nasıl ev sahipliği yaptığını, 12 kötü adamı nasıl ağırladığını biz gayet iyi biliyoruz” dedi.

“UMUTSUZLUĞA KAPILMAYACAĞIZ”

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

Dünya genelinde hala Covid-19’un tedavisinde kullanılan aşıya erişim sorunu varken, Türkiye’de aşılama sayısı 17 milyonu bulmuştur. Yerli aşı çalışmalarında ümit verici sonuçlar alınmıştır.

Güç birliği yaparak, inanç birliği yaparak, kurallara uyarak musibeti yeneceğiz. Sağlık Bakanlığımıza, doktorlarımıza, hemşirelerimize tüm sağlık çalışanlarımıza kadar minnet duyuyor ve fedakarlıkları takdir ediyoruz.

Bugünleri aşacağız. Türkiye haritası kırmızıya boyansa da umutsuzluğa kapılmayacağız.

Rusya-Ukrayna sınırında savaş helikopteri uçmakta, tehdit etmektedir. Ukrayna AB'nin kalkanı olduğu söylemiştir. NATO ve Rus uçakları tehlikeli bir it dalaşına girmiştir. Karadeniz'den Akdeniz'e uzanan yolda gerginlik farklı boyutta devam etmektedir.

ABD Dışişleri Bakanı'nın S-400'ü elimizden çıkarmayı dile getirmesi zamanlama bakımında manidardır.

“MONTRÖ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

Önce 126 eski büyükelçinin şüpheli bildirisi yayımlanmıştır. Montrö tartışmaları derken Türkiye 4 Nisan’da 104 emekli amiralin bir nevi muhtırasıyla sarsılmıştır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi Lozan’ın ayrılmaz bir parçasıdır bizim kırmızı çizgimizdir. Hiç kimsenin Montrö’yü tartışmaya açtığı falan da yoktur.

Vehimlerinin ve gizli emellerinin esiri olan 104 emekli amiral Türk demokrasi tarihinin kara bir lekesidir. Bu lekeyi temizlemek demokrasinin, hukukun ve milli iradenin tarihe karşı namus, şühedaya da vefa borcudur.

Cüretlerinin bedelini ödemelidirler. 104’lükler büyük bir suç işlemiştir. Demokrasi düşmanlarına yeşil ışık yakan gel gel yapan 104’lükler suç işlemilerdir. Bu suç cezasız kalamaz kalmayacaktır. Hayret etmemek elde değildir. Mavi vatanımızı bu çürüklerle nasıl savunmuşuz!

Bu 104 emekli amiral bozuntusunu bir araya getiren ortak bir bildiriye imza  attıran, gece yarısı muhtıra ihtimasına sokan asıl motivasyon nedir? İplerini tutan zihniyetin eşgali ve robot resmi kimleri göstermektedir?

Üzerinde durulması ve sorgulanması gereken bir diğer muamma da; meshul kokuşmuş bildiri günü birlik ve lokal bir tepki midir? Bir tür kripto haberleşme midir? Yoksa zincirleme bir reaksiyonun ilk etabı mıdır?

Bir süredir ülkemizin maruz kaldığı siyasal ve ekonomik sorunlar birbiriyle kopuk değil aynı kriz güzergâhına ortaklaşa sadece farklı yollardan ulaşma gayretidir. Bize göre 4 Nisan çıkışını detaylarıyla ele almak şarttır.

Bunlar denizci değil denizciliğin yüz karalarıdır. Söz konusu muhtıra emeklilikle canı sıkılan, biraz da adımızdan söz ettirelim diyen bir meczubun işi değildir. Bunları deniz nasıl tutuyorsa hukuk da öyle tutmalı, cüretlerinin bedelini ödemelidirler. Gece yarısı bildirisi hangi mihrakların bildirisidir?

CHP'YE SERT TEPKİ

CHP geçmişiyle müsemma tavrını yine sürdürmüştür. Darbeler tarihi bir bakıma CHP tarihidir. Darbelerle yüzleşmek CHP ile yüzleşmektir. Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz'a tiyatro demiş FETÖ'ye zeytin dalı uzatmıştır. Bu yandan çarklı 15 Temmuz gecesi korkakça tankların arasından sıyrılıp Bakırköy Belediye Başkanı'nın evinde soluğu almıştır. Kılıçdaroğlu yine şaşırtmamıştır. 4 Nisan bildirisinin neresi sahte gündemdir? Sahte olan sen misin, yoksa gündem midir? Soğan, patates, patlıcan kadar milli iradenin onuru yok mudur? Kılıçdaroğlu'nun iskelesi hasarlıdır, rotası savruktur, dümeni kırıktır, pusulası bozuktur, zihniyeti batıktır. CHP yönetimi bir kez daha demokrasiyle ters düşmüştür. Çapulcularla birleşmiştir. 4 Nisan'ın görülmeyen imzası Kılıçdaroğlu'na aittir.

Hıyarım var diyene tuz atıp koşan İP'in başı 104 emekli amirali zevzeklikle suçlamıştır. Bu ifade utanç vericidir. 104 şuursuz sadece gevezelik mi yapmıştır? İP'in başkanı zevzek arıyorsa etrafını kolaçan etmelidir. Parti yönetiminde bu zevzeklerden bol miktarda bulunmaktadır. Bu bildiriye zevzeklik demek, zevzekliktir. CHP ile İP tencere kapak misali yuvarlana yuvarlana birbirlerini bulmuşlardır. 4 Nisan bildirisine karşı duramayanlar zulmün karşısındadır.

“AYM’NİN KARARI YOK HÜKMÜNDEDİR”

Anayasa Mahkemesinin HDP’yi kollayan arkalayan kararı yok hükmündedir. Bugün HDP’nin dosyasını gerisin geri Yargıtay Başsavcığına gönderen zevatın 1 saatliğine de olsa dağda teöröristin karşısına çıkacak cesareti var mıdır.

İddianamenin şurası olmamış burası olmamış diyen AYM’nin başkan ve yardımcıları gidin bunu şehit analarına anlatın. HDP’ye zaman kazandıran AYM’nin devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü umursamadığını görüyoruz.

“AYM’NİN KAPISINA KİLİT VURULMALIDIR”

Halen AYM Başkanlığı’nı işgal eden şahsın, geçmişte Polis Akademisi başkanıyken, PKK açılımına nasıl ev sahipliği yaptığını, 12 kötü adamı nasıl ağırladığını biz gayet iyi biliyoruz.

O tarihlerde Polis Akademisi’nde sözde Kürt Çalıştayı düzenleyen zat AYM Başkanı’dır. Mahkeme başkanının tarafsızlığı söz konusu değildir. Bu mahkemenin kapısına kilit vurularak yeniden yapılandırılması demokrasi sorumluluğudur. AYM’nin bir darbe mirası olduğu ortadadır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri

Özgür Özel'den 'emekli aylığı' çıkışı! Gelecek haftayı işaret etti: 'O tarihi oylamada eksiksiz olacağız!'
Ekrem İmamoğlu Silivri'den emeklilere seslendi: 'Geçim derdini bitireceğiz'
Kanada'dan Trump'ı kızdıracak Çin açılımı
CHP’li Ağbaba, muhalif basın kuruluşlarına ilan vermeyen kamu kurumlarına sert tepki gösterdi: ‘Bunlar babanızın çiftliği değil’
Hakan Fidan, Kandil'in 'kalıcı adımlar atmamasını' değerlendirdi: ‘Bölgesel krizlerden istifade etmek istiyorlar’