"Kılıçdaroğlu’nu ilk kez 2009 yılında Erdoğan’ın evinin sokağında gördüm"

Eski CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu görevi sırasında adım adım takip eden gazeteci Özgür Hasan Altuncu, 2009 yılından bugünkü mutlak butlan kararına gelinceye dek Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın lehine hamlelerini yaşadıkları üzerinden anlattı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP kurultay davası için "mutlak butlan" kararı verdi.

Karara göre, CHP'nin 47 yıl sonra birinci parti olmasını sağlayan Özgür Özel ile yönetimi tedbiren görevden uzaklaştırılırken, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetimi yeniden göreve gelecek.

Mutlak butlan kararının ardından Kılıçdaroğlu tepkiler yükselirken sosyal medyada dikkat çeken bir yazı yer aldı.

Eski CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu görevi sırasında adım adım takip eden gazeteci Özgür Hasan Altuncu, 2009 yılından bugünkü mutlak butlan kararına gelinceye dek Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’ın lehine hamlelerini yaşadıkları üzerinden anlattı.

ERDOĞAN’IN ÜSKÜDAR BURHANİYE’DEKİ APARTMAN DAİRESİNİN BULUNDUĞU SOKAK

Özgür Hasan Altuncu’nun sosyal medya hesabından yayınladığı yazı şöyle:

Kemal Kılıçdaroğlu’nu ilk kez 2009 yerel seçimlerinde görmüştüm.

Yer neresiydi biliyor musunuz?

Şaşırmayın…

Recep Tayyip Erdoğan’ın Üsküdar Burhaniye’deki apartman dairesinin bulunduğu sokak.

O dönem CHP’nin İBB adayıydı. Yanında dönemin il başkanı Gürsel Tekin vardı. Seçim kampanyasına oradan başlamışlardı.

Neden?

Kendi seçmenlerine bile “Bakın Erdoğan aslında ne kadar mütevazı bir yerde oturuyor” mesajı vermek için miydi?

Bugün dönüp bakınca bu soru ister istemez akla geliyor…

Karşısında Kadir Topbaş dururken, Erdoğan’ı doğrudan siyasi muhatap haline getirmek; aslında yıllar öncesinden kurulmuş daha büyük bir siyasi denklemin ilk işaretlerinden biri miydi?

Çünkü aynı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul’a aday olduğu seçimde oy kullanamaması da bana hiçbir zaman sıradan bir idari hata gibi gelmedi.

“KAĞITTEPE” DEMESİ GERÇEKTEN MASUM BİR DİL SÜRÇMESİ MİYDİ?

Ev adresi olarak gösterdiği ilçeye “Kağıttepe” demesi gerçekten masum bir dil sürçmesi miydi?

Aradan birkaç yıl geçti.

Bu kez çok uzakta, Cidde’de; son derece şık bir malikanede, siyasetten uzak hatta fazla seçkin bulduğum bir çiftle tanıştım…

Ekmeleddin İhsanoğlu ve eşi.

O gün bizi kimlerle birlikte ağırlıyorlardı biliyor musunuz?

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, ona eşlik eden heyet ve biz gazeteciler…

İNSAN BUGÜN DÖNÜP BAKINCA ŞU SORUYU DA SORMADAN EDEMİYOR

Sonra ne oldu?

Erdoğan’ın karşısına aday olarak aynı Ekmeleddin İhsanoğlu çıkarıldı. Hem de Kemal Kılıçdaroğlu tarafından.

İnsan bugün dönüp bakınca şu soruyu da sormadan edemiyor…

O gün o sofrada kusursuz ağırlanan kişi Kemal Kılıçdaroğlu olsaydı, yine aynı adaylık tercihi yapılır mıydı?

Televizyon tartışmaları ve düellolarıyla ciddi bir popülerlik kazandı. O rüzgarın da etkisiyle genel başkanlığa yürüdü.

Bu yüzden, o tanınırlığın oluşmasına katkı sunan gazetecilerin onu eleştirme hakkı var mı? Çünkü bir anlamda her biri o siyasi hikayenin tanıkları ve alacaklıları…

ATATÜRK HAVALİMANI ÇIKIŞINDA BEKLEYİP ADAY OLUP OLMAYACAĞINI SORMUŞTUM

Genel Başkanlığa adaylığını açıklamadan sadece birkaç gün önce, Yeşilköy Atatürk Havalimanı çıkışında kendisini bekleyip aday olup olmayacağını sormuştum.

Net bir dille aday olmayacağını söylemişti.

Ama birkaç gün içinde adaylığını açıkladı.

Yıllar boyunca İstanbul’daki programlarını gazeteci olarak takip etmeye çalıştım. Fakat o yıllarda CHP’nin İstanbul’daki siyasal haritası oldukça dardı…

Kadıköy, Bakırköy, Kartal, Beşiktaş, Şişli…

Programlar çoğunlukla bu ilçelerdeydi.

Oysa iktidar iddiasındaki bir lideri biraz daha Sultanbeyli sokaklarında, Bağcılar’da, Esenler’de görmek isterdiniz değil mi?

Bu eksiklik hep vardı.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ’NDEKİ EKREM İMAMOĞLU

Adalet Yürüyüşü’nde Ankara’dan gelen ekibi Gebze’de değiştirmiştim. Oradan Maltepe’ye kadar olan son etabı takip ettim. Tempolu yürüyüşüne ayak uydurmakta zorlandığımı hatırlıyorum.

Mola alanları belediyeler tarafından hazırlanıyordu ama en dikkat çekeni Beylikdüzü Belediyesi’nin kurduğu alandı. Yanlış hatırlamıyorsam Tuzla taraflarında, E-5 kenarında boş bir arsa adeta küçük bir kampa dönüştürülmüştü.

Gazeteciler için bile yemek alanları hazırlanmıştı. Kılıçdaroğlu için ise oldukça mütevazı ama özenli bir karavan konulmuştu.

O zamanki Beylikdüzü Belediye Başkanı’nın kim olduğunu söylememe gerek yok sanırım..

Ekrem İmamoğlu.

Önce organizasyon kabiliyetiyle dikkat çekti. Sonra İstanbul’un yıllarca gidilemeyen ilçelerine dokundu. Ardından da CHP’yi Türkiye’nin birinci partisi yapan değişim ruhunun öncüsü oldu…

Çünkü siyaset sonuç almak için yapılır.

İktidar olmak ve hizmet etmek için, yapılır, yapılmalıdır…

Bugün “kişisel ikbal için siyaset yapılmaz” diyenlerin, yıllardır dar kadroların ikbal hesaplarıyla hareket edip sonra da topluma “arınma” çağrısı yapmasını görünce insan ister istemez geçmişi yeniden düşünüyor.

(Kaynak: Gazete Pencere)

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri

Cemil Tugay'dan net mesaj: Özgür Özel’in yanındayız!
Prof. Dr. Adem Sözüer’den mutlak butlan itirazı: Kılıçdaroğlu’nun CHP'ye atanması hukuk dışı çünkü…
Kılıçdaroğlu'nun ilk hedefi ‘İmamoğlu’ iddiası
Ümit Özdağ CHP Genel Merkezi’nde Özgür Özel ile görüştü: Demokrasiyi savunmak için bugün buradayız
Ünlü ekonomistlerden mutlak butlan kararına tepki: 'Cumhuriyet AK Partisi Genel Başkanı!'