Halk TV'de Ebru Baki'nin sunduğu Para Siyaset programında konuşan İsmail Saymaz, CHP hakkındaki "butlan" kararı sonrasında CHP Genel Merkez Binası'nın dün polis eşliğinde boşaltılmasının ardından kritik açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu'nun parti içinde ve muhalefet cephesinde giderek yalnızlaştığına dikkat çeken Saymaz, dünkü olayların ardından yaşanan gelişmeleri tek tek sıraladı.
KILIÇDAROĞLU'NA YAKIN VEKİLLERDEN TELEFON
CHP içerisindeki Kılıçdaroğlu yanlısı ekibin parti tabanındaki karşılığının her geçen gün azaldığını belirten İsmail Saymaz, bu yapının giderek yalnızlaştığını ifade etti. Saymaz konuyla ilgili olarak Kılıçdaroğlu'na yakın vekillerin dünkü manzaradan sonra Kılıçdaroğlu'nun özel kalemini arayarak kendisini olası MYK'dan çıkarılmasını istediğini söyledi:
"Örneğin Gürsel Erol, Elazığ Milletvekili. Gürsel Erol enteresan bir siyasetçidir. Örneğin o, Özgür Özel yanlısı değildi. Aslında Ekrem İmamoğlu'na daha yakındı fakat aday Özgür Özel olunca Kılıçdaroğlu'na destek verdi. Hatta Kılıçdaroğlu'nun kurultayda temsilcisiydi. Kılıçdaroğlu'na daha yakındır. Kılıçdaroğlu'nun son videosunu retweet edenlerden biriydi. Ali Öztunç; Ali Öztunç kongrede, kurultayda Kılıçdaroğlu'nun yanındaydı, son ana kadar onun yanında. Nitekim Engin Altay, Semra Dinçer... Bu insanlar düne kadar Kılıçdaroğlu'na açık destek veren isimlerdi. Oğuz Kaan Salıcı, nitekim öyle. Erdoğan Toprak, nitekim öyle. Şimdi... Uğur Bayraktutan... Ama özellikle benim duyduğum kadarıyla Gürsel Erol ve Ali Öztunç cephesinde şöyle bir gelişme olmuş.
Tabii bir yandan da Kılıçdaroğlu, mevcut eski PM (Parti Meclisi) içerisinden bir MYK oluşturmaya çalışıyor. Ali Öztunç'un ve Gürsel Erol'un kulağına, Kılıçdaroğlu'nun oluşturacağı yeni MYK'da ikisine de yer verileceği haberi ulaşmış ve Kılıçdaroğlu'nun yakın çalışma ekibinde olacakları bilgisi kendilerine iletilmiş. Ve ikisi de Kılıçdaroğlu'nun özel kalemini arayarak ‘Bizi MYK'dan çıkarın’ diye talepte bulunmuşlar. ‘Biz bu MYK'da yer almıyoruz’ demişler."
"ALİ ÖZTUNÇ'U ARADIM SORDUM"
Saymaz, Ali Öztunç'un bu kararının ardından kendisini aradığını ve neden bu yönde bir karar aldığını sordu.
Öztunç ile Saymaz arasında geçen diyaloğu İsmail Saymaz şu şekilde anlattı:
"Bu iki isim aslında Kılıçdaroğlu'na en yakın iki isimlerden biridir. Özgür Özel yönetimini sertçe eleştirirler. Gürsel Erol ve Ali Öztunç, Kılıçdaroğlu'nun oluşturacağı MYK'da kendilerine de yer verildiğini, listede yer aldıklarını öğrenmişler. Bu haber kendilerine ulaşmış, kendilerine birileri bildirmiş bunu. Onlar da bunun üzerine Kılıçdaroğlu'nun özel kalemini arayarak "Bizi MYK listesinden çıkarın" demişler. "Biz bu MYK'da yer almıyoruz" diye haber göndermişler. Ben bu bilgiyi öğrenince Ali Öztunç'u aradım. Ali Öztunç'a sordum, "Neden bu MYK'da yer almak istemiyorsunuz?" diye sordum. O da şöyle dedi: "Partiye polisin girmesi kabul edilemez. Birliktelik olsun, iktidar yürüyüşü beraber olsun diye çaba harcadık. Gördük ki sağlanmıyor. Partinin gençlik kollarında yetiştim, çocukluğumdan beri partideyim. Benim için asıl olan partidir, kişiler değil."
KİMLER KILIÇDAROĞLU'NUN MYK'SINDA YER ALABİLİR?
Saymaz, Kılıçdaroğlu'nun MYK'sında kimlerin yer alabileceğini açıkladı:
"Ali Öztunç bu arada bugün hâlâ Kılıçdaroğlu'na yakın sayılır yani. Ancak bu manzaralar içine sinmediği için dönüp Maraş'ta siyaset yapıyor. Düğüne gidiyor, cenazeye gidiyor, insanlarla karşı karşıya kalıyor.
Bunun kendisine sorulacağı ve cevabını veremeyeceği için "Beni MYK'ya aldıysanız da almayın" demiştir. Tabii bu arada "MYK listesinde kimler olabilir?" diye sorduğumda bana gelen bilgi şöyle: Akif Hamzaçebi, Turan Aydoğan, Müslim Sarı, Mehmet Tüm, Baran Şimşek ve Yıldırım Kaya isimlerinin yeni MYK'da olabileceği belirtiliyor. Bu isimlerden Müslim Sarı, Mehmet Tüm ve Yıldırım Kaya, dünkü il başkanlığının önüne yapılan yürüyüşte vardı. Müslim Sarı zaten bütün açıklamalarda sözcü düzeyindeydi, evet."
YANINDAKİ VEKİL SAYISI 22'DEN 15'E DÜŞTÜ
Kılıçdaroğlu'nun tabanda azınlık olduğunu, bu zamana kadar tabandaki karşılığının yüzde 5 civarında olduğunu ifade eden Saymaz, dünkü olaylardan sonra bu oranın yüzde 1 düzeyine düştüğünü söyledi. CHP il ve ilçe örgütlerinin de KIlıçdaroğlu'na destek vermediğini söyleyen Saymaz şöyle konuştu:
"Dolayısıyla burada da böyle itirazlar oldu. Örneğin onlar dün art arda tweet'ler yayınladılar, açıklamalar yaptılar ve bu görüntülere itiraz ettiler. Bu şimdi, bunun yol açacağı büyük bir kırılma var. CHP içerisinde büyük bir kırılma var, o da şu: Birincisi, dedim ya, en temel CHP açısından en temel problem, muhalefetin iktidarın boyunduruğuna girdiği, vesayeti altına alındığı eleştirisidir. Bu, zamanla açığa çıkacak, zamanla sonuçları görülecek travmatik bir olaydır; önce onu söyleyeyim. İkincisi, şimdi bu yönetim zaten azınlıkta olan, parti tabanında ve örgütünde marjinal düzeyde bir toplulukla beraberdi. Yani dün sabaha kadar %5 idiyse de %1'e doğru gerileyen bir topluluğa daraldı. Bundan sonra daha da yalnızlaşacaktır. Yani Cumhuriyet Halk Partisi sadece... CHP'nin 81 il örgütü ve bilmem kaç küsur ilçe örgütünden henüz ben bu yönetime destek açıklayan görmedim. Galiba bir Adıyaman İl Başkanı var ama o da yarım yamalak, tam değil."
"Peki belediye başkanı var mı? Bildiğim kadarıyla Ahmet, Balıkesir Belediye Başkanı Ahmet Akın var, bir de Erzurum Çat Belediye Başkanı var. Bunun dışında açıkça kamuoyunun önünde destek beyan eden görmedim. Her ne kadar TGRT'de bu sayının 90'a çıktığı söylense de Kılıçdaroğlu'nu destekleyen milletvekili sayısı 22 iken dünkü müdahaleden sonra bu da 15'lere kadar geriledi. Bu görüntülere itiraz edenlerle geriledi. Özgür Özel'e destek veren milletvekili sayısının 90 ve üzerinde kaldığı anlaşılıyor. Ama bu sayı kendisini korur mu korumaz mı bilmiyoruz. CHP içerisinde... Bilmiyorum belki pozisyon değiştirenler de olabilir ama şu an fotoğraf böyle. Peki bu, CHP kamuoyunda etkili, yetkin, kanaat önderleri destek veriyor mu bu hamleye? İşte az önce söylediğim, PM'ye ya Kılıçdaroğlu ile öteden beri hareket edenler ya da yeni PM'de yer alacak olan kişiler sahnede görünüyor. Eski genel başkanlar yok.
Eski, partide ağırlık oluşturan siyasetçilerden birkaç hariç hiçbiri yok. CHP içerisinde CHP'nin rızası alınmış bir durum değil. O zaman değersiz bir yalnızlığa doğru gidiyor. Rızası alınmamış CHP'nin... Bak, sadece CHP ile de bitmiyor. Olay şu: Muhalif alanda da korkunç bir yalnızlık var."
KANAAT ÖNDERLERİ MESAFELİ
Parti içindeki tecrübeli ve ağırlığı olan isimlerin bu hamleye rıza göstermediğini ifade eden Saymaz, CHP'nin kanaat önderlerinin mevcut duruma ortak olmadığını belirtti. Saymaz bu konuya dair, "Eski genel başkanlar yok; eski, partide ağırlık oluşturan siyasetçilerden birkaç hariç hiçbiri yok. CHP içerisinde CHP'nin rızası alınmış bir durum değil." değerlendirmesinde bulundu.
MUHALEFET CEPHESİNDE YALNIZ
Yaşanan hukuki ve siyasi krizin ardından Kılıçdaroğlu'nun yalnızca parti içinde değil, tüm muhalefet bloğunda yalnız kaldığını dile getiren Saymaz, durumun boyutlarına değindi. Saymaz muhalif alandaki tabloyu, "O zaman değersiz bir yalnızlığa doğru gidiyor; rızası alınmamış CHP'nin... Bak, sadece CHP ile de bitmiyor. Olay şu: Muhalif alanda da korkunç bir yalnızlık var." sözleriyle özetledi.
ALTILI MASA BİLE ÖZGÜR ÖZEL'İN YANINDA
Kılıçdaroğlu'nun bizzat kurucusu olduğu Altılı Masa bileşenlerinin dahi bu süreçte mevcut Özgür Özel yönetimini meşru kabul ettiğini belirten Saymaz, masadaki dengeleri anlattı. Saymaz ittifak ortaklarının tutumunu, "Fakat bugün Altılı Masa, pozisyon olarak Özgür Özel yönetimi yanında; işte Müsavat Dervişoğlu diyor ki, 'Ben' diyor, 'Kılıçdaroğlu yönetimini meşru tanımıyorum.'" cümlesiyle aktardı.