CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında “itirafçı” olan Murat Kapki’nin “Baskı gördüm. ‘Bir gün bile burada yatmazsın’ demelerine aldandım. Tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım” ifadelerini kullanarak ifadesini geri çektiğini açıklamıştı.
Kapki, dilekesinde hakkındaki suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu.
20 yıllık reklamcılık tecrübesine sahip olduğunu belirten Kapki, davanın somut delillerden yoksun olduğunu ve ticari faaliyetlerinin çarpıtıldığını savundu.
"MURAT ONGUN’U TANIMIYORUM,
Savunmasında, eski İBB Danışmanı Murat Ongun ile aynı örgüt çatısı altında olduğu iddialarını kesin bir dille reddeden Kapki, "Bana randevu bile vermeyen bir isimle aynı örgütte olduğum ve ondan talimat aldığım iddiası akıl dışıdır. Bu dosyadaki sanıkların çoğunu tanımıyorum bile" dedi.
"İHALELER USULÜNE UYGUN"
Kültür AŞ’den aldığı ihalelerin yasal çerçevede gerçekleştiğini vurgulayan Kapki, "Aynı dönemde, aynı usulle aldığımız Giant Board ihalesinden suçlanmıyorum ama Megalight ve üst geçit ihalesinden suçlanıyorum. Bu durum bile ihalelerin usule uygun yapıldığının tek başına kanıtıdır" sözleriyle yargılamadaki çelişkiye dikkat çekti.
"EN ÇOK İŞİ AK PARTİ DÖNEMİNDE YAPTIM"
Hakkındaki "kasa" ve "taşeron" iddialarını yalanlayan Kapki, şeffaf bir ticari geçmişe sahip olduğunu belirterek, belediye ile en yoğun iş birliğini AK Parti döneminde gerçekleştirdiğini hatırlattı. MASAK raporlarının bilerek çarpıtıldığını savunan Kapki, gerçek mali hareketlerin illegal işler gibi servis edilmesine itiraz etti.
AK PARTİLİ İSİMLER BENİ KANDIRDI
Kapki’nin savunmasındaki en çarpıcı bölüm ise AK Partili Osman Kaan’ın oğlu İsmail Kaan ile ilgili iddiaları oldu. Kapki, gözaltına alınmadan kısa süre önce ofisine gelen Kaan ailesinin kendisine güven verdiğini belirterek şunları söyledi:
"İsmail Kaan bana 'Mallarını devret, bana bir şey yapamazlar, yaparlarsa ben de onların çok şeyini biliyorum' diyerek gayrimenkullerimi üzerine aldı. Beni dosyadan çıkarabileceklerini, İmamoğlu veya CHP ile yakınlığım olmadığını en iyi kendisinin anlatacağını söyledi. Ancak mal varlığımı devrettiğim gün üzerime tedbir kondu."
SAVCI İLE OLAN DİYALOĞUNU ANLATTI
Kendi üzerine aldığı taşınmazı 5 milyon 750 bin dolara sattığını iddia eden Kapki, "Ben çocuğumun okul parasını bile bulamayacak durumdayken benim mallarıma ve parama çöken İsmail'i savcılığa ihbar etmeme rağmen bu konuda hiçbir şey yapılmadı. Tam aksine savcılar bana "sen dosyada çok alt sıralardasın, örgütte bile değilsin, anlat ve çık" şeklinde ifadeler kullandı. Bunun üzerine ben de ifademe Mücahit ve İsmail Kaan'ın yazılmamasına ses etmedim. İfade verip serbest bırakılacağım ümidiyle 3. İfademi verdim. Orada da savcı bey bana şu konuda şöyle iddialar var sen de biliyor musun diye sorular sordu ben de hepsine evet olabilir, ben de duymuştum şeklinde cevaplar verdim. Ben biraz sonra serbest kalacağımı düşündüm, savcılara güvendim." diye konuştu.
"BASKI ALTINA ALINDIM"
Kapki, tutukluluk sürecinde ağır hastalık ve aile üyelerinin hapse atılması korkusuyla baskı altına alındığını, savcıların "tahliye" vaadiyle kendisinden yönlendirilmiş ifadeler aldığını iddia etti. Kapki ifadesinde şöyle devam etti:
"Ben bütün bu ifade süreçlerinde beni bırakacaklarını vaadettikleri için, en çok da karım ve ailemin tutuklanmasını engellemek için soruşturma savcılarıyla uyum içinde hareket ettim. Ama gelinen noktada hem örgüt üyesi olarak suçlanmaktayım hem de hakkımda birçok ayrı suçtan senelerce hapis cezası istenmektedir. Bir de benden alınan beyanlar benim aleyhimde kullanılmaktadır.
Bu beyanların tamamı içinde bulunduğum tutukluluk, ağır hastalık ve aile bireylerimin başına bir şey gelmesi korkusunun yarattığı psikolojik baskı ve savcıların tahliye vaadine duyduğum güvenin sonucunda verilmiştir. Bana bu süreçte bana "senin burada bir gün bile tutulmaman lazım aslında" bile denmiştir. Bana "biz seni başta çok tepelerde gördük ama anladık ki sen bu işlerin içinde değilmişsin" dendi. Ama bunların hepsi benden bir takım ifadeler almak içinmiş."
TAHLİYESİNİ TALEP ETTİ
19 Mart sabahı başlatılan karalama kampanyalarının çoğunun çöktüğünü ifade eden Kapki, savunmasını şu sözlerle tamamladı: "Adaletten kaçmıyorum, aksine doğruları anlatmanın huzuru içindeyim. Şahsım hakkındaki değerlendirmenin toplu isnatlarla değil, somut savunmalarım dikkate alınarak yapılmasını; öncelikle tahliyemi, ardından beraatimi talep ediyorum."