CHP’nin ve 25,5 milyon vatandaşın cumhurbaşkanı adayı, seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Burdur Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran on binlere, 347 gündür tutulduğu Silivri’deki hücresinden seslendi.
İktidar eliyle Cumhuriyetin temel ilkelerinin baştan sona geçersiz kılınmak istendiğini vurgulayan İmamoğlu, “Ne acı ki, bugün milletin kendine ait egemenliğini kullanması yargı marifetiyle engellenmeye çalışılıyor. Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanması, açıkça bir milli irade gaspıdır. 15,5 milyon oyla görevlendirilmiş bir cumhurbaşkanı adayının tutuklu yargılanması, milletin egemenliğini baskı altına alma girişimidir. Tutukluluğumuz, ilk günden beri haksızdı, hukuksuzdu. Bugün ise katmerli bir zorbalığa dönüşmüştür,” dedi.
“Bizlerin, tutuksuz yargılanmamız halinde, ülkeden kaçacağımızdan şüphe duyan tek bir sağduyulu vatandaşım yoktur,” diyen İmamoğlu, “Aslında, bizi zindana atan akıl da bundan şüphe duymuyor. Onlar, sadece seçim kazanacağımızdan şüpheleniyorlar. Haklılar. Ne kadar şüphelenseler az; çünkü kazanacağız. Kazanacağız ve cumhuriyetimizin temel ilkelerini eksiksiz hayata geçireceğiz. Baştan sona adaletle işleyen, herkesin daha iyi, daha rahat, daha özgür yaşamasını hedefleyen, üretim odaklı, bereketli bir düzen kuracağız,” şeklinde konuştu.
Kurulacak yeni düzenin hiçbir yerinde partizanlık ve liyakatsizliğin olmayacağının altını çizen İmamoğlu, “Biz, siyasi rakiplerimizle uğraşmaya değil, sorun çözmeye, çare bulmaya geliyoruz. Biz, vatandaşın inancıyla, fikriyle, yaşam tarzıyla değil; refahıyla, mutluluğuyla, huzuruyla ilgilenmek için geliyoruz. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket etmeye geliyoruz. Az kaldı. Günü gelecek, devletin gücünü kendi gücü zannedenlere millet sandıkta hadlerini bildirecek. Herkes, hayalini kurduğu, özlemini duyduğu, hak ettiği hayata kavuşacak. Her şey çok güzel olacak,” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in, önümüzdeki ilk genel seçimlerde cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettiği seçilmiş İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının yargı görünümlü iktidar kumpasıyla tutuklanmasının ardından başlatılan “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” buluşmalarının Türkiye ayağının bu haftaki durağı Burdur oldu. Burdur Cumhuriyet Meydanı’nı hınca hınç dolduran vatandaşlar, 347 gündür Silivri’de, 12 metrekarelik bir hücrede tutulan İmamoğlu ve diğer tutuklu belediye başkanları lehine sloganlar atarak, iktidarı istifaya davet etti. Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz de buluşmada bir konuşma yaptı. İmamoğlu’nun Silivri’den Burdur’a yolladığı mektubu ise CHP Burdur İl Başkanı Barış Ayten kamuoyu ile paylaştı.
İMAMOĞLU: CUMHURİYETİMİZİN TEMEL İLKELERİ
BAŞTAN SONA GEÇERSİZ KILINMAK İSTENİYOR
İmamoğlu, Ayten tarafından okunan mektubunda şunları söyledi:
“Kıymetli Burdurlular, benim sevgili vatandaşlarım… Kıymetli hanımefendiler, değerli beyefendiler, başı dik gençler, güzel yüzlü çocuklar… Her birinize sevgiyle ve hasretle sarılıyorum. Sizleri çok özledim. Cumhuriyet Halk Partisi’nin icraatçı ve halkçı uygulamalarını güzel Burdur’da hayata geçirmek için her zaman canla başla çalışan kıymetli başkanım Ali Orkun Ercengiz’e teşekkürlerimi sunuyorum. Örgütümüzün güçlü, azimli ve kararlı iradesini temsil eden il başkanımız Barış Ayten’e ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum. Demokrasi tarihimizin en zorlu döneminden geçiyoruz. Cumhuriyetimizin temel ilkeleri baştan sona geçersiz kılınmak isteniyor. Oysa biz, Cumhuriyetimizi özgür ve onurlu bir yaşamın güvencesi olsun diye kurduk.”
“TUTUKLULUĞUMUZ, KATMERLİ BİR ZORBALIĞA DÖNÜŞMÜŞTÜR”
“Cumhuriyet, bizim için herhangi bir rejim tercihi değildi, milletçe var olma, ayakta kalma meselesiydi. Egemenliğe sahip olmayan bir millet yok olur gider. Onun için, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, ülkemizin geleceğini cumhuriyette gördüler. Çünkü bu topraklarda egemenliğin kayıtsız şartsız millette olması ancak cumhuriyetle sağlanabilirdi. Ne acı ki, bugün milletin kendine ait egemenliğini kullanması yargı marifetiyle engellenmeye çalışılıyor. Seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu yargılanması, açıkça bir milli irade gaspıdır. 15,5 milyon oyla görevlendirilmiş bir cumhurbaşkanı adayının tutuklu yargılanması, milletin egemenliğini baskı altına alma girişimidir. Tutukluluğumuz, ilk günden beri haksızdı, hukuksuzdu. Bugün ise katmerli bir zorbalığa dönüşmüştür. Çünkü deliller çoktan toplanmış, iddianame çoktan hazırlanmıştır.”
“ONLAR, SADECE SEÇİM KAZANACAĞIMIZDAN ŞÜPHELENİYORLAR.
HAKLILAR. NE KADAR ŞÜPHELENSELER AZ; ÇÜNKÜ KAZANACAĞIZ”
“Bizlerin, tutuksuz yargılanmamız halinde, ülkeden kaçacağımızdan şüphe duyan tek bir sağduyulu vatandaşım yoktur. Aslında, bizi zindana atan akıl da bundan şüphe duymuyor. Onlar, sadece seçim kazanacağımızdan şüpheleniyorlar. Haklılar. Ne kadar şüphelenseler az; çünkü kazanacağız. Kazanacağız ve cumhuriyetimizin temel ilkelerini eksiksiz hayata geçireceğiz. Biz Cumhuriyeti, bu aziz vatanda yaşayan herkes eşit olsun diye kurduk. Yalnızca kanun önünde değil, tüm haklar, tüm fırsatlar karşısında eşit olsun diye kurduk. Biz Cumhuriyeti, ‘millet ne derse o olsun’ diye kurduk. Devlet, milletin emrinden çıkmasın, kurumlar ve kurallar çerçevesinde hareket etsin diye kurduk. Biz Cumhuriyeti; bir arada, kardeşçe yaşayalım diye kurduk. Biz Cumhuriyeti, kimsesizlerin kimsesi olsun diye kurduk. Cumhuriyet, bizim tarihimizdeki en büyük uzlaşmanın, en geniş mutabakatın adıdır.”
“GÜNÜ GELECEK, DEVLETİN GÜCÜNÜ KENDİ GÜCÜ
ZANNEDENLERE MİLLET SANDIKTA HADLERİNİ BİLDİRECEK”
“Ülkemizin güzel geleceğini de yine en büyük uzlaşmayla, en geniş mutabakatla kuracağız. Devlet, milletin olacak. Bütün gücüyle, bütün yetkileriyle, bütün imkân ve kaynaklarıyla devlet, milletin olacak. Baştan sona adaletle işleyen, herkesin daha iyi, daha rahat, daha özgür yaşamasını hedefleyen, üretim odaklı, bereketli bir düzen kuracağız. Bu yeni düzenin hiçbir yerinde partizanlık olmayacak, liyakatsizlik olmayacak. Biz, siyasi rakiplerimizle uğraşmaya değil, sorun çözmeye, çare bulmaya geliyoruz. Biz, vatandaşın inancıyla, fikriyle, yaşam tarzıyla değil; refahıyla, mutluluğuyla, huzuruyla ilgilenmek için geliyoruz. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket etmeye geliyoruz. Az kaldı. Günü gelecek, devletin gücünü kendi gücü zannedenlere millet sandıkta hadlerini bildirecek. Herkes, hayalini kurduğu, özlemini duyduğu, hak ettiği hayata kavuşacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı.”