ABD'nin yeni Kürt politikasının şifreleri

ABD Başkanı Donald Trump ve onun Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'tan art arda gelen açıklamalar, Washington yönetiminin Kürt politikasında köklü bir değişikliğe gittiğine işaret ediyor. Şam'daki yetkililer, ABD’nin stratejik işbirliği söz konusu olduğunda ''kendilerini tercih ettiğini'' söylüyor.

Washington’un Suriye'ye dair kurduğu cümleler artık eski söylemleri yansıtmıyor. Bir dönem IŞİD'le mücadelede parlatılan ve milyarlarca dolar akıtılan 'eski ortağa' yönelik mesajların tonu sertleşirken Şam’dan yükselen iddialı açıklamalar, kapalı kapılar ardında 'yeni bir denklemin kurulduğunu' düşündürüyor. Üstelik, görünüşe göre bu sadece 'taktik bir ayar' değil; uzmanlar, daha büyük bir yön değişikliğinin yolda olduğuna işaret ediyor. 

Peki, ABD’nin ''yeni Kürt politikası'' tam olarak neyi hedefliyor?

"ABD, BİZİMLE İŞBİRLİĞİNİ TERCİH EDİYOR"

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, terör örgütü PKK bağlantılı Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) IŞİD’le mücadeledeki görevinin sona erdiğini açıklamasının ardından, cihatçı HTŞ örgütünün kontrolündeki Suriye Dışişleri Bakanlığı’nda ABD İşleri Dairesi direktörü olan Kuteybe İdlibi"ABD’nin örgütle mücadelede Suriye hükümetiyle işbirliğini tercih ettiğini" açıkladı.

İdlibi, Al Arabiya'ya yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Washington, terör ve IŞİD’le mücadelede stratejik ortaklığın, Suriye devletiyle olduğunu düşünüyor...

İdlibi, SDG’nin önceki ateşkes anlaşmasından geri adım atmasının ABD yönetimini 'zor durumda bıraktığını' öne sürdü.

ABD yönetiminin, ''Suriye ordusunu, ülke genelinde devlet otoritesini tesis etme görevinden alı koymama yönünde tutum sergilediğini'' de vurgulayan İdlibi, SDG’nin hükümet çatısı altında entegrasyonunun gerekli olduğunu belirtti.

Şam yönetimi, SDG’nin kontrolündeki geniş alanları ele geçirmesinin ardından, Salı günü Kürt güçleriyle ateşkes ilan edildiğini duyurdu. Şam yönetiminden SDG’ye, başkent merkezli devlete entegre olmayı kabul etmesi için dört gün süre tanındı. 

Basına yansıyan haberlerde, bir dönem SDG’nin başlıca müttefiki olan ABD’nin de örgüte bu yönde telkinde bulunduğu ifade edildi.

BARRACK: "SDG GÖREVİNİ TAMAMLADI..."

Trump'ın Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack ise X hesabından yaptığı uzun paylaşımda özetle; vatandaşlık hakları, kültürel koruma ve siyasi katılım gibi güvencelerle birlikte sunulan bu entegrasyon teklifini 'Kürtler için en büyük fırsat' olarak niteledi.

Barrack ayrıca, Washington’un IŞİD’le mücadelede yerel ortak olarak desteklediği SDG’nin 'görevini büyük ölçüde tamamladığını' savundu. ABD’nin uzun vadede Suriye’de kalıcı bir varlık sürdürme yönünde bir çıkarı olmadığını da sözlerine ekledi.

SDG ise Şam’la ateşkes anlaşmasını kabul ettiğini doğrulayarak, saldırıya uğramadığı sürece herhangi bir askeri faaliyete katılmayacağını açıkladı.

KÜRT POLİTİKASINDA KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLER

ABD basınında yer alan haberlerde, Washington ile SDG arasındaki ilişkilerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen yıl göreve gelmesi ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara’ya ''tam destek'' açıkladığını duyurmasının ardından belirgin biçimde değiştiği belirtildi.

ABD yönetimi, Suriye’nin toprak bütünlüğünü desteklediğini yinelerken, SDG’nin talep ettiği ''federalizm'' ya da siyasi adem-i merkeziyetçilik fikrine açıkça karşı çıkıyor.

TRUMP'TAN 'DESTEĞİ KESME' SİNYALLERİ

Trump, dün yaptığı açıklamada, daha da ileri giderek SDG’ye yönelik askeri ve mali desteğin sona ermesi gerektiğine işaret eden ifadeler kullandı.

Trump, konuşmasını şöyle tamamladı:

Kürtleri beğeniyorum, ama sadece anlamanız için söylüyorum: Kürtlere çok büyük paralar ödendi; petrol ve başka şeyler verildi. Yani, bunu bizim için değil, daha çok kendileri için yapıyorlardı. Ama Kürtlerle uyumluyuz ve onları korumaya çalışıyoruz...

BÜTÜN BUNLAR NE ANLAMA GELİYOR?

1980’lerden bu yana bölgeyi şekillendiren Amerikan yaklaşımı, sahada maliyeti düşük ortaklarla hedefe ulaşmak, hedef tamamlandığında ise dosyayı daha büyük stratejik önceliklere ağırlık vererek kapatmak üzerine kurulu oldu. 

Geçmişte Irak ve Afganistan’da, farklı biçimlerde gözlemlediğimiz bu mantık, son olarak Suriye'de devreye sokuldu. Bugün Barrack’ın 'görev tamamlandı' vurgusu, esasen bu uzun hikâyenin en tanıdık cümlelerinden biri. Suriye özelinde yaşananlar, ''ABD’nin artık devlet dışı aktörlerle uzun vadeli bağ kurma hevesini kaybettiğini'' ve yeniden ''merkezi devletlere yöneldiğini'' gösteriyor.

Washington’un yeni söyleminde, Suriye’nin toprak bütünlüğüne yapılan vurgu, federalizm ve adem-i merkeziyetçilik fikrine mesafe, SDG’nin entegrasyonuna dönük telkinler ve nihayet Trump’ın mali-askeri desteğin sürdürülebilirliğini sorgulayan cümleleri ise fotoğrafı başarıyla tamamlıyor.

Görünüşe göre, ABD’nin Kürtlerle kurduğu ilişki artık bir 'stratejik ortaklık' olmaktan çıkıp, daralan bir takvim ve sınırlanan bir taahhüt çerçevesine oturuyor. Bu da sahadaki Kürt aktörlere, 'koruma şemsiyesinin kalıcı olmadığı' mesajını veriyor; Washington, her zaman olduğu gibi, risk yükseldiğinde dosyayı kapatmaktan çekinmiyor. 

ABD, bölgedeki güç dengesini kendi çıkarlarına göre yeniden ayarlarken, Kürtleri bir kez daha ''jeopolitik ara bölgeye'' itiyor. Bu yeni çizgi, Türkiye’nin güvenlik hassasiyetleriyle daha uyumlu bir zemine oturabilir; ancak aynı zamanda, Suriye’nin kuzeyinde gerilimi de artırabilir. 

Bu tabloda, İsrail’in olası tutumu, ayrı bir parantez açmayı gerektiriyor; Tel Aviv, Kürt kartını tamamen terk etmekten ziyade, temas kanallarını 'sınırlı' bir biçimde açık tutabilir; fakat Washington geri çekilirken İsrail’in tek başına yüksek maliyetli bir angajmana girmesi de hiç de kolay görünmüyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Politika Haberleri

Erdoğan'dan 'Suriye', 'SDG' ve 'DEM' mesajları: 'Bizim tek ve ortak şemsiyemiz var...'
Devlet Bahçeli'den 'Türk bayrağına saldırı' açıklaması: 'DEM Parti bir karar vermek durumunda'
'Kendinize gelin, inşaat şirketi değil devlet yönetiyorsunuz'
Kanada Başbakanı Carney: ABD liderliğindeki düzen çöktü
Bayrampaşa Belediyesi’ne yeni operasyon: 11 kişi gözaltına alındı