Tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den gazetecilere mektup: Suçumu bilmeden aylardır hapisteyim

Tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün tutuklu bulunduğu Silivri cezaevinden gazetecilere mektup yazdı.

Tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün gazetecilere mektubu şöyle:

Sevgili kardeşim Şaban Sevinç,
Bu satırları Silivri’de, dört duvar arasında, bir hücrenin içinden
yazıyorum.
Yarım asrı aşkın süredir bu ülkeye hizmet etmiş bir belediye başkanı
olarak…
Bugün kendimi anlatmak zorunda bırakıldım.
Neredeyse 11 aydır özgürlüğümden mahrum bırakılıyorum.
Ve ben hâlâ ne ile suçlandığımı bilmiyorum.
Ortada bir iddianame yok.
Ama ortada bir gerçek var:
Yarım asrı aşkın emeğim, bir ömürlük hizmetim, yaklaşık 11 aydır bir
hücrede tutuluyor.
Soruyorum:
Adalet bu mudur?
Bir insan, suçunu bilmeden aylarca tutsak edilir mi?
Ben bu ülkenin evladıyım.
Trabzon Araklı’da doğdum.
Çocukluğumun bir kısmı Adapazarı’nda, köy hayatının içinde geçti.
Rahmetli anneme herkes “Ayşe Ağa” derdi.

Onun insanlara, özellikle devlete hizmet edenlere gösterdiği saygıyı
izleyerek büyüdüm.
Rahmetli annem bana şunu öğretti:
“İnsana hizmet, en büyük onurdur!”
Ben de hayatımı buna adadım!
Hizmete.
İnsana.
Memleketime.
18 yaşında, İstanbul’da Yeşilköy 50. Yıl Lisesi’ni bitirmiş genç bir
delikanlı olarak belediyede numarataj işinde çalışmaya başladım.
Ve o gün kendime bir söz verdim:
“Bu yol, halka hizmet yoludur.”
Aradan yarım asrı aşkın zaman geçti.
Bu süre boyunca bir gün bile halktan kopmadım.
Bir gün bile insandan, hizmet etmekten vazgeçmedim.
1986 yılında dönemin Başbakanı merhum Turgut Özal dedi ki:
“Burası, Büyükçekmece ilçe olmalı.”
Biz o sözü bir cümle olarak değil, bir devlet görevi olarak aldık.
Gece gündüz çalıştık.
Ve 1988’de Büyükçekmece’yi ilçe yaptık.
Bu, bir idari karar değil…
Bir vizyonun, bir emeğin, bir inancın sonucudur.

1994 yılında aday olduğumda,
“Foseptik kokulu değil, çam kokulu bir Büyükçekmece sözü verdik.”
Ve yaptık!
40 yıldır çözülemeyen altyapı sorununu tam 18 ayda çözdük.
Çünkü biz laf üretmedik…
İş ürettik.
Bizler gücünü makamlardan değil; halkımızın sarsılmaz duasından ve
Büyük Atatürk’ün "kimsesizlerin kimsesi" olarak tarif ettiği
Cumhuriyetimizin kurucu iradesinden aldık.
Şehircilik doktoramı İstanbul Üniversitesi’nde yaptım.
Ben şehrimi hiçbir zaman ranta teslim etmedim.
Betona teslim etmedim.
Belki de asıl mesele budur…
Bugün bir hücredeyim.
Ailemden, sevdiklerimden, Büyükçekmece’mden uzaktayım.
Ama şunu çok net görüyorum:
Bazıları makam için yaşar…
Bazıları hizmet için.
Ben hep hizmet için yaşadım.
Ömrümü, halkıma hizmete adadım.

23 yıl boyunca Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde en
kıdemli Türk delegasyon üyesi olarak ülkemi onurla temsil ettim.
50 yılı aşkın belediyecilik tecrübemle yerel yönetimler üzerine
toplamda 12 kitap yazdım ve hala hücremde parmaklarım yazmaktan
ödem tutmasına rağmen, yazmaya devam ediyorum, devam edeceğim.
Çünkü hayat geçip gidiyor ama yazıya dökülen tecrübe kalıyor.
Yazmak, bir bakıma hem yaşananları anlamlandırmak hem de
geleceğe bir iz bırakmaktır.
Bizim bir sözümüz var:
Büyükçekmece’yi sadece bugünün değil, yarının da en yaşanabilir
kentlerinden biri yapmak.
Bunu yaparken de yolumuz bellidir.
Cumhuriyetin değerlerinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün
gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden ve halkımızın bize verdiği
güçten asla vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki;
Bir kenti gerçekten büyüten şey bilimdir, sanattır, kültürdür ve o
kentin mutlu insanlarıdır.
Avrupa’nın yedi farklı şehrinin mimari dokusunu yansıtan yaşam
alanlarıyla Büyükçekmece adeta bir açık hava müzesi haline geldi.
İstanbul’un kesintisiz en uzun sahillerinden biri olan Kordonboyu ve
aynı zamanda Avrupa standartlarında olan bisiklet yoluyla
vatandaşlarımıza eşsiz bir yaşam alanı kazandırdık.
Türkiye’de bir ilk olan ve dünyada yalnızca Montreal ve Meksiko City’de bulunan Kentsel Şart uygulamasının üçüncü örneğini
Büyükçekmece’de hayata geçirdik.
Katılımcı belediyecilik anlayışıyla projelerin ve bütçenin halkın
doğrudan katılımıyla şekillendiği 2050 Vizyonu’nu hazırladık.
Böylece bir ilçe belediyesi tarafından hazırlanan en kapsamlı gelecek
planlarından birini ortaya koyduk.
Bilimsel çalışmalar sonucunda Büyükçekmece, Türkiye’nin ilk,
Avrupa’nın ise tsunamiye hazır ikinci kenti olma özelliğini kazandı.
Bizim için görev, makamdan ibaret değildir, halkımıza karşı
taşıdığımız sorumluluğun adıdır.
Beton yığınları yerine, olmazsa olmazımız yatay yapılaşma ile Batı
Akdeniz mimarisinde yeşil, planlı ve insan odaklı bir şehir kurduk.
Bugün Büyükçekmece’de kişi başına düşen yeşil alan:
120 metrekareden fazla.
İstanbul ortalaması yaklaşık 7-8 metrekare.
Aradaki fark sadece rakam değildir.
Aradaki fark vicdandır.
Aradaki fark hizmet anlayışıdır.
Kentsel dönüşümün %70’ini tamamladık.
Ama biz dönüşümü rant için değil, insanımızın can güvenliği için
yaptık.
1999’dan bu yana ilçemizde ve ilçe sınırlarının dışında 36’dan fazla
okul yaptık.

Rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel bana dedi ki:
“Sen Okulcu Hasan’sın.”
Bu söz benim için bir unvan değil…
Bir ömrün özeti.
Çünkü biz biliyoruz:
Bir ülkeyi ayakta tutan beton değil, eğitimdir.
TÜYAP burada yükseldi.
Hayalini kurduğum TV Kulesi burada yükseldi.
Çünkü ben şuna inanırım:
“Belediye başkanı hayalleriyle yaşar.”
Ama benim hayallerim hiçbir zaman rant olmadı.
Benim hayallerim hep insan oldu.
26 yıldır süren festivalimiz…
11 kez dünyanın en iyi festivali seçildi.
Yüzlerce ülkeden binlerce sanat elçisi bu şehirde, Büyükçekmece’de
buluştu.
Çünkü biz dedik ki:
Sanat birleştirir.
Kültür barıştırır.
Sevgi yaşatır.

Ve hep birlikte el ele tüm dünyaya haykırdık:
“Sevgi birbirimize; barış hepimize!”
Edirne’den Ardahan’a, Türkiye’nin en ücra köşesine; Balkanlar’dan
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kadar, Cumhuriyetimizin
sarsılmaz temellerini ve milletimizin Atatürk sevgisini simgeleyen
Atatürk büstleri ve anıtlar armağan ettik.
Şimdi soruyorum:
Benim suçum ne?
35’ten fazla okul yapmak mı?
25’ten fazla kamu binası kazandırmak mı?
Cami, Cemevi ve İbadethane yapmak mı?
Vatandaşın önce can güvenliğini düşünüp, bir kenti depreme
hazırlamak mı?
Yoksa…
Ranta teslim olmayan bir belediye başkanı olmak mı?
İnsanı merkeze alan sosyal belediyeciliği savunmak mı?
Ben hayatım boyunca şunu yaptım:
Şehrimi planladım.
İnsanı merkeze aldım.
Hizmeti esas aldım.

25 yıldır muhalefetteyim.
500’den fazla denetimden geçtim.
Kendi kendimi denetlettirdim.
Çünkü ben şuna inanırım, şunu bilirim:
Hizmetin temeli sevgidir.
Belediyeciliğin temeli insandır.
Bugün bir hücredeyim.
Ama şunu herkes bilsin:
Benim vicdanım özgür.
Benim başım dik.
Burada karıncalarla ekmeğimi paylaşıyorum.
Onlar bile durmadan çalışıyor…
Düşüyor…
Kalkıyor…
Yoluna devam ediyor.
İşte hayat budur.
İşte mücadele budur.
İnsanı durdurabilirsiniz…
Ama hizmet aşkını asla!
Ben yürümeye devam edeceğim:
Bir çocuk için…
Bir okul için…

Bir ağaç için… Bir şehir için… Ve bu ülkenin onuru için! İnanıyorum: Bir gün yine meydanlar dolacak. Çocuklar gülecek. İnsanlar birbirine sarılacak. Ve o gün geldiğinde biz yine söyleyeceğiz: “Halka hizmet, hakka hizmettir !” Ama bugün… Son kez soruyorum: Neredeyse 11 aya yakın iddianamesi bile yazılmamış bir insan neden tutsaktır? Yüce Allah buyuruyor ki: “Adaletten ayrılmayın.” Ben de sadece bunu istiyorum:

ADALET!
7 kez üst üste halkın oyuyla seçilmiş, ömrünü halka hizmete adamış
bir belediye başkanı olarak soruyorum:
Halkın iradesi mi yargılanıyor?
Yoksa hizmet mi cezalandırılıyor?
Eğer bir suçum varsa;
Yazın!
Açıkça yazın!
Millet görsün!
Yazın da ne yazarsanız yazın!
Ben buradayım.
Kaçmadım.
Saklanmadım.
Hesap vermekten hiçbir zaman sakınmadım.
Sevgi ve saygılarımla…

Dr. Hasan Akgün
Büyükçekmece Belediye Başkanı
Silivri

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

Öğretmenlerden 2 Günlük İş Bırakma Kararı: “Okul Güvenliği Sağlansın”
Haberal, yakın dostu Cindoruk’u son yolculuğunda yalnız bırakmadı
Şanlıurfa'da liseye silahlı saldırı: Rastgele ateş açtı çok sayıda kişiyi yaraladı! Saldırgan intihar etti
Hürmüz sonrası Körfez’de yeni kriz senaryosu! Suudi Arabistan’dan ABD’ye “masaya dön” çağrısı
'Trump yönetiminden korkmuyorum' demişti: İran'dan Papa 14. Leo'ya teşekkür