New York Times’ın aktardığına göre, CIA’nın aylar süren gizli istihbarat çalışmasının ardından düzenlenen ABD operasyonuyla yakalanan Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun, operasyon öncesinde Türkiye seçeneğini içeren bir pazarlık girişimini reddettiği öne sürüldü.
Haberde, Maduro’nun ülkeyi terk etmesine yönelik planın gündeme geldiği, ancak görüşmelerin sonuçsuz kaldığı belirtildi.
Habere göre Trump, Maduro'nun son günlerde ABD'nin saldırısını önlemek için ABD'ye Venezuela petrolüne erişim hakkı teklif ettiğini söyledi.
23 Aralık'ta teklif edilen anlaşma uyarınca Maduro'nun ülkeyi terk edip Türkiye'ye gitmesi gerektiğini söylendi. Ancak Maduro'nun bu planı öfkeyle reddettiği belirtildi.
Gazeteye konuşan ABD'li yetkili, Maduro'nun ciddi olmadığını açıkça belli ettiğini de sözlerine ekledi.
SENATÖR DOĞRULADI
ABD basınında yer alan iddia yankılanmaya devam ederken, ABD'li Senatör Lindsey Graham haberleri doğrulayan bir açıklama yaptı.
ABD Başkanı Donald Trump ile aynı uçakta bulunan Graham, “Maduro bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta. Kendisinden başka kimseyi suçlamasın. Trump ona bir çıkış sunmuştu. O Trump’a meydan okumayı tercih etti. Şimdi hapiste” ifadelerini kullandı.
Trump ise Graham'ın sözlerini kafasını sallayarak onayladı.
NE OLMUŞTU?
Venezuela'nın başkenti Caracas'ta 3 Ocak'ta yerel saatle 02.00 civarında patlama ve uçak sesleri duyulmuştu.
Venezuela yönetimi, patlamaların ardından ABD'yi ülkenin çeşitli bölgelerinde sivil ve askeri tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı saldırı düzenlendiğini, Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi de Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu, Maduro'ya "uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma" suçlamalarının yöneltildiğini açıklamıştı.
Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrıda bulunmuş, bazı ülkeler saldırıyı eleştirirken, açıklamalarıyla ABD'ye destek verenler de olmuştu.