İlker Başbuğ hakkında hapis istemi

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ hakkında "Türkiye Cumhuriyetinde Güç Odaklarının Mücadelesi" serisinin üçüncü kitabına ilişkin, 4 Ocak'ta gazetemizde yaptığı söyleşide kullandığı sözler nedeniyle yürütülen soruşturma tamamlandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, İlker Başbuğ "şüpheli" sıfatıyla, aralarında AKP Rize İl Başkanlığı, AKP il ve ilçe başkanları ile kadın kolları başkanlarının da bulunduğu toplam 166 kişi de "müşteki" sıfatıyla yer aldı. İddianamede, İlker Başbuğ'un 4 Ocak 2021'de gazetemize yaptığı açıklamada "Eğer Menderes, 25 Mayıs 1960 günü Eskişehir'de erken seçim tarihini açıklasaydı, 27 Mayıs askeri darbesi büyük bir olasılıkla önlenebilirdi. Çünkü erken seçim kararı alınmış bir hükümete karşı bir askeri darbenin gerçekleştirilmesi açıkça milletin siyasi idaresine de vurulacak bir darbe olurdu" ifadelerini kullandığı kaydedildi. Başbuğ'un söyleşisinde "darbe" imasında bulunduğu, bu şekilde "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama" suçunu işlediği öne sürüldü.

SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ

İlker Başbuğ'un savcılıkça alınan savunmasında, "Türkiye Cumhuriyetinde Güç Odaklarının Mücadelesi kitap serisinin üçüncüsü olan 1961-1980 dönemini o günün şartlarında ve o günlerde gelişen olaylar çerçevesinde değerlendirdiğini, suça konu ifadelerin daha önce yine bazı yazarlar tarafından da dile getirildiğini, bugünkü olaylarla herhangi bir şekilde ilişki kurulmasının doğru olmadığını" belirterek suçlamaları reddettiği anlatıldı. Başbuğ'un "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi istendi. Dava önümüzdeki günlerde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

BAŞBUĞ SOSYAL MEDYADAN AÇIKLAMA YAPMIŞTI

İlker Başbuğ, 10 Şubat'ta Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na gelerek ifade vermişti. Başbuğ ifadesinin ardından da sosyal medya hesabından "Son kitabım Türkiye Cumhuriyetinde Güç Odaklarının Mücadelesi, kitap serisinin üçüncüsüdür. Bu kitap 1961-1980 dönemini o günün şartlarında ve o günlerde gelişen olaylar çerçevesinde değerlendirmektedir. 4 Ocak 2021 günü bir gazetede bu kitabın tanıtımıyla ilgili bir söyleşim yayınlandı. Bu söyleşiden hareket edilerek hakkımda suç duyurularında bulunuldu. Hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu, var olduğu bir ortamda bu söyleşiden bir suç unsuru çıkartılabilmesi söz konusu bile olamaz. Bu nedenlerle bu suç duyurularına itibar etmiyorum. Bu inançla da bu suç duyurularına karşı hiçbir şekilde savunma yapmayacağım. Bu davranış anayasaya hukukun üstünlüğüne ve kendime olan saygımın doğal sonucudur" şeklinde açıklama yapmıştı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

Ertuğrul Özkök: 7-24 Nisan: Solucan deliğinin ve dijital Mad Max kıyametinin kapısını açan 17 gün
Osman Kavala'ya 2025 Özgürlük Ödülü: 'Umutlarımı yeşerten bazı gelişmeler var'
AFAD'dan olumsuz hava koşullarına ilişkin açıklama: 2 ölü, 33 yaralı
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde yeni gelişme: İzzet Yıldızhan tahliye edildi!
Üsküdar'da Noel Babalı provokasyon: Belediye suç duyurusunda bulunmuştu, karar çıktı