Gözyaşlarına hakim olamadı... Oğlu Pars'ı kaybeden Ebru Şallı yaşadığı zorlu dönemi anlattı! "Pars geçer diye düşünüp ağrılarını söylememiş!"

Ebru Şallı, Gökhan Çınar’ın hazırlayıp sunduğu, Exxen'de yayınlanan 'Katarsis'a konuk oldu. Şallı, geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren oğlu Pars Tan'a lonfome teşhisinin koyulduğu ilk anı, hastanede geçen günleri, tedavi sürecini ve yaşadığı zorlu dönemi anlattı. Şallı, programda gözyaşlarına hakim olamadı.

Ebru Şallı, geçtiğimiz yıl yaşamını yitiren oğlu Pars Tan'a lonfome teşhisinin koyulduğu ilk anı, hastanede geçen günleri, tedavi sürecini ve yaşadığı zorlu dönemi anlattı.

"Tanıyan Pars’tan çok etkilenirdi. 'Bu nasıl bir çocuk' derlerdi. Gerçek bir melekti. Bu hayatta bir melek doğurmuşum ve dokuz yıl bir melek ile yaşamışım. Kimseyi kıramaz, azıcık üzüldüğü an onu toparlamaya çalışır, müthiş bir sevgi çıkıyordu içinden. Pars hep başkaydı."

Pars’ın boyun ağrısı yaşaması üzerine tetkikler için hastaneye gittiklerini belirten Şallı, doktorların bir hafta çabalarına rağmen tam olarak sorunun ne olduğunu bulamadıklarını, kan tahlillerinin iyi çıkmasına rağmen ağrısında bir değişiklik olmadığını anlattı.

"Ultrasonda da çıkmadı. MR çekildi, o zaman öğrendik. İlk duyduğunuz an bir annenin ya da babanın dünyasının yıkıldığı an. Çok büyük bir acı. Meğer ağrıları zaman zaman yaşıyormuş ve 'geçer' diye düşünüp söylemiyormuş. İlk defa okulda ağladığı bir an oldu, ağrısı çok fazlaydı. Çok hızlı ilerleyen bir türdü..."

"2.5–3 yıllık süreçte tedavi ile çok güzel cevaplar aldığımız dönemler oldu. Cevap vermesi büyük bir şeydi. Bıraktığımız an tekrar hızlı şekilde atak yaptı, ağrılar başladı. Doktor aynı protokolü uygulayamayacağı için kemik iliği nakline geçmemize karar verdi..."

"Dünyada bu iliği bulamadık. Aile bireylerine bakıldı. Bende literatürde olmayan bir doku çıktı ve o doku Pars’ta da vardı. Doktor 'iliğiniz tutmuyor ama bu doku sizde var ve Pars’ta da olduğuna göre bir anlamı var' dedi. İlik dahil her şeyimi vermek istiyordum. İlik verdim..."

"Çok başarılı bir nakil gerçekleştirdiler. İlik yüzde 100 tuttu. Bu mutlu haberi alıp, evimize geçtik. Herkes çok sevindi ve 'artık bir şey olmaz' dedik. Olmayan çok var çünkü. B negatif kan bulmak çok zordu..."

"Bir yandan ünlü biri olmak zor ve çocuğa böyle bir anı bırakmak istemiyordum. O yüzden kimseye anlatmadık, paylaşmadık. O hastane odasında o kadar güzel günlerimiz geçti ki. O hastane odası benim için cennet bahçesiydi."

Hastane sürecinde oğlu Pars ile aralarında geçen duygusal bir diyalogu da anlatan Ebru Şallı, Pars’ın kendisine 'Annecim ben senin hep böyle gülmeni, güzel olmanı istiyorum ve yaşlanmanı istemiyorum' dediğini ve Pars'ın isteğinin ise görünmez olmak olduğunu söyledi. Pars görünmez oldu işte. Ben onun hakkında konuşurken her zaman böyle ağlamam, sık sık yanına giderim, güzel şeyler konuşurum, gülerim. Acımı daha farklı yaşıyorum. Kimseye bunun hesabını vermek zorunda değilim. Benim onunla aramda olan diyalogu, duyguyu kimse bilemez."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

Ertuğrul Özkök: 7-24 Nisan: Solucan deliğinin ve dijital Mad Max kıyametinin kapısını açan 17 gün
Osman Kavala'ya 2025 Özgürlük Ödülü: 'Umutlarımı yeşerten bazı gelişmeler var'
AFAD'dan olumsuz hava koşullarına ilişkin açıklama: 2 ölü, 33 yaralı
Kubilay Kaan Kundakçı cinayetinde yeni gelişme: İzzet Yıldızhan tahliye edildi!
Üsküdar'da Noel Babalı provokasyon: Belediye suç duyurusunda bulunmuştu, karar çıktı