Ertuğrul Özkök: Tarihi tanıklık: İranlı doktorlar 9 Ocak katliam gecesini anlatıyor

Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Tarihi tanıklık: İranlı doktorlar 9 Ocak katliam gecesini anlatıyor" başlıklı yazısını kaleme aldı.

Bazı video kasetleri ve televizyon yayınları gibi uyarayım.
Şimdi anlatacaklarım arasında dayanamayacağınız sahneler var.
Ben çok zor yazdım, siz çok duyarlı iseniz okumamanızda yarar var.
Artık bütün dünya şunu biliyor:

9 OCAK SABAHA KARŞI,
RUHANİ LİDERİN VERDİĞİ EMİR

İran ruhani lideri Hamaney, 9 Ocak 2026 günü sabaha karşı, yeraltına inmeden önce şu talimatı verdi:
“Ne pahasına olursa olsun bu ayaklanmayı bastırın.”
Can derdine düşmüş bir rejimin, korkusunu bütün boyutları ile gösteren bir emirdi bu.
Yani bir katliam emri.
O gece rejimin sadık milisleri, ahlak zabıtaları, devrim muhafızları 19 şehirde sokağa indi, resmi binaların damlarına yerleşti.
Ve İran tarihinin en büyük katliamı başladı…

İRAN’IN SAINT-BARTHELEMY GECESİNİN BİLANÇOSU DÜNDEN İTİBAREN ÇIKMAYA BAŞLADI

İran’daki Molla rejiminin “Saint-Barthelemy” gecesiydi bu…
Yani Fransa’da 24 Ağustos 1572’de, din adına yapılan “devlet destekli katliamın” bir benzeri.
Aradan 20 gün geçti…
Ve bu katliam emrinin bilançosu dünden itibaren bütün açıklığı ile ortaya çıkmaya başladı.

19 ŞEHİRDE UZUN MENZİLLİ SİLAHLI
MİLİSLER VE KESKİN NİŞANCILAR

O gece İran’da 19 şehirde aynı saatlerde, rejimin paralı askerleri, milisleri ve devrim muhafızları uzun menzilli silahlarla sokağa indi.
Resmi binaların tepelerine keskin nişancılar yerleştirildi.
Rejim ülkenin tamamında internet iletişimini kestiği için o iki gece boyunca nelerin yaşandığını tam olarak öğrenemedik.
Ülkeden gelen görüntüler, her iki tarafın yapay zekâyla yapılmış propaganda çabaları ortaya saçıldı; abartılı söylentiler, rejimin bilançoyu küçültücü propagandası ile birbirine karıştı.

KATLİAMDAN 20 GÜN SONRA
DOKTORLAR KONUŞMAYA BAŞLADI

Şimdi aradan 20 gün geçti; o gece Tahran ve öteki şehirlerde hastanelerde çalışan doktorlar konuşmaya, yaşadıklarını, gördüklerini ve gerçek bilgileri dışarıya da anlatmaya başladı.
New York Times gazetesi dün olağanüstü bir çalışma yayımladı.
Ülkeden gelen görüntülerin gerçek mi, montaj mı, yapay zekâ uygulaması mı olduğunu öğrenmek için çeşitli uzman kuruluşlara inceletti.
İran içinden gelen sağlam ve teyit edilmiş bilgileri topladı.

DEVRİM MUHAFIZLARI VE MİLİSLERİN
ATEŞ EDERKEN ÇEKİLEN GÖRÜNTÜLERİ

Sokağa inen ahlak ve devrim muhafızlarının insanların üzerine ateş açarken çekilen görüntülerini yayımladı.
Doğrulanmış 40 videoda rejimin katillerinin ellerindeki uzun menzilli silahları halka doğrultup, hedef gözeterek ateş açtıkları net bir şekilde görülüyordu.
Bunların her biri, İran rejiminin nasıl bir insanlık suçu işlediğini açık biçimde gösteren delillerdi.

BUNUNLA KARŞILAŞTIRILACAK
TEK KATLİAMI DA HUMEYNİ YAPMIŞTI

Bugüne kadar, İran’ın İslamcı devrim tarihinde bununla karşılaştırılabilecek bir tek dönem var.
Humeyni’nin 1980’lerde Irak savaşı sırasında cezaevlerindeki muhalif bütün insanları, kapalı kapılar ardında öldürttüğü gece…
Yani 47 yıllık İslamcı rejim tarihinin ikinci kitlesel katliamı oldu bu.
Ve dün çok önemli bir gelişme oldu.
O gece 19 şehirde hastanelerde görev yapan doktorlar o iki gece yaşadıklarını anlatmaya başladı.
Size sadece üç beş örneğini aktaracağım…

TAHRAN NİKAN HASTANESİ
HASTABAKICISI ANLATIYOR

Tahran Nikan Hastanesi’nde görevli bir hastabakıcı o geceyi şöyle özetliyor:
“Tam bir savaş görüntüsüydü…”
Şuada Tariş Hastanesi’nden bir doktor:
“O gece sadece ben, başından, sırtından kurşunla vurulmuş 70 yaralıya baktım. Çoğu geldikten kısa süre sonra öldü…”

MAŞHAD’DA BİR DOKTOR: REJİM MUHAFIZLARI
ÖLÜMCÜL YARALILARI TUTUKLAMAYA ÇALIŞIYORDU

Maşhad’da bir hastanenin doktoru şunu anlatıyor:
“Durum bir doktoru dehşete düşürecek haldeydi. Rejim muhafızları hastaneyi basıp ağır yaralı insanları tutuklamaya uğraşıyordu…”
Bunun üzerine doktorlar, hastane dışında bir villa bulup yaralıları gizlice orada tedavi etmeye çalışmışlar.

ZENCAN’DA BİR DOKTOR: PEK ÇOĞU BAŞINDAN
VEYA BOYNUNDAN VURULMUŞTU

Tahran’ın Sattar Han bölgesinde bir doktor anlatıyor:
“Bana çoğu ağır 300 yaralı getirildi.”
Zencan’da bir üniversite hastanesi doktorunun geçtiği mesaj:
“Bana gelen yaralıların neredeyse tamamı başından, boynundan ve sırtından vurulmuştu.”
Sadece o doktorun hastanesinde 200 ölü kayda geçirilmiş.

TAHRAN FARABİ HASTANESİ DOKTORU:
METAL BİLYELİ MERMİYLE VURULMUŞ 500 KİŞİ

Tahran Farabi Hastanesi göz hastalıkları bölümünden bir doktor o gece 500 yaralının getirildiğini anlatıyor.
Bunların çoğunun “pellet bullet” denilen, içinde küçük metal bilye parçaları olan mermilerle yaralandığını söylüyor.

SADECE O HASTANEDE 500
İNSAN GÖZLERİNİ KAYBETTİ

Bu mermi, Avrupa ülkelerinin tamamında güvenlik güçleri tarafından kullanılması yasaklanmış bir mühimmattır.
Türkiye’de güvenlik güçlerinin sosyal olaylarda kullanması kesinlikle yasaktır.
Çünkü ölümcül olabilir ve gözde kalıcı körlük yaratan bir etkisi vardır.
Yani o gece sadece o hastanede 500 İran vatandaşının görme yeteneğini kaybetmiş olması ihtimali büyük.
Bunlar arasında 13 yaşında bir çocuk da vardı.

İSFAHAN’DA BİR DOKTOR:
BEYİNLERİ PARÇALANMIŞ GENÇLER

İsfahan’da bir doktor anlatıyor:
“Beyinleri mermi ile parçalanmış genç insanları getirdiler. Boynundan vurulmuş bir anne vardı ve iki çocuğu ağlıyordu.”
Doktorların hepsinin söylediği şu:
“9 Ocak gece yarısından sonra getirilenlerin yaraları tamamen nitelik değiştirdi. Daha önce ayak bacak kırıkları, coplanma gibi yaralar söz konusuydu. O sabahtan itibaren gerçek mermilerle yaralanma ve ölüm vakaları gelmeye başladı.”

17 DOĞRULANMIŞ FOTO:
BUCKSHOT VE BIRDSHOT

Uluslararası bir “olay yeri uzmanlar ekibi” 17 doğrulanmış fotoğrafı inceledikten sonra şu raporu verdi:
Yaraların çoğu iri metal saçmalı pompalı tüfek (buckshot) veya küçük saçmalı (birdshot) mermilerle meydana gelmişti.

TAHRAN MORGUNA
CESETLER SIĞMADI

New York Times’ın uzmanlara doğrulattığı bilgiler ve fotoğraflar, Tahran Merkez Morgu’ndaki inanılmaz trajediyi çok iyi anlatıyor:
Gelen ceset sayısı morgun kapasitesinin çok üzerine çıktığı için cesetler torbalar içinde yerlere atılmıştı. Buna rağmen oraya sığmayan cesetler dışarıda tutuluyordu.

AİLELERE ÖLMÜŞ YAKINLARININ YÜZLERİ
TELEVİZYON EKRANINDAN GÖSTERİLDİ

Yakınlarını bulmaya gelen aileler bir odaya alınıyor, orada bir ekranda öldürülen insanların yüzleri gösteriliyordu.
Bazı ölülerin beş altı ayrı fotoğrafı gösteriliyordu; çünkü yüzleri tanınmaz haldeydi.
Bazı aileler, yakınlarını teşhis edebilmek için görüntülerin durdurulmasını, yakınlaştırma yapılmasını, yakından görmek istediklerini söylüyorlardı.

KAHRİZAK MORGUNDA ÖLDÜRÜLMÜŞ
KADINLARA BAŞÖRTÜSÜ TAKILDI

Kahrizak morgunda ise hiç yer kalmadığı için cesetler koridorlara, bahçeye sıralanmıştı.
Yakınlarını bulmaya gelen aileler bir de şunu gördüler:
Kadın ölülerin başları örtülmüştü.
Büyük ihtimalle aralarında başlarını açma özgürlüğü için sokağa çıkmış çok sayıda kadın vardı.
Onların cesetlerine bile bu özgürlüğü çok gördüler.
Daha birçok ayrıntı var ama yazamıyorum.
Çünkü ne benim yazmaya ne sizin okumaya içiniz kaldırır.
19 yaşında boksör oğlunun cesedini arayan bir baba haykırıyordu:
“Kahrolası Hamaney… Bu onun vahşeti…”

190 CESEDİN ÜZERİNDE
SADECE BİR NUMARA VARDI

Times uzmanları Kahrizak’tan gelen 300 cesedin fotoğraflarını incelemiş.
Göğüslerinde bir kimlik kartı asılıymış.
Bunların 190’ı sadece numaraymış.
29’unun üzerinde ise okunabilen isimler varmış.
Fizikçiler ve olay yeri uzmanlarının vardığı sonuç:
Ölümlerin tamamına yakını baştan ve boyundan alınan mermiler, göz yuvalarının patlaması sonucu meydana gelmiş.

ANNE BABALAR ÇOCUKLARINI, ÇOCUKLAR
ANNE BABALARINI GÖMÜYOR

Cenaze sahneleri daha da acıklı.
Bir İranlı yaşadığı sahneyi şöyle anlatıyordu:
“Anne babalar çocuklarını, çocuklar anne babalarını gömüyordu…”
Birçoğu henüz 20’lerine gelmemiş çocuklardı.

BİR İRAN BASKET STARI, BİR YÜZME
BİRİNCİSİ, BİR İTALYANCA ÖĞRENCİSİ

Cenazesi kaldırılanlardan küçük bir sosyal kesit:
21 yaşında İran Milli Takımı’nda oynamış bir basketbol yıldızı, 17 yaşında futbolcu bir Kürt genci, 15 yaşında bir yüzme birincisi, 19 yaşında bir İtalyanca öğrencisi ve 26 yaşında bir İngilizce öğretmeni…

“TOPRAĞA VERDİĞİM YEĞENİM
SADECE ÖZGÜRLÜK İSTİYORDU”

İranlı bir kadın avukat, rejimin öldürdüğü 17 yaşındaki yeğenini toprağa verirken şunu söylüyor:
“Çok akıllı, hayalleri olan bir gençti. Çok nazikti ve sadece özgürlük istiyordu…”

BÜTÜN CENAZELER KUR’AN
OKUNARAK KALDIRILDI

Ve son bir ayrıntı…
Aileler bütün cenazeleri İran adetleriyle ve Kur’an okuyarak kaldırdılar…
Katiller dinlerinin İslam olduğunu iddia ediyorlardı…
Katlettikleri ise işte böyle gerçek Müslümanlardı…

O KATLİAM GECESİNDE
KAÇ KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ

Nedir İran tarihinin bu en kanlı gecesinin insani kayıp bilançosu…
Rejim 3110 kişi diyor.
Uluslararası insan hakları kuruluşları, İran konusunda uzmanlaşmış dernekler ve New York Times’ın yaptığı araştırmaya göre;
Bugüne kadar doğrulanmış ve kaydedilmiş ölü sayısı 5800…
Ancak henüz doğrulanmamış, kayıp olarak geçen binlerce insan var.

KATİL NETANYAHU’NUN 14 AYDA KATLETTİĞİ
FİLİSTİNLİLERİN ONDA BİRİ BİR GECEDE ÖLDÜRÜLDÜ

Bazı kaynaklara göre bu rakam şu ana kadar tespit edilenin iki, üç katına çıkabilir.
Yani…
Rejim, Netanyahu katilinin Gazze’de katlettiği 71 bin zavallı Filistinlinin onda biri kadar Müslüman İranlıyı bir gecede katletti.
15 Temmuz gecesi FETÖ’cü darbeciler ise 251 insanımızı katletmişti.
İran’daki rakam 10-15 bine çıkarsa katliamın gerisini siz hesaplayın…
Evet, bütün bunlar sınır komşumuz İran’da bir gecede yaşandı…

SİYASİ İSLAMIN İNSANLIK
TARİHİNDEN SİLİNDİĞİ GECE

Başında sarıkla, üstündeki cübbesiyle, güya İslam adına o koltukta oturan, İslami rejimi koruduğunu iddia eden bir despot, bir gecede işte böyle tarihe geçecek bir katliam yaptı.
Siyasi İslamın insani açıdan iflas gecesiydi.
Kendisi ise…
O geceden beri yeraltında…
Korkusundan her saat yer değiştirerek…
Böyle bir rejim, kitlesel cinayetlerle, katliamlarla, korku salarak ayakta kaldığı her gün İslam’ın insani yüzüne zarar vermeye devam edecek.
Ama sonunda, büyük bir ihtimalle siyasi İslam bu despot rejimle birlikte Orta Doğu tarihinden silinip gidecek…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

Aralarında 'Çirkinler' yöneticisi de var: 14 suçlu daha Türkiye'ye getirildi
Aziz İhsan Aktaş davasında ikinci gün başladı
Rüşvet alan eski First Lady'e hapis cezası
46 ilde FETÖ operasyonu... 151 kişi yakalandı!
52 yaşındaki erkek mezarlıkta ağaca asılı halde ölü bulundu