Ertuğrul Özkök: Kamikaze “Kılıç OSA’dan” iki gün önce “Kum havuzundan” kaçan 2 firari nereye sızdı?

Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Kamikaze “Kılıç OSA’dan” iki gün önce “Kum havuzundan” kaçan 2 firari nereye sızdı?" başlıklı yazısını kaleme aldı.

ASELSAN Türkiye’de hepimizin gurur duyduğu bir kurum.
50’inci yılını kutluyor.
Bir “X” ve bir Instagram hesabı var.
Oradan tam bir Türkiye kurumu olarak bana çok iyi gelen paylaşımlar yapıyorlar.
Dini bayramları kutluyorlar.
Son olarak Kadın Voleybol Takımımızın başarısını kutlayan çok güzel bir paylaşım yaptılar.
ASELSAN’ın resmî Instagram hesabının 1 milyona yakın takipçisi var…

23 TEMMUZ GÜNÜ O RESMÎ
HESAPTAN YAPILAN PAYLAŞIM

ASELSAN’ın resmî “X” hesabından 23 Temmuz günü belki az insanın dikkatini çeken bir paylaşım yapıldı.
Başlığı şuydu:
“Mühendislerin Kaleminden Stratejik Bakışlar…”
Bu hesabı hep dikkatle izlerim.
Çünkü her defasında içinde ustaca gizlenmiş çok önemli bazı haberler bulurum.
Bu defa okumaya başlayınca önce “Çok genel bilgiler” dedim kendi kendime…
Sıradan, sıkıcı ve tanıtım amaçlı bir genel bilgiler makalesi gibiydi.
Ancak yazının sonlarına doğru iki kelimeyi görünce “Zınk” diye durdum.

KAMİKAZE KELİMESİNİ
OKUYUNCA DURDUM

Anahtar kelime “Kamikaze”ydi…
Arkasına da “Kılıç” ve “OSA” kelimeleri eklenmişti.
ASELSAN mühendislerinin yazısı şu cümle ile başlıyordu:
“ASELSAN’dan Su Altında Oyun Değiştiren Otonom Kabiliyetler”
Altında da şu cümle vardı:
“Yapay zekâ, otonom kabiliyetler ve ağ merkezli operasyonları bir araya getiren ASELSAN’ın yeni nesil su altı sistemleri, kalıcı su altı üstünlüğünün sağlanmasında kilit bir rol oynayacak.”

TÜRKİYE’NİN, SÜRÜ HÂLİNDE HAREKET
EDEN İLK KAMİKAZE SU ALTI ARACI

ASELSAN mühendisleri bu yazı ile Türkiye’nin ilk “Kamikaze Otonom Su Altı Aracı”nı tanıtıyordu.
Aslında bu ürün 5 Mayıs günü Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda tanıtılmıştı.
Ancak fuarda o kadar çok ürün vardı ki, önemi pek anlaşılmamıştı…
ASELSAN mühendisleri bunu fark etmiş olmalı ki, önemini ayrıntılı bir makale ile anlatıyorlardı.
Çünkü kurumun ürettiği bu iki yeni araç, “Geleceğin Harbi” olarak nitelenen yeni bir dönemi açıyordu.
Yapay zekâ uygulamaları bir savaş altyapısıydı bu.

MANASI ŞU: TÜRKİYE İLK YAPAY ZEKA
KAMİKAZE ROBOT ORDUSUNU KURUYOR

Kılıç Kamikaze OSA, kendi başına hareket eden, insansız bir su altı savaş aracı.
Böylece, “ülkemizin İHA/SİHA sistemleri ile havada yakaladığı küresel asimetrik üstünlüğü ve doktrinsel başarıyı su altına taşıyordu.”
Maliyeti çok ucuz ve su altında “sürü hâlinde” hareket eden, önlenmesi güç bir su altı gücüydü bu.
Günlük dile taşırsak, Türkiye yapay zekâya bağlı bir su altı robot ordusu kuruyordu.
ASELSAN mühendisleri bize işte bunu anlatıyordu.
Çok güzel ve gurur verici bir haberdi.
Ancak bu yazıdan 2 gün önce dünyanın öteki ucunda öyle bir şey oldu ki…
Denizaltı robot ordusunun geleceği ile ilgili bazı sorular ortaya çıktı.
Gelin şimdi, bundan 2 gün önceye dönelim.

BU HABERDEN 2 GÜN ÖNCE 11 BİN
KM UZAKTAN GELEN HABER

21 Temmuz 2026…
1455 Third Street, San Francisco…
Dünyanın ilk yapay zekâ şirketi OpenAI’ın merkezi…
O gün o binadan öyle bir açıklama geliyor ki, dünyada ilgili herkesi allak bullak ediyor.
Açıklama şudur:
“Yapay zekâ modellerimizden ikisi kontrolden çıkmış, büyük bir dijital veri merkezi olan ‘Hugging Face’e’ başarılı bir şekilde sızmıştır…”

İNSANDAN BAĞIMSIZ YAPAY ZEKA
SİSTEMİ İLK DEFA EYLEME GEÇTİ

“Başarılı sızma…”
Sanki bir özel kuvvet hedefe başarılı biçimde sızmış gibi etki yapıyor insan beyninde.
Ama olayda bizler ve dünya açısından öyle “başarı” olarak nitelenebilecek bir şey yoktur.
Tam aksine herkes açısından hayati derecede önemli ve mümkün olan bütün mahremiyetle korunması gereken bir veri kalesi düşmüştü.
Ama en önemlisi aylardır konuşulan bir tehlike, ilk defa apaçık gözümüzün önüne gelmişti…
İnsandan tamamen bağımsız, kendi kendine karar alıp uygulayan bir “Yapay Zekâ…”
Peki nasıl oldu bu?

İKİ YAPAY ZEKA MODELİ
KUM HAVUZUNDAN KAÇIYOR

Tıpkı bir bilim kurgu filmi gibi oldu.
OpenAI, GPT-5.6 ve henüz piyasaya sürülmemiş daha güçlü bir modelinin birleşimini test ederken meydana gelmişti.
Aslında bu yeni modeller “kum havuzu” (sandbox) denilen güvenli bir ortamda yapılıyordu.
Bir tür simülasyon yani.
Ancak bu birleşim nasıl olduysa kum havuzundan kaçmış ve internet sistemine bağlanacak bir güvenlik açığını bulmuştu.
İki firari, bu kapıdan geçerek milyonlarca yapay zekâ modelini içeren “Hugging Face dijital kütüphanesi”ne girdi.

9 GÜN SONRA İKİNCİ
FİRAR HABERİ GELİYOR

Dünya bu şoku yaşarken, 9 gün sonra bir başka firar haberi geldi.
Bu defaki felaket haberi yapay zekâ sektörünün ikinci büyüğü Anthropic’ten geldi.
Şirket, önceki gün, yani 30 Temmuz’da, kendi ürünü yapay zekâ modellerinden birkaçının, 3 dış kuruluşun sistemlerine sızdığını açıkladı.
OpenAI’daki gibi bir sızma olayı daha gerçekleşmişti.

SPACE ODYSSEY FİLMİNDEN 58 YIL
SONRA GELEN DİJİTAL BEŞİNCİ KOL

İnsandan bağımsız yapay zekânın sızdığı 3 kuruluşun adı verilmedi.
Ama artık şurası kesindi…
Korkulan olmuştu.
Yapay zekâ insandan bağımsız hareket eden bir “Beşinci Kol” yaratmayı başarmıştı.
Stanley Kubrick’in “Space Odyssey” filmindeki kehanet 58 yıl sonra gerçekleşmişti…

BAŞIBOZUK YAPAY ZEKA
MODELLERİ NERELERE SIZDI

Tabii insanın aklına gelen ilk soru şu oluyor:
Başıbozuk yapay zekânın sızdığı bu üç kuruluş hangileriydi?
Aralarında bir ülkenin silahlı kuvvetleri sistemi var mıydı?
Mesela bir hava yolu, demir yolu şirketi…
Veya finans şirketi…

BİZİM SU ALTI KAMİKAZELERİN
KUM HAVUZU NE DURUMDA

Tekrar ASELSAN mühendislerine dönüyorum…
Yani “T.C. Su Altı Yapay Zekâ Kamikaze Robot Ordusu”na…
Bunların “kum havuzu” denemeleri yapıldı mı…
Bilmiyoruz…
Ama asıl soru şu:
“ASELSAN tarafından başarılı şekilde üretilen yeni ‘Yapay Zekâ hava, kara ve su altı robotik ordularımız’ kum havuzlarından kaçan bu başıbozuk yapay zekâ gerillalarına karşı savunma imkânına sahip mi?”

COVID-19 AŞISINDAKİ “MRNA”
HARFLERİNİN ANLAMI

Biraz bilim kurgu yapalım. Son COVID salgınında şunu öğrendik.
İnsan bünyesine giren COVID bakterisi, RNA üretim merkezlerini ele geçiriyor ve orada insan için “dost birlik hücreleri” üreten işçilere, COVID’den yana düşman birlik hücreleri üretme talimatı veriyordu.
Bunu önleyen aşı ise mRNA’ydı.
Yani “Messenger RNA…”
RNA üreten fabrikaya aşı ile “mesaj” gönderiliyor ve işçiye “Onlar düşman, sen bu mesajla gelen dost savaşçıları üreteceksin” diyordu.
Başarılı oldu.

KUM HAVUZUNDAN KAÇAN
FİRARİLERİN ZEKÂSI

Ama şunu unutmayalım.
Kum havuzundan kaçan yapay zekâ sistemleri, COVID bakterisi gibi değil.
Anthropic’in Mythos 5 gibi sistemleri, her açığı sıfır zaman süresinde bulabiliyor.
Siz o açığı yamadıkça, o yeni açığı buluyor.
Yani bizim hava ve su altı yapay zekâ kamikaze robot ordumuzun karşısına her an kum havuzundan kaçmış, kendisi de serseri bir kamikaze yapay zekâ ordusu çıkabilir.

“BİR GECE ANSIZIN GELİRİZ”
DÖNEMİNİN SONU

Biz epeydir şu savaş mottosunu çok seviyoruz:
“Bir gece ansızın gelebiliriz…”
Bu cümle artık sadece seçim meydanlarında kullanılabilecek nostaljik bir manaya sahip.
Bugünün gerçeği şu sorunun cevabında saklı:
“Ya başkaları bir gece ansızın gelirse” ne yaparız…

İŞE YARAMAYAN S-400’LERLE
AVUNMANIN MİADI DOLDU

Şimdiye kadar tek çare, hiçbir şeye yaramayan S-400’lerle avunmaktı.
Ama bilelim ki artık karşımızda “kum havuzlarından kaçan” yepyeni “Dijital Delta Force”lar var…
Tıpkı COVID olayında olduğu gibi, bu zeki kum havuzu firarileri, bizim su altı ve su üstü yapay zekâ robotik ordularımızın hedefini bize çevirebilir.
Onlara karşı da “mRNA” sistemlerini geliştirmek gerekiyor.
Artık hepimizin gönlünde efsane bir yere sahip olan ASELSAN mühendisleri hepimize gurur veren çok büyük işler başarıyorlar.
Ama onların da “kum havuzlarından kaçacak” düşman birliklere karşı teyakkuza geçme zamanı geldi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

Münih projesi Alman basınında geniş yer buldu: Taşyapı bu kez Almanya'da gündem oldu
Süper Lig Canlı Skor ile Türkiye’nin Futbol Heyecanına Ortak Olun
'12. Yargı Paketi' Resmi Gazete'de yayımlandı
Başkentte 'flört çetesi' çökertildi: Otel odasında şantaj tuzağı!
YÖK tarafından depremzede öğrencilere tanınan özel öğrencilik hakkı bir yıl uzatıldı