Ertuğrul Özkök: Bu Çarşamba o mezarlıkta hangi parça çalınacak?

Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde "Bu Çarşamba o mezarlıkta hangi parça çalınacak?" başlıklı yazısını kaleme aldı.

Geçen yaz Saint-Tropez’de bir Riva tekneyle dolaşırken, kasabanın hemen kenarında bir mezarlık gördüm.
Akdeniz’e bakan çok güzel bir mezarlıktı.
Önünden geçerken “Acaba kimler yatıyordur bu mezarlıkta?” diye düşünmüştüm.

VE ALLAH KADINI YARATTI FİLMİNİN
YÖNETMENİ DE ORADAYMIŞ

Araştırdım.
Ünlü yönetmen Roger Vadim orada yatıyormuş.
Yani “Ve Allah Kadını Yarattı” filminin yönetmeni.
“Emmanuelle” filminin müziğini besteleyen ve söyleyen Pierre Bachelet de oradaymış.
1970’lerden en çok aklımızda kalan parçalardan biri.
1980’lerden “Elle est d’Ailleurs”, “Les Corons” gibi şarkıları geldi aklıma…

FRANZ LİST’İN KIZI DA
AYNI MEZARLIKTA YATIYOR

Franz Liszt’in kızı Blandine Liszt, yönetmen Pascal Chaumeil, aktör Philippe Rouleau…
Bu arada Paris yıllarımda, Paris’in Türkiye’de de tanınan ünlü kuaförü Alexandre de Paris de orada yatıyormuş.
Brigitte Bardot bu Çarşamba günü işte oraya gömülecek.
Oraya gömülmeyi vasiyet etmiş.

CENAZESİNDE ÇALINMASINI
İSTEDİĞİ PARÇA: CASTA DIVA

Bu hafta Fransa’nın bütün gazete ve dergilerinin kapağında Bardot vardı.
Hemen hepsini okudum.
Bir mülakatında bu mezarlığa gömülmeyi istediğini söylemiş.
Basit bir tören istiyormuş.
Fazla kalabalık istemiyor.
Tek arzusu, gömülürken sadece “Casta Diva”nın çalınmasıymış.

AMA MARIA CALLAS’IN
CASTA DIVA’SI TABİİ Kİ

Şunu da özellikle vurgulamış:
“Maria Callas’ın söylediği Casta Diva…”
Vincenzo Bellini’nin en güzel operası “Norma”nın bir parçasıdır.
Galyalıların Roma’yı işgali sırasında geçen bir operadır.
Bir Druid rahibesi olan Norma’nın Ay Tanrıçası’na yaptığı duadır.
Ondan bir savaş duası beklenirken, o barış duası yapar.
Opera aryaları arasında en sevdiklerimden biridir.
Tabii ki benim tercihim de “La Callas”ın yorumudur.

FRANSIZ MEDYASI ONA GÜZEL
BİR “ADIEU PROTOKOLÜ” UYGULADI

Bardot, işte o mezarlıkta, kendisini meşhur eden “Ve Allah Kadını Yarattı” filminin yönetmeni, ilk kocası Roger Vadim’le birlikte yatacak.
Bir daha oradan her geçtiğimde “Casta Diva” ve “Emmanuelle”i dinleyeceğim.
Fransız medyası Bardot’a büyük bir “Adieu” protokolü uyguladı.
Onun aşırı sağ söylemlerinden hiç haz etmeyen dergi ve gazeteler bile o tarafını çok fazla öne çıkarmadılar.
Hemen hepsini okudum ve bu pazar günü size o yayınlardan ilginç bir “Bardot potpurisi” yapayım.

BİRLİKTE OLDUĞUM HER ERKEKLE ÇEKİLEN
RESMİM KAPAK OLSA 40 KAPAK GEREKİRDİ

“Kırk yaş kadının” anlattığım kitabımdan bir soru sormuştum:
“Bir büyük kadının hayatına kaç büyük erkek sığar…”
Brigitte Bardot “Ben erkekleri seviyorum. Hem de çok seviyorum” diyor.
Peki bu hayata kaç erkek sığdırdı?
Şöyle bir cevap veriyor:
“Eğer birlikte olduğum her erkekle çekilen fotoğrafım Paris Match’ın kapağı olsaydı, 40 dergi kapağı gerekirdi…”

BEN 12 ERKEĞİ SAYABİLDİM DEMEK Kİ
BİLMEDİĞİM 28 ERKEK DAHA VARMIŞ

Şöyle kendi bildiklerimi saymaya çalıştım:
Roger Vadim, Jean-Louis Trintignant, Sami Frey, Gunter Sachs, Gilbert Bécaud, Serge Gainsbourg, Jacques Charrier, Sacha Distel, Bob Zagury, Gustav Rojo, Brezilyalı bir oğlan, son kocası Bernard d’Ormale.
Ben 12 kişi çıkarabildim.
Demek bilmediğim daha 28 erkek varmış.

HAYATIMDA “HİÇ ONE
NIGHT STAND” OLMADI

Acaba bir gecelik olanları saymıyor mu?
“Hayır, hayatım boyunca hiçbir ‘one night stand’ olmadı” (tek gecelik ilişki) diyor.
“Önce hep aşk başladı, sonra yattım…”

GILBERT BÉCAUD’A, “BİR DAHA BÖYLE
YAPARSAN RAF VALLONE’LA YATARIM”

Yaşadığı aşklardan biri “Nathalie” ve “L’Important c’est la rose” gibi şarkılardan bildiğimiz Gilbert Bécaud’ydu.
Olympia’da konserlere çıkarken, kimseye görünmeden gidip, onun soyunma odasının yanındaki boş bir odada konserin bitmesini beklermiş.
Bir gece konserden sonra Bécaud onu orada unutup müzisyen arkadaşlarıyla restorana gitmiş.
“Hemen arabaya atlayıp restoranın önüne gittim ve avaz avaz bağırmaya başladım: ‘Bana bak, bir daha böyle yaparsan gidip Raf Vallone’la yatarım. Zaten kaç gündür bana kur yapıyor…’”
O gece bütün mahalleyi uyandırmış.
Raf Vallone o dönemin en ünlü İtalyan oyuncularından biri.

O ŞARKIYI JANE BIRKIN’DEN
DUYUNCA KISKANÇLIKTAN ÖLÜYORDUM

“Sadece 90 gün…”
Serge Gainsbourg’la yaşadığı aşk için böyle diyor.
Bir gece Gainsbourg gelmiş ve “Dom Pérignon şampanyan var mı?” diye sormuş.
Brigitte, “Hayır, Moët & Chandon var” demiş.
Gainsbourg ertesi gün bir kasa Dom Pérignon göndermiş.
Yine bir gün Gainsbourg’a “Bu gece sadece benim için bir şarkı yaz” demiş.
Gainsbourg “Je t’aime… moi non plus” adlı hit şarkıyı yazmış.
Birlikte kaydetmişler.
Tam plak çıkacakken, kocası Gunter Sachs “Bu plak çıkarsa ayrılırız” deyince vazgeçmişler.
Gerisini Bardot’tan dinleyelim:
“O şarkıyı daha sonra Jane Birkin’le söyledi. İlk dinlediğimde kıskançlıktan ölecektim.”

ÜÇÜNCÜ KOCASI ONU
EVLİ ERKEKLERLE BASTI

Kocaları onu hangi erkeklerle yakaladı?
Tabii BB ve erkekleri anlatıyorsak, onun aldatmalarını ve yakalanmalarını da es geçmemeliyiz.
Hayatı boyunca üç defa evinde başka bir erkekle yataktayken kocalarına yakalandı.
İlk yakalanışı, ilk eşi Roger Vadim tarafından oldu.
“Ve Allah Kadını Yarattı” filmini çekerken, filmin oyuncusu Jean-Louis Trintignant’la, yönetmen kocasının önünde başlamıştı ilişkileri.
Sonra Vadim onları Paris’teki evlerinde birlikte yakalayınca evi terk edip otele yerleşmişti.
Ayrılırken de şunu söylemişti:
“Sen artık bütün evli erkeklerin hayalindeki kadınsın…”

ASKERDEN İZİNLİ DÖNEN TRINTIGNANT ONU
YATAKTA GILBERT BÉCAUD İLE YAKALADI

Askerden izinli dönen Trintignant onu Gilbert Bécaud ile yakalıyor.
O da Cezayir’de askerlik yaparken, izin için döndüğü Paris’te BB’yi Gilbert Bécaud ile yatakta yakaladı.
Büyük aktör, deli gibi âşık olduğu BB’yi o gün terk etti.
Sami Frey’le de yataktayken kocası Jacques Charrier’e yakalandı.

HER İKİ FRANSIZDAN BİRİ: EVDE
SIK SIK BARDOT’U KONUŞUYORUZ

Daha kariyerinin ilk altı yılının sonunda dünyada 30 bin fotoğrafı yayımlanmıştı.
Ciddi bir araştırmaya göre Fransa halkının yüzde 45’i, yani her iki Fransızdan biri, “Evde sık sık onu konuşuyoruz” diyordu.
Müthiş bir performans…

BABASI: KIZIM 18’İNE GELMEDEN
DOKUNURSAN SENİ ÖLDÜRÜRÜM

Hatıralarından devam ediyorum:
Roger Vadim’le tanıştığında 16 yaşındaymış.
Çıkmaya başlamışlar ve evlenmek istemişler.
Babası Vadim’e, “Eğer 18 yaşına gelmeden kızıma dokunursan seni öldürürüm” demiş.
Biraz sonra annesi gelmiş ve sözü o tamamlamış:
“Eğer kocam seni öldürmeye cesaret edemezse, ben öldürürüm” demiş.

VADIM: UYUYORUM, GİT TAZE
KRUVASAN AL, ÖĞLEYİN GETİR

16 yaşında Roger Vadim’e deli gibi âşık.
Roger Vadim bir yönetmenin yanında çırak olarak çalışıyor. Parası yok.
Bardot’nun ailesi ise zengin, Paris’in 16’ncı mahallesinde oturuyorlar.
Oturdukları dairenin en üst katında “chambre de bonne” denilen hizmetçi odaları var.
Bardot sevgilisini oraya yerleştiriyor.
Bazı sabahlar gidip onu uyandırıyor.
Vadim kapıyı zorla açıyor ve uykulu bir suratla, “Uyuyacağım, beni rahatsız etme… Git, öğlen gel. Gelirken de bana taze kruvasan getir” diyor.
BB’ye böyle bir muamele…
Ama henüz BB değil.

HAYATIMDA HİÇ PORNO
FİLM SEYRETMEDİM

Evet, her evli erkeğin hayali ama o aralarından sadece 40’ını seçer.
Seksi seven bir kadındır.
Erkeği seven bir kadındır.
O nedenle “MeToo” gibi hareketlerden pek haz etmiyordu.
Hiç haz etmediği bir şey de porno filmlerdi…
“Hayatımda hiç porno film seyretmedim” diyor.
“Erotizm ile porno arasındaki sınırı iyi çizmek gerekir…”

KADINLAR YAPTIRDIKLARI ESTETİKLE
DUDAKLARINI LAZIMLIĞA ÇEVİRİYOR

Hayatında hiç estetik yaptırmadığını sık sık söyledi.
“Kimsenin işine karışmak istemem. Yaptıran kadınlara diyeceğim bir şey yok, kendi tercihleri. Ama ben estetiği sevmiyorum. Şunu da görüyorum: Estetik yaptıran kadınların suratları hep birbirine benziyor. Dudaklarını lazımlığa çevirtiyorlar.”
Hiç mi estetik yaptırmadı?
Cevabı şu:
“Eğer ruhuma, yüreğime, kaslarıma estetik mümkün olsaydı yaptırırdım.”
Sözünü şöyle tamamlıyor:
“İşte yüzümdeki kırışıklıklarla ben buyum. Yüzümle kimseyi aldatmam.”

BÜYÜKBABASI: BIRAKIN KIZI, OROSPU OLACAKSA
SİNEMA OYUNCUSU OLSA DA OLMASA DA OLUR

15 yaşında Elle dergisinin kapağına çıkınca, ünlü bir yönetmen babasına telefon edip,
“Gelip kızınızla bir film yapmak için sizinle görüşmek istiyorum” demiş.
O gece aile toplantısı yapmışlar.
Sinemaya girerse kötü yola düşer diye düşünenler varmış.
Büyükbabası şunu demiş:
“Bırakın kızı. Orospu olacaksa sinema oyuncusu olsa da olur, olmasa da olur.”
Fransa’ya henüz 1968 Mayısı gelmemiş.
Katolik ailelerin düşüncesi böyle.

BİZİM ÇEKMECEMİZDE BULAŞIK BEZİ
İLE PEÇETE BİRBİRİNE KARIŞTIRILMAZ

Paris’in 16’ncı mahallesinde büyümüş.
Babası likit oksijen üreten bir fabrikanın sahibi.
Tipik bir Fransız burjuva ailesi.
Zaten sinema setlerindeki solcu arkadaşları da ona hep bir “burjuva kızı” olarak bakıyor.
Evde masa adabı ve muaşereti tam…
“Bizim evde her şey yerli yerindedir. Bulaşık bezi ile peçete aynı çekmeceye konmaz” diyor.

PARIS MATCH DERGİSİNİN YAZI İŞLERİ
MASASINDA ETEĞİMİ ÇIKARIP DANS EDİYORDUM

En sevdiği arkadaşları fotoğrafçılar…
Kendini Paris Match dergisinin fahri çalışanı gibi görüyor.
Roger Vadim orada muhabirken, akşamları gidip onu bekliyor.
Bazen yazı işleri masasının üzerinde oturuyor.
Bazen cha-cha ritminde bir şarkı koyuyorlar, eteğini çıkarıp külotla yazı işleri masasında dans ediyor.
Kim bilir, belki de “Ve Allah Kadını Yarattı” filmindeki o mambo sahnesinin provasıydı.

İşte böyle…
O BB’ydi…
Böyle yaşadı.
Böyle öldü.
Ve şimdi, aldattığı kocası Roger Vadim ve “Emmanuelle” filminin ünlü şarkısını yazan Pierre Bachelet ile aynı mezarlıkta uyuyacak.
Ve kilisede “Casta Diva” çalınacak.
Tabii ki Maria Callas’tan…
Yani büyük “La Callas”tan…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Güncel Haberleri

İBB iddianamesinden bir AKP'li daha kurtuldu
Türkler akın etti: İngiliz vatandaşlığı tartışması başladı
Latin Amerika tarihinde ABD destekli CIA operasyonları
Dövme sildirmek isterken kabusu yaşadı, elindeki dokular öldü
Mehmet Ali Erbil ve Gülseren Ceylan boşanmaktan vazgeçti