Hayatımda ilk içkiyi, yanılmıyorsam 9 veya 10 yaşımda içtim.
İzmir’in İnciraltı plajında, denizin üzerine kurulu, gazino denilen, aslında ailelerin de gidip oturduğu ilk plaj kafelerindendi.
Koyu renk büyük şişe içindeki bir Tekel birasıydı.
Tadını hâlâ çağırabiliyorum ama aldığım tadın keyif mi verdiğini, yoksa yüzümü mü buruşturduğunu hatırlayamıyorum.
O günden sonra Ankara’da üniversiteye gidinceye kadar içki içmedim.
Hayatım boyunca çakırkeyif oldum ama kendimden geçinceye kadar sarhoş olduğumu hatırlamıyorum.
O nedenle insanlık tarihinde sarhoş olan ilk insanın kim olduğunu hep merak ettim.
Bir de içki içmenin verdiği keyif nedir, onu merak ettim.
Geçenlerde okuduğum çok eğlenceli bir kitapta bunun cevabını da aldım.
BU SORUYA İLK CEVABI
BİR HRİSTİYAN AZİZ VERDİ
Hristiyanların en büyük azizlerinden Saint Augustin’in şöyle bir sözü var:
“Zaman nedir biliyor musun? Eğer bu soruyu kimse bana sormazsa, kendi kendime şu cevabı veririm: Evet biliyorum.
Ama başka birisi sorarsa, ona vereceğim cevap şu olur: Hayır bilmiyorum…”
Benim için içki içmek nasıl bir keyiftir, biliyor musun sorusu da böyledir.
Kendim sorarsam biliyorum, başkası sorarsa bilmiyorum.
Bilmediğim bir şeyi de kimseye tavsiye etmem.
Bu yazıyı da işte bu duyguyla okuyun.
YARATILIŞTA ÖNCE SÖZ MÜ VARDI
YOKSA SARHOŞ BİR SİNEK Mİ
Yohanna İncili şöyle başlıyor:
“Önce söz vardı…”
Ama geçen hafta okuduğum bir kitaba bakarsanız, “Sözden önce sarhoş bir canlı vardı…”
Bir “meyve sineği”…
Ve o meyve sineğinin bize bıraktığı bir sorunun cevabı bugüne kadar verilemedi.
“Bir meyve sineği mi daha çok içer, alkolik bir insan mı?”
Kitabın adı “Sarhoşluğun Tarihi…”
Çok eğlenceli ve çok muzip bir “alkollü içki tarihi” kitabı.
Bir solukta okuyup bitirdim.
BİZ İNSAN OLMADAN
ÖNCE BİR ALKOLİKTİK
Kitap şu cümleyle başlıyor:
“Biz insan olmadan önce içkiciydik…”
İnanmış bir Müslümanı çileden çıkaracak bir cümle ama durun, acele etmeyin.
Diyor ki bu muzip kitap:
“Bundan 4 milyar yıl önce ilk tek hücreli canlı yaratıldığında bir şeker havuzunda sadece şeker yiyerek yaşıyordu. Tek hücreli bedeninden atık olarak etanol ve karbondioksit çıkaran canlılardık.
Yani o canlıdan çıkan idrar bildiğimiz biraydı…”
Gerçekten muzip bir “yaratılış” efsanesi…
DÜNYANIN İLK AYYAŞ
CANLISI YARATILIYOR
Hikâye orada bitmiyor…
“Allah’tan orada kalmadı ve daha sonra ağaçlar, yapraklar ve meyveler yaratıldı.”
Dalında üç gün kalan bir meyve fermante olmaya başlar.
Bu fermantasyondan da şeker ve alkol çıkar.
Ve böylece Tanrı “meyve sineğini” yaratır.
Yani dünyanın ilk “ayyaş canlısını”…
Onunla birlikte insanoğlunun ilk büyük muamma sorusu da ortaya atılır:
Meyve sinekleri sarhoş olur mu?
MEYVE SİNEĞİ ARABA KULLANMAYI
BİLMEDİĞİ İÇİN ÖĞRENEMEDİĞİMİZ ŞEY
Hayatını çürümüş meyve suyu emerek yaşayan minnacık bir canlı, bir alkol havuzunda doğmuş ve büyümüşse alkolik olmaz mı?
Hâlâ bilemiyoruz.
Çünkü meyve sinekleri konuşamaz ki anlatsın.
Araba kullanmayı bilmez ki alkol üflemesiyle sarhoş olup olmadığını anlayalım.
Yine de bildiğimiz bir şey var.
METOO SORUSU: SARHOŞ MEYVE SİNEĞİ
DİŞİ MEYVE SİNEĞİNE TECAVÜZ EDER Mİ
Biçare bir erkek meyve sineği, zalim ve erkek beğenmez bir dişi meyve sineği tarafından reddedilirse kendini alkole verir.
Yani meyveden emdiği alkol miktarını artırır.
Sonrasında taciz ve tecavüz gelir mi, onu da bilmiyoruz.
Çünkü bugüne kadar meyve sineklerinin “MeToo” hareketi hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.
Bildiğimiz en önemli şey ise şu…
Tarih boyunca birçok canlının nesli tükendi, yok oldu ama alkolik meyve sinekleri nesillerini sürdürmeye devam ediyor.
Düşünün, var olduğu günden beri bir alkol havuzunun içine kurulmuş barda içen bir canlı türü.
O yüzden de bugün bir kısmı bilimsel araştırmacıların mikroskop lamlarının altında sürdürüyor hayatını.
KÜRK MANTOLU ULUYAN MAYMUN
KAÇ DERECE ALKOL İÇİNCE KAFAYI BULUR
Allah’tan alkoliklik konusunda bize meyve sineğinden daha çok bilgi verecek canlılar da yaratıldı.
Mesela Panama’da bulunan “Alouatta palliata” türü maymun…
Türkçede “pelerinli uluyan maymun” diye biliniyor.
Siz isterseniz “kürk mantolu uluyan maymun” da diyebilirsiniz.
En sevdiği yiyeceklerden biri “Astrocaryum palmiyesi” (dikenli palmiye).
Bu palmiye biraz çürüyünce suyunda yüzde 4,5 alkol oluyor.
Bira yani…
Bunu yiyen kürk mantolu maymunlar birden acayip gürültücü oluyor.
Sonra uykuya dalıyor ve birçoğu ağaçtan düşüyor.
Anlayacağınız bayağı kafayı buluyorlar.
YEMEKTEN ÖNCE BİR, UYKUDAN ÖNCE
BİR KADEH ATAN FARELER BARINDA HAYAT
Deneylerimizde bir adım daha ileri gidelim.
Bir fare topluluğuna özel bir bar açarsanız, her birine bir kadeh içki verseniz ne olur?
Hemen söyleyeyim, fareler kürk mantolu maymunlara göre daha medeni bir toplum.
İlk günlerde karakterlerinde fazla değişiklik olmuyor.
Ancak yemekten önce bir kadeh, uykudan önce de bir kadeh verirseniz…
İşte orada olay başlıyor.
İÇKİ MASASINDA BÜTÜN KIZLARI DOMİNANT
ERKEĞE KAPTIRAN GARİBAN ERKEK NE YAPIYOR
Her fare grubundaki “dominant erkek” daha dominant duruma geçiyor.
Genellikle de bu dominant erkek, ötekilerden daha az içen bir erkek fare oluyor.
En acıklısı da şu…
Dişi fareler bu erkeğe doğru koşunca, öteki garibim erkek fareler barmene dönüp “Doldur” diyor…
Sonra bir daha, bir daha…
Sonunda alkolik olup çıkıyorlar.
Kıssadan erkeklere hisse…
Bir kadına ilgi duyuyorsanız fazla içmeyin.
En fazla ikinci kadehte durun.
ÖNEMLİ TAVSİYE: ASLA BİR
FİLLE İKİ KADEH ATMAYIN
Hayatın garip tesadüfleri vardır.
Minnacık bir meyve sineği bütün gün boyunca alkol havuzunun içinde otursa bile sarhoş olmuyor.
Ama en büyük canlılardan biri olan fil bir kadeh attı mı felaket…
Çünkü çıldırıyorlar.
1981’de Hindistan’da yaşanan feci bir olay var.
150 filden oluşan bir sürü bir gün bir içki damıtımevini yıkıp geçiyor.
Oradaki alkollü içkileri tadan filler daha fazla alkol içebilmek için birbirine giriyor.
Sonuç:
Civardaki 7 binayı dümdüz ediyorlar, 5 insanı öldürüyorlar.
Benden size tavsiye: Asla bir fille kadeh tokuşturmaya kalkmayın.
GECEDEN KALMA BABUN
SABAH AYILINCA NE YAPAR
Ama bazı hayvanlar akıllıdır…
Darwin keşiflerini yaparken bazı hayvanların alkolle ilişkisini de gözlemlemişti.
Mesela içki içen gorillerin çok komik olduğunu görmüştü.
Vahşi bir babunu yakalamanın en kolay yolunun, ona bira veya şarap içirmek olduğunu gözlemlemişti.
Ne var ki gece içkiyi fazla kaçıran babunlar, ertesi gün uyanınca insanlara çok benzeyen hareketler yapmaya başlamışlar.
Başları ağrıyınca iki elleri arasına alıp, aynı insanlar gibi yüzlerini kırıştırıyorlarmış.
BAR HİPOTEZİ: İNSAN MI MAYMUNDAN
GELDİ, MAYMUN MU İNSANDAN
Şurası kesin, babunlar alkol konusunda insanlara göre daha akıllı.
Çünkü geceden kalma bir babuna bira veya şarap verirseniz hızla kaçıyormuş oradan.
Ama limon suyu verdiğinizde kana kana içiyormuş.
Sizce bu, “İnsanın maymundan geldiği tezini mi destekliyor?”
Yoksa “Maymun insandan gelmiştir” tezini mi ortaya atıyor?
SARHOŞ MAYMUN HİPOTEZİNE
GÖRE KAÇ KADEH ATABİLİRSİNİZ
Hiç bilmiyordum, meğer alkolizm literatüründe bir de “sarhoş maymun hipotezi” varmış.
Aslında tam da maymun değil.
“Malezya sivriburun faresi” denen türle ilgili bir hipotez bu.
Hipotez şu:
“Bir barda bir Malezya sivriburun faresi ile karşılaşırsan onunla asla içki yarışına girme…”
Çünkü gövde kitle endekslerini dikkate alırsanız, o sivriburun faresi sizi bir saatte zurnaya çevirebilir.
Neden derseniz?
Palmiye nektarı 4,5 derece alkollü.
Alkol derecesine göre hesaplarsanız,
Bir sivriburun, 9 dolu kadeh şaraba eşdeğer palmiye nektarı içer ve hiçbir şey olmamış gibi içmeye devam edebilir.
9 KADEHTEN SONRA SİVRİBURUN FARESİ Mİ
DAHA COOL KALIR, SELAHATTİN HİLAV MI
Bunun bilimsel bir açıklaması da var.
Sivriburun fareleri milyonlarca yıldır fermante olmuş palmiye nektarı içe içe öyle bir genetik yapıya kavuşmuşlar ki…
Bir zamanlar ünlü çevirmen Selahattin Hilav için şöyle bir efsane anlatılırdı:
Saatlerce içer, karakteri hiç değişmez, hiç sarhoş olmaz, hep cool kalır.
Laf aramızda, 40 yıl önce Bodrum Türkbükü’nde Selahattin Hilav’ın sakin kişiliği hiç değişmeden 10 saat boyunca nasıl içtiğine tanık olmuştum.
Ama o bile bir Malezya sivriburunlusu ile yarışamaz.
İsterseniz artık insanlar âlemine geçelim.
TARİHTE SARHOŞ OLAN İLK
İNSAN NUH PEYGAMBER MİYDİ
Nuh Peygamber’in Tufan’dan kurtulduktan sonra yaptığı ilk iş üzüm bağları kurmak oldu.
Bir gün bu bağlardan yaptığı şarabı içti…
Gerisini tek tanrılı dinlerin ilk kitabı olan Eski Ahit’in “Yaratılış” bölümünden okuyalım:
“Nuh şarap içip sarhoş olur ve çıplak kalır.
Oğlu Ham babasının çıplaklığını görür ve bunu kardeşlerine anlatır.
Kardeşleri Sam ve Yafes babalarının üstünü saygıyla örter.”
SABAH AYILAN NUH NİYE OĞLUNU
DEĞİL DE TORUNUNU LANETLEDİ
Nuh sabah kendine geldiğinde bu durumu görüp çok sinirlenir ve şöyle haykırır:
“Lanet olsun sana Kenan, kardeşlerine kölelerin kölesi olasın…”
Nuh uyanınca niye oğlu Ham’a değil de onun oğlu Kenan’a lanet okur?
Bunu hiçbir zaman anlamadım.
Ama Yahudi ve Hristiyan âleminde de pek anlayan olduğunu sanmam.
Çok tartışmalı bir konu…
Kur’an ise bu sarhoşluk konusundan hiç söz etmez.
TANRI “RA” BÜTÜN İNSANLARI YOK
ETME EMRİNİ VERİRKEN KAFASI NASILDI
Kitaptan faydalı bilgileri aktarmaya devam ediyorum.
Mısırlılar eğlenceli insanlardı.
En büyük Tanrıları Ra bir gün insanlardan bıktı…
Çünkü insanoğlunun kendi hakkında berbat şeyler söylediğini öğrendi.
Bunun üzerine Tanrıça Hator’a “bütün insanları yok etmesi” talimatını verdi.
Çünkü en acımasız Tanrı oydu, Hator.
Burada cevabı verilmeyen soru şuydu:
Acaba Tanrı Ra bütün insanları yok etme emrini verdiği sırada kafası nasıldı?
Tarihin derin bir muamması olarak kaldı…
GADDAR TANRIÇA HATOR ÖNÜNE GELENİ
KATLETMEYE BAŞLAYINCA RA UYANDI
Hator çok gaddar bir Tanrıçaydı…
Bazıları “kadınların daha kötü olduğuna” inanır…
Ben kararsızım.
Hator aldığı emirle önüne gelen insanı öldürmeye başladı.
Ancak onun soykırım girişimi bir noktada Ra’yı da rahatsız etti ve Hator’a durmasını emretti.
Ne var ki Tanrıça Hator, “başlanan bir işin bitmesi gerektiğine” inanan bir karaktere sahipti.
Başladığı soykırıma da devam etti.
AYIK RA’NIN FORMÜLÜ: İNSANOĞLU’NU
YOK OLMAKTAN BİRA KURTARDI
Peki Ra ne yaptı?
Mısır’daki bütün biraları topladı, hepsini kan kırmızısına boyatıp sokaklara döktürdü.
Hator sokaklardaki bu birayı kan zannedip kana kana içmeye başladı.
Sonunda sarhoş olup uyumaya daldı ve böylece insanoğlu yok olmaktan kurtuldu.
Bu gelişme de yukarıdaki sorunun cevabı olabilir.
Ra soykırım emrini verdiği sırada kafası iyiydi.
Sabah ayıldığında aklı başına geldi, bu formülü buldu.
YUNANLILAR ŞARAPÇI, İRANLILAR
BİRACIYDI… YA BİZİM TRAKYALILAR
Eski toplumların içki ile ilgili karakterlerine bakarsak:
Eski Yunanlılar bira değil şarabı severmiş.
Ama şarabı da uzo gibi içerlermiş.
Bir ölçek şaraba iki ölçek su ilave ederek yani.
İranlıların ataları Persler ise biracıydı.
Bizim Trakya’ya gelince…
Bakmayın bugün Trakya’nın rakıcı olduğuna.
Eski Trakya şarapçıydı.
ŞARAP TANRISI SAVAŞLARDAN
KAÇMIŞ BİR GÖÇMENDİ
Şarap Tanrısı Dionisos’a gelince…
Dionisos aslında bir göçmen Tanrıdır.
Nisa Dağı’nda doğmuştu.
Kimine göre Etiyopya veya Arap diyarından, kimine göre Hindistan’dan gelmişti.
Gelirken yanında tuhaf, egzotik bazı hayvanlar da getirmişti.
Kim bilir, getirdikleri arasında belki de kürk mantolu maymunlar, sivriburun fareleri ve ayyaş filler de vardı.
BARBARLAR NİYE BİRA
DEĞİL DE ŞARABI SEVER
Tevrat ve İncil “şarabı sever ve över…”
Ama ifrata kaçmayın der.
Vikingler ise şarabı çok sever.
Ve asla “İfrata kaçmayın” diye bir laf duymazsınız ağızlarından.
Mesela İskandinavya’nın en büyük Tanrısı Odin müthiş bir şarapseverdi.
Hatta efsaneye göre hiç yemek yemez, sadece şarap içerdi.
Barbar kavimlerin Güney’e inip ta Po Ovası’na kadar gelip Roma’ya meydan okumalarının nedeninin bile şaraba ulaşmak olduğu söylenir.
HANGİSİ DAHA GÜÇLÜ SİLAH: BİRACI
BARBARIN BALTASI MI, SİVRİSİNEĞİN İĞNESİ Mİ
Oysa barbarlar biracı kavimler olarak bilinirdi.
Onları Po Ovası’na şarap çağırdı.
Po Ovası’ndan ise sivrisinekler kovdu.
Çünkü elinde balta ile insana karşı savaşmayı bilen Kuzeyli barbarları, sivrisineğin iğnesine karşı koruyacak bir kalkan henüz icat edilmemişti.
Hepsi sıtmadan kırıldı.
Evet, konuyu insanla tamamlayalım.
YABANİ ENKİDU KAÇ KADEH
BİRADAN SONRA İNSAN OLDU
Gılgameş Destanı’nda Enkidu yabani bir insandı.
Hayvanlarla birlikte yemek yer, derelerden su içerdi.
Bunu gören İştar Tapınağı’ndan Şamhat adlı kadın ona bira verir.
Devamını Gılgameş Destanı’ndan okuyalım:
“Enkidu bira içti, yüreği genişledi, insan oldu…”
Pek yabani biri kaç bardak biradan sonra “insan olur”?
Gılgameş Destanı onun miktarını da veriyor:
7 bardak bira…
Yani Oktoberfest’te bir Alman’ın içtiğine yakın miktar.
Ne demişler?
Azı karar, fazlası zarar.
Azı insan yapıyor, çoğu ise kadınını az içen dominant erkeğe kaptıran meyve sineği…
(*) Mark Forsyth: “A Short History of Drunkenness”, Penguin Random House, 2017 (Birkaç örnek anlattım sadece. Kitapta bunun gibi yüzlerce eğlenceli bilgi var.)