İşte Abdulkadir Selvi'nin bugünkü yazısının ilgili bölümü;
BU ORGANİZASYON KİMİN ESERİ
Yabancıların büyükşehirlerde gettolar halinde yaşadıkları yerlerde sorunlar oluşuyor. Ancak siyasi ikballerini yabancı düşmanlığına bağlayan siyasetçiler ise yarayı kaşıyor. Önce ateşi yakıp sonra üzerine bidon bidon benzin döküyorlar. Nefret dili siyaset dili haline geldi. Bir gün Suriyeliler, öbür gün Afganlar üzerinden toplum kaşınıyor.
Dün bu yazıyı yazmadan önce Önder-Ulubey’i gezdim. Suriyelilerin yaşadığı yerlerde bir afet olmuş gibiydi. Emirhan Yalçın’ın öldürülmesinden sonra organize bir grubun saldırısına maruz kalmıştı. 6-7 Eylül olaylarında, 6-8 Ekim Kobani saldırısında yaşananların adeta bir provasıydı.
ACILI YÜREKLERDEN SAĞDUYULU SESLER
Emirhan Yalçın’ın acılı ailesinin ve olay sırasında yaralanan Eli Yasin Ülger’in sağduyulu açıklamalarına rağmen yaşandı bu olaylar. Önder-Ulubey’de konuştuklarım zaten olaylara karışanların dışarıdan geldiğini, organize bir grup olduğunu anlattılar. Önder-Ulubey’de yaşayan Suriyeliler, Türkiye’nin önemli mobilya merkezlerinden olan Siteler’de çalışan, işinde gücünde insanlar. Onların Siteler esnafıyla bir sorunu yok.
YABANCI STK’LARIN MERKEZİ
Suriyelilerin yoğun olarak yaşadığı Önder-Ulubey aynı zamanda yabancı STK’ların en yoğun faaliyet gösterdiği merkezlerden biri. Fondaş gazeteciler bunların yanında hafif kalır. Çok güçlü mali kaynaklara sahipler ve Suriyeliler arasında yıllarca faaliyet gösteriyorlar. Mercek altına alınması gereken bir nokta.
İSTİHBARAT ALINAMADI MI?
Emirhan Yalçın’ın, Suriyeliler tarafından bıçaklanarak öldürülmesinden sonra istihbarat ve güvenlik birimlerinin daha dikkatli olması gerekirdi. Olaylar başladıktan sonra kısa sürede kontrol altına alındı ama önceden istihbarat alınıp, önlenemez miydi? Ya da önleyici güvenlik tedbirleri kapsamında Suriyelilerin yaşadığı Önder-Ulubey’de gerekli tedbirler alınamaz mıydı?
GAYRİ NİZAMİ UNSURLAR MI?
Suriyelilere yönelik saldırıya ilişkin olarak 6-7 Eylül olayları benzetmesi yapılmasının altında da bu yatıyor.
6-7 Eylül olayları için eski Özel Harp Dairesi’nin Başkanı Sabri Yirmibeşoğlu, “6-7 Eylül de Özel Harp işiydi. Ve muhteşem bir örgütlenmeydi” demişti.
Önemli bir siyasetçi, “Bakan olana kadar gayri nizami unsurların devlette bu denli güçlü olduğunu bilmiyordum” diye konuşmuştu.
90’LAR KONSEPTİ
Hiçbir savaş bir öncekinin benzeri olmaz. Hiçbir provokasyon da bir öncekinin aynısı olmaz. Ama benzerlikler arz eder.
Bir süredir 90’lar konseptinin sahaya sürüldüğünü savunuyorum. Plan aynı plan, oyun aynı oyun, hedef aynı hedef ancak figüranlarda bazı değişiklikler var. Bir de bu kez oyun sosyal medya üzerinden oynanıyor.
Amaç belli. Erdoğan, Türkiye’yi yönetemiyor algısı oluşturmak.
O yüzden depremden yangına, sel felaketinden yabancı düşmanlığına kadar her şey kullanılmaya çalışılıyor.