Savaşın yıkıcı etkileri artık yalnızca masum insanlar ve askeri hedeflerle sınırlı değil; insanlığın ortak mirası olan tarihi ve kültürel alanlar da büyük tehdit altında; yüzyıllardır ayakta kalan benzersiz mimariye sahip saraylar, camiler ve hatta UNESCO koruması altındaki eserler de füzelerin hedefinde.
İran Kültürel Miras, Turizm ve El Sanatları Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Saha incelemeleri ve uzman raporlarına göre, Dünya Mirası alanları, ulusal envantere kayıtlı yapılar ve değerli tarihi bölgeler dahil olmak üzere şu ana kadar 114 kültürel ve tarihi alan zarar gördü” denildi.
Zarar gören yerler arasında 48 müze ile Tahran, İsfahan, Sine (Sanandaj), Kirmanşah, Kum ve Hansar’daki 6 tarihi kentsel alan da bulunuyor. Açıklamaya göre, zarar geniş bir coğrafyaya yayılırken, en fazla hasar 60 vakayla Tahran’da, ardından 20 vakayla İsfahan’da kaydedildi.
Luristan, Kirmanşah, Buşehr, Kum, Elburz, Doğu ve Batı Azerbaycan, Mazenderan, Sistan-Beluçistan, Gilan, İlam, Huzistan ve Fars eyaletlerinde de çok sayıda hasar tespit edildi.
İranlı yetkililer, saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı ve özellikle 1954 Lahey Sözleşmesi’ne atıf yaptı. Açıklamada, “Kültürel mirasa zarar veren her türlü askeri eylem, uluslararası yükümlülüklerin açık ihlali ve insanlığın tarihsel hafızasına doğrudan bir tehdittir” ifadeleri kullanıldı.
UNESCO MİRAS ALANLARI AĞIR DARBE ALDI
New York Times’ta yer alan bir habere göre, İsrail hava saldırıları İran’ın kültürel başkentlerinden İsfahan’da bulunan Nakş-ı Cihan Meydanı çevresindeki tarihi yapıları ciddi şekilde tahrip etti.
En ağır hasar gören yapılar arasında, 17. yüzyıl Safevi dönemine ait Ali Kapu Sarayı ile Çehel Sütun Sarayı ve bahçesi yer aldı. Patlamaların etkisiyle saraylardaki duvar resimleri dökülürken, ahşap paneller parçalandı ve dekoratif aynalar tamamen dağıldı.
UNESCO yetkilileri, aralarında aşağıdaki yapıların da bulunduğu bazı Dünya Mirası alanlarında hasarı doğruladıklarını açıkladı:
- Nakş-ı Cihan Meydanı
- İsfahan Ulu Camii
- Ali Kapu Sarayı
- Çehel Sütun Sarayı ve bahçesi
- Golestan Sarayı
- Falak el-Aflak Kalesi
Uzmanlara göre zarar gören yapılar, tarih boyunca işgaller, devrimler ve savaşlara rağmen ayakta kalmayı başarmıştı.
Orta Doğu tarihi uzmanı Naghmeh Sohrabi, bu eserlerin “yalnızca İran’a değil, tüm insanlığa ait yaşayan kültürel miraslar” olduğunu vurguladı.
TARİHİ ÇİNİLER PARÇALANDI
Saldırılar sırasında, İran-İslam mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan İsfahan Ulu Camii (Mescid-i Cami) de büyük zarar gördü.
Patlamaların şiddetiyle caminin ünlü turkuaz çinileri yerinden koparak yere saçıldı, yapı çevresinde yoğun duman yükseldi.
GÜLİSTAN SARAYI DA PAYINI ALDI
Öte yandan, saldırılar yalnızca İsfahan’la sınırlı kalmadı. Bir hafta önce Tahran’da gerçekleşen bir saldırıda, 14. yüzyıla uzanan Golestan (Gülistan) Sarayı ciddi hasar aldı.
Sarayın en ikonik bölümlerinden biri olan Aynalı Salon tamamen parçalandı, bahçesi ise enkazla kaplandı.
SASANİ KALESİ VURULDU
Luristan eyaletindeki Falak el-Aflak (Şapur Hast) Kalesi, Sasani İmparatorluğu dönemine (M.S. 3.-7. yüzyıl) uzanan bir yapı olarak biliniyor.
Saldırılarda hem kale hem de çevresindeki iki müze zarar gördü. Kültür Bakanlığı binasının da hedef alındığı belirtildi.
UNESCO’YA ÇAĞRI
İran makamları, başta UNESCO olmak üzere uluslararası kuruluşlara daha aktif rol almaları çağrısında bulunarak, 'asgari düzeydeki tepkilerin ötesine geçilmesi ve caydırıcı adımlar atılması' gerektiğini belirtti.
Bu kapsamda UNESCO, Asya Kültürel Miras İttifakı, Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) ve Dünya Turizm Örgütü’ne diplomatik kanallardan 9 resmi yazı gönderildiği bildirildi.
Açıklamada ayrıca, “İran’ın kültürel mirası geçmişten geleceğe bir emanettir ve korunması hem ulusal hem de insani bir sorumluluktur” denildi.