İktisatçı Mahfi Eğilmez, kişisel blogu "Kendime Yazılar"'da yayımladığı son yazısında dolar kurunun Türk Lirası'nın gerçek satın alma gücünü ne ölçüde yansıttığını Big Mac Endeksi üzerinden değerlendirdi.
Eğilmez, Temmuz 2026 sonu itibarıyla Big Mac Endeksi'ne göre Türk Lirası'nın satın alma gücüne dayalı dolar kurunun yaklaşık 65 TL olduğunu belirtti. Piyasa kuruyla bu hesaplama arasındaki farkın dikkat çekici olduğunu ifade eden Eğilmez, döviz kurunun yalnızca arz ve talep koşullarıyla belirlenmediğine dikkat çekti.
PİYASA KURU SATIN ALMA GÜCÜNÜ TAM YANSITMAYABİLİR
Döviz kurunun oluşumunda faiz farkları, risk primi, sermaye hareketleri, merkez bankası müdahaleleri ve beklentiler gibi birçok faktörün etkili olduğunu belirten Eğilmez, bu nedenle piyasa kurunun bir para biriminin gerçek satın alma gücünü her zaman tam olarak yansıtmayabileceğini söyledi.
Eğilmez, bu farkın ülkeler arasındaki ekonomik karşılaştırmalarda dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
BIG MAC ENDEKSİ NASIL HESAPLANIYOR?
The Economist tarafından uzun yıllardır yayımlanan Big Mac Endeksi'nin satın alma gücü paritesi (SAGP) yaklaşımına dayandığını belirten Eğilmez, endeksin farklı ülkelerde benzer standartlarda satılan Big Mac'in fiyatlarını karşılaştırarak para birimlerinin satın alma gücü hakkında fikir verdiğini ifade etti.
30 Temmuz 2026 verilerine göre dünya genelinde bir Big Mac'in ortalama fiyatının 5 Dolar, Türkiye'deki fiyatının ise 325 TL olduğunu aktaran Eğilmez, söz konusu rakamları piyasa kuruyla karşılaştırdı.
PİYASA KURUYLA BIG MAC 6,84 DOLARA DENK GELİYOR
Temmuz 2026 sonu itibarıyla dolar kurunun 47,50 TL olduğunu hatırlatan Eğilmez, Türkiye'de 325 TL'lik Big Mac'in bu kur üzerinden hesaplandığında 6,84 Dolar'a karşılık geldiğini belirtti.
Bu rakamın dünya ortalaması olan 5 Dolar'ın yaklaşık yüzde 37 üzerinde olduğunu ifade eden Eğilmez, Big Mac Endeksi'ne göre satın alma gücü paritesinden hesaplanan dolar kurunun yaklaşık 65 TL seviyesinde bulunduğunu aktardı.
65 TL GERÇEK KUR ANLAMINA GELMİYOR
Mahfi Eğilmez, hesaplanan 65 TL seviyesinin Türk Lirası'nın kesin ve tartışmasız gerçek değeri olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Söz konusu rakamın yalnızca Big Mac fiyatları üzerinden yapılan bir satın alma gücü paritesi tahmini olduğunu belirten Eğilmez, gerçek döviz kurunun faiz oranları, enflasyon beklentileri, dış ticaret dengesi, sermaye hareketleri, ülke riski ve para politikası gibi çok sayıda değişkene bağlı olduğunu vurguladı.
Buna rağmen piyasa kuru olan 47,50 TL ile satın alma gücü paritesine göre hesaplanan 65 TL arasında yaklaşık 17,50 TL fark bulunmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
KUR FARKI MİLLİ GELİR HESABINI DA DEĞİŞTİRİYOR
Eğilmez, döviz kurunun yalnızca dolar cinsinden milli gelir hesaplamalarını etkilemediğini, aynı zamanda ithalat maliyetleri üzerinde de önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Türkiye'nin yüksek ithalat bağımlılığına dikkat çeken Eğilmez, enerji, ara malı ve diğer ithal girdilerin maliyetlerinin kur yükseldikçe artacağını, bunun da enflasyon üzerinde ek baskı oluşturabileceğini söyledi.
Mevcut 47,50 TL'lik kur üzerinden Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık 1 trilyon 658 milyar Dolar, kişi başına milli gelirin ise 18 bin 621 Dolar seviyesinde hesaplandığını aktaran Eğilmez, aynı TL büyüklüklerinin 65 TL'lik kur üzerinden çevrilmesi halinde GSYH'nin yaklaşık 1 trilyon 189 milyar Dolar, kişi başına gelirin ise 13 bin 745 Dolar seviyesine gerileyeceğini ifade etti.
'ASIL TARTIŞILMASI GEREKEN KONU BU'
Mahfi Eğilmez, yazısının sonunda kur politikasına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
Asıl soru şu: Bir ülkenin parasını güçlü göstermek gerçekten o ülkeyi zenginleştirir mi, yoksa yalnızca dolar cinsinden görünen rakamları mı değiştirir?
Eğilmez, Türkiye'nin son dönemde uyguladığı kur politikasının milli gelir, kişi başına gelir ve faiz maliyetleri üzerindeki etkilerinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, ekonomik gerçeklikten uzun süre uzak tutulan bir kurun maliyetinin zaman içinde farklı alanlarda ortaya çıkabileceğini ifade etti.