Saxo Bank Emtia Strateji Başkanı Ole Hansen, altın fiyatlarında son dönemde görülen düşüşün kalıcı bir trend değişimine işaret etmediğini söyledi. Hansen’a göre bu hareket, makroekonomik gelişmeler ve yatırımcı pozisyonlanmasının birleşiminden kaynaklanıyor.
Hansen, Orta Doğu’daki çatışmaların klasik “güvenli liman” etkisinden farklı olarak arz kaynaklı bir enflasyon şoku yarattığını vurguladı. Artan enerji fiyatlarının enflasyon beklentilerini yukarı çektiğini belirten Hansen, bunun merkez bankalarının faiz indirimi beklentilerini ötelemesine neden olduğunu ifade etti.
Bu süreçte tahvil getirilerinin yükseldiğini ve doların güç kazandığını kaydeden Hansen, bu gelişmelerin faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
POZİSYON ÇÖZÜLMESİ DÜŞÜŞÜ DERİNLEŞTİRDİ
Altındaki geri çekilmede teknik faktörlerin de etkili olduğunu belirten Hansen, güçlü bir yükselişin ardından piyasada yoğunlaşan pozisyonların çözülmeye başladığını dile getirdi. Bu durumun fiyatlarda düzeltmeyi hızlandırdığını ifade etti.
Mart ayında altın destekli ETF’lerde 94 tonluk çıkış yaşandığını hatırlatan Hansen, buna rağmen yıl genelindeki güçlü alımlar göz önüne alındığında bu düşüşün sınırlı kaldığını söyledi.
ALTINDAN KAÇIŞ YERİNE NAKDE YÖNELİM
Hansen, satış dalgası sırasında yatırımcıların altından tamamen çıkmadığını, daha çok nakit ve kısa vadeli sabit getirili varlıklara yöneldiğini belirtti. Yükselen faizler ve güçlü doların bu eğilimi desteklediğini ifade etti.
Enerji varlıklarının ise jeopolitik risklere karşı daha doğrudan bir korunma aracı olarak öne çıktığını söyledi.
ATEŞKES SONRASI GÜÇLÜ TOPARLANMA
ABD ile İran arasında açıklanan ateşkesin ardından piyasalarda hızlı bir toparlanma görüldüğünü belirten Hansen, enerji fiyatlarının gerilerken değerli metallerin yükseldiğini aktardı.
Altının yüzde 2 artışla 4.805 dolara yükseldiğini ve iki haftanın zirvesine çıktığını söyleyen Hansen, gümüşün ise yüzde 6 yükselerek 77,40 dolara ulaştığını ifade etti.
Bu yükselişte tahvil getirilerindeki düşüş ve doların zayıflamasının etkili olduğunu belirten Hansen, gümüşün endüstriyel talep nedeniyle daha güçlü performans gösterdiğini de sözlerine ekledi.
UZUN VADEDE GÖRÜNÜM OLUMLU
Hansen, altının seyrinin önümüzdeki dönemde reel faizler, doların yönü ve para politikası beklentilerine bağlı olacağını belirtti. Kısa vadede dalgalanmanın sürebileceğini ifade eden Hansen, merkez bankalarının talebi, jeopolitik riskler ve mali sürdürülebilirlik endişelerinin altını desteklemeye devam ettiğini vurguladı.
Son düşüşün bir ayı piyasasının başlangıcından ziyade bir düzeltme olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Hansen, sürecin seyrinin özellikle reel faizlerin hareketine bağlı olacağını ifade etti.
MORGAN STANLEY: GÜVENLİ LİMAN ROLÜ SORGULANIYOR
Amerikan yatırım bankası Morgan Stanley, altının portföylerdeki geleneksel “güvenli liman” rolünün son fiyat hareketleriyle birlikte daha yakından sorgulanmaya başladığını belirtti. Bankaya göre, son haftalarda yaşanan dalgalanmalar altının klasik savunma varlığı davranışından sapabildiğini gösterdi.
İran kaynaklı jeopolitik gerilim, faiz beklentilerindeki değişim ve piyasalardaki oynaklık, emtia piyasalarında son altı haftada sert hareketlere yol açtı. Ateşkes anlaşmasına rağmen altının güvenli liman özelliğine olan güvenin tam olarak geri dönmediği ifade edildi.
Altın, 2026 başında gördüğü rekor seviyelerin ardından son haftalarda geriledi. Güçlenen dolar ve belirsizleşen faiz görünümü fiyatlar üzerinde baskı yarattı.
Morgan Stanley’e göre bu durum, altının jeopolitik stres dönemlerinde her zaman beklendiği gibi tepki vermediğini ortaya koyuyor.
MAKRO FAKTÖRLER BELİRLEYİCİ OLUYOR
Bankanın analizine göre altının kısa vadeli performansı artık daha çok makroekonomik değişkenlere bağlı. Reel faizler, doların yönü ve büyük yatırımcı akımları, fiyatlamada belirleyici rol oynuyor.
Analistler, merkez bankası talebi, ETF pozisyonları ve faiz beklentilerindeki değişimlerin altın fiyatlarını yönlendirdiğini, klasik “güvenli limana kaçış” dinamiğinin ise daha zayıf kaldığını vurguladı.
Bu değişim, altının kısa vadede daha öngörülemez bir varlık haline gelmesine neden oluyor.
GÜMÜŞ DAHA GÜÇLÜ BİR HİKÂYE SUNUYOR
Morgan Stanley, gümüş için daha olumlu bir görünüm paylaştı. Bankaya göre gümüş fiyatları son dönemde gerilese de arz-talep dengesi güçlü kalmayı sürdürüyor.
Uzun süredir devam eden arz açığı, fiziksel piyasada sıkılaşmaya neden olurken, güneş enerjisi ve elektronik gibi sektörlerden gelen endüstriyel talep de fiyatları destekliyor.
Bu nedenle gümüşün yükseliş potansiyelinin yalnızca yatırımcı ilgisine değil, aynı zamanda yapısal talebe dayandığı belirtiliyor.
(Kaynak: Nefes)